şükela:  tümü | bugün
  • karakter sınırına takıldığı için istediğim başlığı açamadım. aslı şöyle; "westworld gibi bir dünyada yapay zeka olma ihtimalimiz. "

    şimdi son birkaç gündür kafamı kurcalayan, sorgulatan durum. westworld adlı diziyi izleyenler bilir, zaten burada epey popüler.

    son günlerde yaşanan olaylar, insanların canice katledilmesi diziyle parallelik kurmama sebep oldu. şöyle ki westworld adlı dizide zengin insanların fantezilerini gerçekleştirme amacıyla yapay bir dünya oluşturuluyor. buraya gelenler, real hayatta istedikleri ama yapamadıkları şeyleri bu dünyada gerçekleştiriyor. birilerini öldürmek olsun, kadınlarla ilişkiye girmek olsun vs.

    birde bizim yaşadığımız dünyaya bakalım:

    - ufacık kızlara tecavüz gırla gidiyor.
    - ülkede iki günde bir bombalı eylemlerle insanlar ölüyor.
    - alakamız olmayan bir yerde askerlerimiz canice katlediliyor.

    bazen diyorum acaba hepimiz yapay zekayız da bu öldüren, tecavüz eden insanlar fantezilerini gerçekleştirmek için gelen zenginler mi?

    sonra bu ütopik düşünceden uyanıyorum. üzülmekten başka bir şey yapamıyoruz bu boktan dünyada. bizi bir kıyamet paklar herhalde.
  • son birkaç günden sonrasını okumadım. bu dünya ikinci dünya savaşı gördü. persleri gördü. cengizi gördü. paşamız son birkaç gündür fark etmiş. madalyayı nerene takalım?
  • zekanın zaten doğal bişey olmadığını aklıma getiren ihtimal. evrimle kazandığımız yetenekler bunlar. basit elektrik akımları,mineraller,hormonlar,türlü türlü kimyasal tepkimeler bugün zeka dediğimiz şeyi oluşturuyor.

    insan inanılmaz gelişmiş bir makineyken,insan zekasına yapay zeka denmesini yanlış bulmuyorum. ha,kim yapmıştır da yapay olmuştur onu bilemem. belki tesadüfen oldu,belki de bi yaratıcımız var.

    ama şunu biliyorum ki,yüzde yüz emin olabilirsiniz,westworld dünyasında yaşamıyoruz.
  • evrenin sınırlarının olması ve bir yerde bitmesi, küçük bir simülasyon içerisinde yaşadığımız anlamına doğru gidebilir. örneğin; ışık hızının hiç geçilmeyecek olması, sonsuzluk olgusunu bitirdiğinden, evrenin belirli algoritmalar ile yaratılmış olma ihtimalini de güçlendirmektedir. kısaca westworld içinde yaşama ihtimalimiz vardır.

    fakat westworld, insan zekası ile hazırlandığı için döngüsünde de sınırları olan bir yerdi. yani her host, belirli kalıplar içinde yaşıyor ve bu kalıplar her gün yenileniyordu. insanlık tarihinde bugüne kadar hiçbir gün aynı olmadığına göre -monoton hayatlar yaşayan ben gibiler için aynı...- westworld-vari bir simülasyonda yaşamıyoruz muhtemelen ya da öylesine gelişmiş bir başka canlı formu tarafından kodlandı ki; her gün yeni bir loop yaratacak kadar fazla hikaye var. dahası westworld'ün ilgi çekici bir yanı var. hani şimdi göktürk döneminde park açacağız deseler, ilgi çekici olabilir. ama şu yaşadığımız dünya'nın herhangi bir çekiciliği olmadığı için muhtemelen bizim parkı işletenler batmak üzeredir.
  • peki bir robot olma ihtimalimizin, bir westerwood dünyası similasyonunda "yaşama" ihtimalimizle eşit õlçüde olması sorunsalı? o zaman hepimiz birer sophie mıyız? teknoloji bu kadar hızlı ilerliyorken çok yakında ülkeyi ele geçirirlerse şaşırmam robotik bacılarım ve amcalarım ;
    https://youtu.be/qrukebixwdq

    dipnot; belkide biz fazla ileri bir sürûmüz yazicimiz hızımız mükemmel kendi kararlarımızı kendi benliğimizle alâbileceğimiz bir robot yazılımının içerisindeyiz.
  • robotların iç dünyası yoktur.

    şöyle bir misali aktarayim:

    renklerin öğretildiği bir robot tasarlayalim. bu robot kırmızı renkle karşılaştığında parmağını hareket ettirsin, mavi renkle karşılaştığında diğer elini dizine koysun. her renk için ayrı ayrı bu komutlara sahip olsun.

    yanina renkleri detayla yeni öğrettiğimiz 5-6 yaşında çocuk koyalım. aynı hareketleri ona da ogretelim.

    ikisini yanyana koydugumuzdaki fark: robotun rengi algıladığı anda "yaşayan bir iç dünya"sı olmamasıdır.

    bunun da temeli "bilinç" yani "kendisine öğretilenlerden başka bir "karar verme potansiyeli"dir.

    ne kadar süper robot gelistirilirse gelistirilsin, robotun kendisine yüklenen yazılım dışında bir seçim gücü olmayacak.

    evet, insanoğlu da taklitcidir, toplumdan etkilenir ancak yazılımın yanında mutlaka öz bir karar verme yeteneği vardır.

    bu yeteneğin mistik karşıtı "ruh", maddi karşılığı "bilinç ve öz kimlik"tir.

    uzay zaman dediğimiz katman ve katmanlarda bulunan bütün olası canlılar da bizimle benzer madde kokenlerinden var olduğu için, bizim ürettiklerimizden daha basarili, muhteşem robotlar ve makineler üretmis olsalar bile, "öz bilinç " üretme gücüne sahip olamayacaklardir.

    bizi var eden mantiki olarak "biri ya da birileri" mutlaka var. (biri mi birden fazla birileri mı olduğu da yine diğer bir mantık tartışması ile sonuca ulaşılabilecek bir durum) bunda hiçbir tereddüt yoktur. fakat bu biri insana olamaz, yani uzay zaman kısıtlılığında, hareket alanı ve dar "canlılık" formuna sahip olmamalı.

    örnek olarak mario dünyasını düşünün. mario dünyası yapay bir dünya, bu sebeple mario'nun öz zekası yok. mario kendi başına karar veremez çünkü o yapay. mario'nun yapay olduğunun kanıtı, "kendisinin var olup olmadigini" bilememesidir.

    işte, yapay bi oyun karakteri olmadigimin kanıtı, "kendi varlığımi biliyor" olmamdır.

    yani öz ve biricik olan bilincimdir.

    dolayısıyla insanın üretilmiş bir robot değil, yaratılmış bir canlı olduğu gerçeğine, kendi bilincim üzerinden yola çıkarak kolayca kanaat edebiliyorum.

    evet, yazılım unsuru deney maddesi değiliz.
    "ben" duygu ve algimiz olduğu için,
    gerçeğin ta kendisiyiz.
  • bu entry (bkz: #64974148) nolu entry'e cevap niteliğinde yazılmıştır.

    bir çocuk nasıl iç dünyasına sahip olur ?

    çocuğun bilinç sahibi olmasını sağlayan organ beyindir.beyin her madde gibi belli atom ve moleküllerden oluşmuştur.bunlar belli bir düzende birleşerek bilinç dediğimiz olguyu ortaya çıkarır.
    devre elemanları da tıpkı beyin gibi çeşitli basit maddelerden oluşmuştur ve yarattığımız karmaşıklık sayesinde çeşitli işleri çok hızlı bir biçimde yapabilmekteler.
    yeterli karmaşıklığa ulaşıldığında yapay zeka teknolojisi de tepe noktasına ulaşacaktır.

    "ben" algısı uzaktan sadece insana aitmiş gibi görülebilir fakat benliğinin farkında olan yazılımların-teorik olarak-insan tarafından yapılmasını engelleyebilecek herhangi bir unsur yoktur.

    robotların seçim gücünün olmayacak olması önermesi tümden yanlıştır.kuantum bilgisayarlarının amaçlarından biri sistemin doğru-yanlış ayrımından doğru-doğru veya yanlış-yanlış ayrımına gitmesidir.buda zamanla onlarında karar verme sistemlerinin geliştiğinin göstergesidir.

    son olarak insanoğlunun bir yaratıcısı olduğu fikri bilimsel olarak desteksizdir.felsefi olarak ise din felsefesi altında incelenir ve yine yaratıcının bir kesinliği yoktur.olabilir mi olabilir fakat kesin demek abestir.
    inançsa apayrı bir mevzudur,kanıta dayanmaz.bende inanırım fakat öznel ifade ederim.inancınızı inanç ekseninde yazınız.
    gençleri yanlış bilgilendirmeyiniz.
  • middleeastworld dünyasında yapay gerizeka olma ihtimalimiz daha fazladır.