şükela:  tümü | bugün
  • j d wetherspoon plc olarak da bilinen, ulke genelinde gun itibariyle 650'den fazla subesi bulunan bir buyuk britanya pub'lar zinciri. gorece uygun fiyat ve kalitesini ulke geneline yaymasi ile on plana cikmaktadir.
  • zamanında 1.29'luk carling pint'larını 1.35'e yükseltince kapısında oturma eylemi yaptığımız ucuzluk şelalesi.
    cumaları curry günüdür.
  • düşük fiyata lezzetli yemek ve kaliteli içki bulunabilen pub zinciridir. sabah süper bir kahvaltı menüleri, pazar günü de sunday roast'ları olur. fiyatları havaalanlarında ve londra'nın merkezi bölgelerinde biraz daha artar, yine de çevresine göre ucuzdur. günün erken saatlerinde gidildiğinde sabahtan bara kurulup bira içmeye başlayan kırmızı yanaklı emekli amcalar, ilerleyen saatlerde ise öğrencilerden oluşan müdavimler görülebilir.

    ingiltere'deki benzer bir pub zinciri olarak (bkz: the slug and lettuce)
    bir üst level olarak (bkz: all bar one)
  • emekliligimi gecirecegim yegane yerdir.
  • benim için içkili starbucks burası. al dizüstünü; gürültüsüz kitabını oku, bulmacanı çöz, yanına da ucuzundan iç rom kolanı, oh! gömün beni buraya. wood green'deki şubelerinde zaten tam mahalle kahvesi havası esiyor; londra'da fikirtepe havası yakalayabilirsiniz.
  • ingilterede her şehirde mutlak bulunan yaş ortalaması genelde +50lerde seyreden her mekana kıyasla ucuz ingiliz pub zinciri. gelsin 3-4 liraya yemekler gitsin cuzi miktarlara kahveler. öğrenci dostu olarak tabir edilebilir, en azından benim bulunduğum bölgede böyle bir durum söz konusuydu.
  • londradaki bir haftalık tatilimizin sonlarına doğru keşfettiğimiz, tower bridge yakınlarında, peckham'da ve madame tussaud'nun yakınlarında fark etmeden girip hayvan gibi yemek yediğimiz, londraya tekrar gidersem başka hiçbir yerde yemek yiyip birşeyler içmeyeceğim efsane barlar zinciri. kalite semte göre değişmiyor, fiyatlar da. real ale biraları da güzel, isterseniz efes de bulabiliyorsunuz. çeşit bol, fiyatlar ucuz.
  • bizim memlekette olsa tutarmi acaba diye dusundugum britanyali pub zinciri.
  • şubelerinde belirli bir standardı tutturduğunu gözlemlediğim pub zinciri. müşteri profili 70 yaş üstü emeklilerden öğrencilere, turistlerden işçilere kadar çeşitli kesimlerden oluşuyor. kimsenin kimseye karıştığı yok, bangır bangır kalitesiz müzik yok, havadar ve nezih.
    elbette gönül ister ki bizim ülkemizde de olsun, ancak olduğu takdirde britanya'da olduğu gibi toplumun çeşitli kesimlerine ulaşabilen, kaliteli hizmeti uygun fiyatta sunan bir yer olmak yerine tipik türk görgüsüzlüğüne kurban gitmek suretiyle pohpohlanıp ciks bir mekan haline getirilecek, fiyatlar şişirilecek ve abartılmış, kazık, insanların piyasa yapmaya geldiği bir mekan haline gelecektir ne yazık ki.
  • birleşik krallık'ta uzun uzun oturup bira içip bir şeyler atıştırmak için en iyi yerler genellikle wetherspoons pub'larıdır. izlenimlerim, mahallenin sakinlerinin de genellikle wetherspoons'u tercih ettiği yönünde. 30'dan fazla farklı ale markası satan wetherspoons'a denk gelmişliğim var, muazzam bir çeşitlilik. evet, bunların yanı sıra efes pilsen bulmak da mümkün, ama o canım biralar dururken sen efes içecek kadar midesizsen, hiç buralara uğrama zaten arkadaş.

    wetherspoons'a dair güzel şeylerden biri her bir pub'ına o bölgenin yerel bir özelliğinin verilmiş olması. örneğin edinburgh'daki wetherspoons'lardan bazıları "the alexander graham bell", "the arthur conan doyle" gibi isimlere sahip. genellikleyse şahıs isimlerini değil, yerel bölgenin bildiği bir hikayenin, bir efsanenin veya bir coğrafi şeklin vb adını alır wetherspoons pub'ları (örn: "the ice wharf" - londra, "the mount stuart" - cardiff, "the quayside" - newcastle).