şükela:  tümü | bugün
  • fikrimce almanca en güzel kelimelerden biridir. "dünya acısı" anlamındadır ve varoluştan kaynaklanan tüm ıstırabı böyle bir anda özetleyiverir.
  • muhtelif bkz.lar olarak
    (bkz: genc werther in acilari)
    (bkz: kargalar)
    (bkz: george costanza)
  • zihinsel depresyon
  • alman progressive rock grubu siddhartha nin 1975 tarihli ilk ve tek albumu.

    icindekiler ;

    1. looking in the past 6.11
    2. tanz im schnee 5.13
    3. times of delight 7.09
    4. weit weg 12.18
    5. gift of the fool 6.39
  • en saf ve yogun haliyle ergenlikte hissedilen belki de sadece almancada en güzel halini bulan kelimedir. evet dünya ve acisi.
  • asla ve asla aglatmaz.

    aglatiyorsa, weltschmerz degildir. weltschmerz, aglamak, üzülmek, eglenmek ve gülmek gibi seylerin bir kac kat üstünde yer alir; dünyevi degil, cok daha bütün ve tümlükle alakali olan bir tabirdir.

    wikipedia cok akilli seyler söylemis hakkinda; kisa ve öz - aferim:
    http://de.wikipedia.org/wiki/weltschmerz

    bi de: (bkz: herzschmerz)
  • bizim "cool, karizma" diye bildigimiz o hayat yorgunu, gercegi ve hayati aci yoldan ogrenmis, teklifsiz, israrsiz, pesinatsiz ifadenin tam karsiligina denk gelene bir histir. weltschmerz "kucugum.. bebegim.. bilmiyorsun..anlayabilseydin..yasasaydin ve gorseydin.." repliklerinin kesintisiz bir sekilde fonda tekrar edildigi bir ifadeyle servis edilir, sunulur. temelinde weltschmerz yasayanlarin bu karikaturizasyonu dahi bilip sikleyemeyecek kadar dunya sancili olduklarini, "eheheh velsimerzle kari goturmeye calisiyur herhal, sekil yapiyor" bayagilastirmasini da bile gore ve biraz da o nedenle bu ifadeyi takindiklarini soyleyebiliriz. bir yandan da "veltsimerzsin de bana mi simerzsin? simerme! veltimerzin ibrazindna ibaret adama sempatim yok." desen, bilirim ki, o kesin bu sempati eksikligini de veltsimerzine eklemleyecektir. "sana ihtiyacimiz var veltsimerz, dunyayi daha iyi bir gune goturmek icun, gel kavgaya katil" falan desen "patetik cigliklar...varimsiz hayaller, evhamlar, tasavvurlar..." diye onu da eklemlerler. ensene bir tane eklesem veltsmerz? en azindan o ifadeni bir bozarim? bir an icin "ingggh" diye genel ve lokal schmerz'e gecersin, o duru zuhal olcay nazarlarin yerini ersen dinleten yalinliginda bir aciya birakir? ha veltsimerz?
  • lise koridorlarinda feromon izdusumunden takip edilecek her donemin genc nesline mensup olan erkek varyetesinde siklikla rastlanabilecek eldeki malzemenin yetersizligi ve melatonin miktarindaki azalmalara endeksli olarak sadece uzerinde dusunulebilecek ve acilamayacak olan muhtemel bir seks kapisini aralamadan once yenen temasa monulu son yemekte meze olarak kullanilabilirliligi deney asamasinda dahi kabul edilen gundelikci aci; passifloraysa, weltschmerz; akineton diye verilen placebodur. bunu kullanarak uzerinden ekmek yiyebilen varsa helal olsun. almancadaki bir cok duygunun kapsama alaninin ikiser kelimeden olusan sozcuk obekleriyle tanimlanmasindaki o ustun doldurulabilir anlam kaynagi weltschmerzle beraber yerini adapazarinda eklem agrilarina karsi sagaltim gucu yuksek olmasi nedeniyle ayfer ablaniza onerebileceginiz nuri kemikcioglu hayratina birakir nitelige gelmistir.

    zietgeist in dinamosu ding an sich uzerine tefekkur ile bulunabilirken, schadenfreude nin cozumlemesinde yardimci olarak kullanilabilecek mental ordnung ayraci dururken, weltschmerz in dayanak noktasinin, aciliminin, ogretisinin, mesajinin dogustan kriminal potansiyelli bir emo atletikligi huzmesi altinda incelenmeye dahi uygun olmayisi, boyun bukuklugunden dem vurularak varsa yoksa temasa ya yatirim yapilmasi beni odasini fusyaya boyatmasi icin zorlanan bir schopenhauer gibi uzuyor, kaslarimi kaldiriyorum, motor refleksle gozlerim portluyor yani. istegim ve histerim o ki; ben olmeden ya da mevtine taniklik etmeden fatih akinin icine bir miktar zeki demirkubuz kacsin, weltschmerzi acilarin ve dunyanin igdis ettigi ulkeme armagan niteliginde deneysel gozlemlere dayali bir sekilde yedinci sanatla soksun. fragmaninda da yagmurlu bir agustos gecesindeki grotesk bir ambians altinda esen sicak ruzgari, akmis makyajiyla piblokto dan muzdarip bir inuit kadinini canlandiran nurgul yesilcay kendi acmis oldugu mezarinin onunde intihar etmek uzereyken tetige bastigi tabancasinda kursun olmadiginin farkina varip da gozyaslarina hakim olamadigi bir ruh haliyle versin, o sirada ayrilmis oldugu laos yerlisi esini canlandiran cem ozer; arap bir tuccardan aldigi rezene cayini munich baden-baden arasinda seyreden kompartmanli vagonunda icerken, laptopunda maorilerin hayatlarini konu alan bir belgeselin genclige adim atma rituellerinin gosterildigi sirada konduktor tarafindan bilet kontrolu sirasinda kacak yolcu ibaresiyle ilk durakta indirilsin. hayatlar kesissin, hayata dair kadim cizgiler netlessin, dunya barisi degil bir kere de dunya acisi kazansin.

    bu weltschmerz; hiristiyan bakis acisiyla degerlendirildiginde - hic hiristiyan olmadim - ortaya cikisinin, menseinin, almanca olmasindan mutevellit ancak almanyadaki hiristiyan tebaasinin hiristiyan kultur ve geleneklerini tanridan arindirilmis bir platformda surdurmeleriyle mevcudiyetini hatirlatir, mirasini hiristiyan kulturunden nemalandirabilir. aci duyabilirliliginin telaffuzunda kendi cekimserlik payesinin ustunu kutsal olanla ortmek niyetiyle - korku - gunah kavramiyla destekler nitelikte bir intiba merkezini harekete geciren kisinin tanrisal olana siginmasi, kendi acisini saygideger kilmak adinadir. ayni cumledeki gunah kavramini weltschmerzle degistirirsek, bireysel acinin niceliginde tanrisal bir meshten gecirilmis bir saptama yapma acisindan aciklayici olacaktir. ne zaman; kendi acisini kendi kendine kabul ettirmek icin seytan sozcuguyle ic huzur bulma gereksinimine kalkismayan insan, dusundugunu acikca soyleyerek - aci cekiyorum diyebilen - acisini utanmasi gereken bir mefhum haline getirmeyen insani gorur, o zaman insani farkindaliginin gizli oznesini mevcut olan kendisiyle degistirme yolunu deneme cesaretini gostererek, weltschmerzin anlamli tashihini icgudusel olani torpuleme vazifesiyle kendi ustune oturtmus oldugu tanri golgesinin karsi refleks haline getirdigi korkunun arindirmasiyla yapabilme sansi bulur.

    tanriya karsi duyulan inanc ve sevginin uzuvlarinin islevselligine ket vurma maksadiyla alinabilecek olan ertesi gun hapi; kontrendikasyonu, korunmanin olmadigi durumlarda da ortaya cikabilecek korkuyla karakterize olan weltschmerzdir. saglikli olan - saglikli olmak isteyen degil - hapi alan degil, prospektusu okuyandir.
    (bkz: deccal)