şükela:  tümü | bugün
  • "x's wet dream" olarak kullanıldığında, "x için olabileceğinin en iyisi, gerçek olamayacak kadar iyi" anlamına gelen kalıp.
  • rick wright'ın mükemmel albümü.müzikte, teknik çalmaktan çok melodik çalmanın başarı getireceğinin ispatı gibi bir albüm.ya da bana öyle geliyor bilemedim.ama şu bir gerçektir ki rick wright tarihin en yaratıcı müzisyenlerinden biridir.ona olan önlenemez hayranlığım her geçen gün gittikçe büyüyor.
  • floydian'ların görünen o ki ne yazık ki es geçtiği albüm. bir de rick'i ne kadar sevdiklerinden falan bahsederler. albümle ilgili ikinci girinin benden olması, pink floyd fan'ı hatta floydian geçinenlerin grupla ne kadar ilgili olduğunu da maalesef bir şekilde göstermekte.

    comfortably numb solosuna ölmeye, hey you'da kendinizden geçmeye falan devam edin siz. keşke şu the wall çıkmasaydı ya. cidden the wall olmasaydı. bu parçaların birer hotel california ne bileyim u2'nun one'ı kategorisine gireceğini kim bilebilirdi ki.

    neyse albüm, rick'in efsane debut'u. hatta o kadar ileriye gideceğim ki floyd üyelerinin çıkardığı en iyi solo albüm diyeceğim. hemen altında waters'ın amused to death'i ve gilmour'ın debut'uyla birlikte. ama her ikisinden de iyi. en iyisi ve bunun dışında içlerinde en prog olanı.
  • ing. arabayi beyaza boyamak, kamyonu devirmek.
  • rick wright'ın pink floyd dışındaki çalışmaları arasında en iyisidir. ancak yine de pink floyd üyelerinin solo kataloğuna bakıldığında wet dream bana göre zayıf kalmaktadır. david gilmour ile roger waters'ın solo albümlerini wet dream'in üstünde tutarım. bir tek about face'den daha iyidir diyebilirim.

    rick wright'ın akdenizde tekneyle gezmeye meraklı olmasından kaynaklı açılıştaki enstrümantal şarkıya "mediterranean c" ismini verdiği parça ve albümün açık ara en iyi şarkısı olan 2. parça against the odds, pink floyd albümlerinden yer alabilecek cinsten çalışmalardır. summer elegy'deki snowy white'ın performansı albüme renk katmıştır. ancak wet dream'in geri kalanındaki genel müzikal hava piyano veya gitar ritminin üzerine bütün yükün mel collins'in çaldığı saksafona terk edilmesidir. zaten 10 şarkıdan oluşan bir albümünün 6 tanesinin enstrümantal olması da pek doğru bir tercih değildir. wet dream'de david gilmour çalışmalarında olan müthiş gitar işleri ve roger waters'ın çalışmalarında olan felsefik derinliği bulamayız.

    yalnız albümün potansiyeli olduğunu kabul ederim. eğer rick wright utangaçlık etmeyip bu besteleri pink floyd'a sunsa, david gilmour ve roger waters'ın bu şarkıların üzerinde çalışması sayesinde bugüne efsaneleşmiş 2-3 tane pink floyd şarkısı oluşabilirmiş. zaten albümdeki yer yer bazı tınılar, rick wright'ın the division bell'e gelen katkılarının ana kaynağı konusunda fikir vermekte.

    kısacası wet dream, rick wright'ın bu besteleri kendisine saklamasıyla potansiyelini kullanamamış bir albümdür. üstelik bu bestelerin grubun en iyi dönemine denk geldiğini düşününce, daha da hayıflanılabilir.