şükela:  tümü | bugün
  • werther fieber/werther fever olarak bilinen intihar salgını ya da eğilimine
    neden olan genç werther'in acıları'ndan sonra almanya'da meydana gelen
    intihar salıgnından sonra literatüre girmiş terim.
  • medyada zamanında murat kekilli'nin bu akşam ölürüm şarkısını dinleyip intihar ettiği rivayet edilen 18 gençle gündeme gelmiştir.
  • kula jandarma karakolunda görev yapan bir asker cinnet geçirince piyade tüfeğini alarak koğuşta yatan askerleri taradı. olay sonucu 3 asker şehit olurken 3 asker de yaralandı.

    diyarbakır'lıymış ve daha önce ruhsal bi sorununun olmadığı söyleniyor.

    http://www.kpsscafe.com.t/...erleri-taradi-h71538.html
  • marilyn monroe intiharından bir yıl sonra %10 artış göstermiş. keza kurt cobain'de de öyle. enteresan bir etki.
  • lie to me 1. sezon 8. bölümde de bahsi geçen durum.
  • goethe, genç werther’in acıları’nı yayınladıktan sonra intihar vakalarının artması üzerine; yazdıklarının sadece bir kurgu olduğunu, intiharın asla bir seçenek olmadığını, yaşamın değerine odaklanmak gerektiğini açıklamak zorunda kalmıştı. lakin buna rağmen kitabın yasaklanmasına engel olamamıştı. aradan geçen yüzyıla rağmen kitabın edebi niteliği gözardı edilerek, intihara özendirici bir algı aracı olarak kabul edildi ve hatta “bozukluk” olarak psikoloji bilimine ad oldu. bu da ironik olarak “yaşlı geothe’nin acısıdır” aslında!
    “intihar” eylemi özellikle protest literatürde “başkaldırı” temelinde bir insanın canı pahasına haklılığını ısbat etme adına yaptığı en büyük fedakarlık olarak kabul görür ve bu bağlamda her toplumda feda edenin klanında saygıya değer görülür. kutsanır, onurlandırılır. hatta karşıt görüşlü insanlarda bile şahsın “davasına inancı” hörmetle karşılanır. tarih parlamento önünde, hapishanelerde kendini yakan insanları yazmıştır.
    ancak duygusal/ekonomik kişisel sorunlar, çıkmazlar, eylemi yapan insanların travmatik geçmişi, soy öyküsü, kırılgan -belki anormal ruhsal durumu, bilişsel yetersizliği, özgüven/özsaygı yoksunluklarıyla beraber vaka değerlendirildiğinde;
    eylemin medya tv kitap vb yayınlarla romantize edilmesi, bireyin bu tercihinde son basamak gibi görülüyor.
    özendiriciliği listenin başına koyabilmemiz bireyin eylemi yapma gerekçesi ve bilişsel yaşına göre değişkenlik gösterir.
    yani 20 yaşından küçük biri için yüzde yüz özendirici iken, bilinçli bir yetişkinde bu yüzde otuzun altına inecektir. diğer faktörler zaten yolu çizmiştir. mesele o faktörleri ortadan kaldırmaktır.
  • önce istanbul'da siyanürle intihar eden dört kardeş ve bugün antalya'da ailesini öldürerek yaşamına son veren katıl baba.

    yıllar içerisinde yapilan araştırmalara göre intiharın bulaşıcı olduğu kuramı 1974 yılında david phillips tarafından werther etkisi olarak ortaya atılmıştır. kuram adını genç werther'in acıları kitabından almaktadır. okuyanlar bilir werther kitabın sonunda aşkı uğuruna intihar eder. kitabın yayımlanmasından sonra bir-çok genç werther'in intihar şekliyle intihar eder. kitap birçok ülkede yasaklanır. kitaptaki werther gibi giyinme o donem moda olmus, sadece giyinmek değil werther gibi ölme trendi de yükselişe geçmiştir.

    kuramcı phillips 'in yaptığı araştırmalara göre ne zaman bir intihar olayı gazetelerde yayımlansa intihar oranı yüzde on iki artış göstermeye baslar.
    werther etkisine göre intiharı romantize edip kitle iletişim araçları ile sunmak intiharı tesvik eder ve arttırır.

    marilyn monroe öldükten sonra aynı yıl içerisinde 300 üzerinde kişi intihar eder. yine ünlü isimlerden kurt cobain'in intiharı sonrasında aynı ölüm rakamları yükselir.

    bazı sanatcı ve yazarlar günümüzde bile intiharı romantiklestiren ve guzelleyen eserler oluşturmaktadır.

    dünya sağlık örgütü intihar haberlerinin gazetelerde ne şekilde yer alması gerektiğine dair bir bülten hazırlayarak toplumda werther etkisini azaltmayı bilr hedeflemiştir.

    buna göre intihar olayı kitle iletişim araçları ile servis edilirken fazla romantize edilmemeli, merhamet uyandirmamali ve çok fazla ayrıntıya girilmemelidir. heyecan ve merak uyandirmamalidir.

    yazımı ismet ozel'in şu intihar yorumuyla bitirmek istiyorum:

    "40 yaşıma kadar hep intiharı düşündüm, ama 40 yaşımdan itibaren insanların intihar etmeye değmeyeceklerini düşünmeye başladım. bana göre intihar, geride kalanlara yönelik ağır bir suçlamadır. bu mesajı verebileceğin tıynette insan olmadığını düşününce de intihar etmiyorsun.

    -bir tür nihilizm değil mi bu?

    -tam tersine, değer yüklediğin şey bunlar değil. allah'tan başka hiçbir şeye değer vermemek var bunun arkasında.

    -40 yaşına kadar ne vardı peki?

    -aynı şey. bir çıkış sağlayacağını umduğun bir insanla, bir imkánla karşılaşacağını düşündüğün için her gün erteliyorsun intiharını. daha sonra da, bu çıkışı insanlardan beklemenin saçmalığını kavrayıp yine intihar etmiyorsun."

    debe edit: kuramla ilgili aldığım çoğu dönüt fox haklıymış şeklinde oldu. hayır arkadaşlar fox haklı değil. fox kafasına göre insanların haber alma hakkını gasp etmiştir. bu bana uymuyor ben bunu haber yapmam demek faşistliktir. fox'un yapması gereken o haberi haber kurmacalarini en iyi şekilde tahlil ederek hedef kitleye ulaştırmaktır. eğer fox'un kafasına göre işleseydi habercilik (en çok eleştirdiğimiz gündem belirleme olayında birçok önemli haberin saklanması gibi) hicbir şeyden haberimiz olmazdı.

    bugün ana akim medyanın bu hale gelmesinin sebebi temel gazetecilik kuramını bilmeyen, haber yazma ve kurgu tekniklerinden bihaber insanların medya sektöründe çalışmasıdır.

    bu sebeple fox sen haksızsın ve sana laflar hazırladım.