şükela:  tümü | bugün
  • ingiliz tazilarının minyatürü olup tavşan avının ideal köpeği ve kilosunda dünya sürat şampiyonudur..
    yaklaşık 50 cm boyu ve 10 kg. ağırlığı ile, 180 metreyi 12 saniyede koşmasıyla ünlüdür** ..
    (bkz: nal toplatmak)
  • kısmetse rüyamda sahip olacağım köpek. yani sahiplenmem o kadar imkansız ki, rüyamda bile olamadı henüz.

    ne tazı kadar iri, ne de italyan tazısı kadar minyatür olan, ideal boyutlarda bir tatlıştır kendisi. bu diğer iki akrabası ile farkı şuradan anlaşılabilir. atalarının antik mısır'a dayandığı bilinir, ilk suretlerine oralardan kalma çizimlerde rastlanmıştır. modern olanının orijini ingiltere olarak gözüküyor.

    ben bu sıska minnoşları sıcak iklim köpeği sanıyordum ama ingiltere'de bol bol yetiştiriliyor ve ingiltere ile benzer iklime sahip hollanda'da da bol bol besleyenine rastlanıyor.

    tipini sevdiğimin cılız hayvanı.

    *köpekler hakkındaki bilgim ve tecrübem google resim araması, youtube ve wikipedia'dan ibaret olduğu için, parça pinçik bilgilerimle hakkında daha fazla ahkam kesmek istemiyorum. isteyen şuradan okuyabilir: http://en.wikipedia.org/wiki/whippet
  • turkiye'de henuz asla bulamadigim, sahibi olmak istedigim kopek dunyasinin supermodellerinden. atletik gorunumunun altinda hizli olmasina ragmen cabuk yorulan, kopekten cok kediye benzeyen karakteriyle insani kendisine hayran eden karikaturize yaratik.
  • kopek olduguna inanmak zor. bir bucuk yildir bir tanesiyle yasiyorum; beni hergun sasirtmayi, guldurmeyi basariyor. fiziksel yapilari, davranislari, duygusalligi ile diger kopeklerden cok farkli. ya da belki sahibiyim diye bana oyle geliyordur. birinci elden gozlemlerimi yazdim. elbette her kopegin karakteri farkli ama tanidigim whippet sahiplerinden ve internetten duyduklarima ters hicbir sey gozlemlemedim.

    fiziksel yapilari aerodinamik; bir yaris ati edasiyla yuruyup cita gibi kosuyorlar. tavsan pesinde durdurabilene askolsun. sahibini bile unutuyor.

    disaridaki enerjisinin aksine evde yataga yapisiyor. hele kisin. bu hafta sonu dinleneyim diyorsaniz 48 saat yaniniza kivrilip uyur. oyle miskin. cok enerjik de degiller, 1-2 saatlik yuruyus ve kosu ile butun gunu uyuyarak gecirir.

    sicagi seviyor bu hayvanlar. azicik gunes bulduysa altina yatar. kalorifer varsa boylu boyunca dayanir. gece yorganin altindan cikmaz, nasil nefes aldigina sasarsiniz.

    ıngiliz ya, dogustan bir asaleti var. oyle yere oturmaz, illa koltuk ister. disaridaysak kucak ister. hicbir sey yoksa pecetenin, torbanin uzerine oturur da yere oturmaz. denize girsin diye kumsala goturursunuz, havlunun uzerine yatip guneslenir. rahat yer bulamadiysa odanin icinde dolanir da dolanir.

    suyu sevmezler pek, yagmurda disari cikmaz, su birikintisine basmaz, islak cime basmaz. sadece deli deli kosarken suya atlar. cok guzel yuzer ama sudan nefret eder. sevenleri var yine de.

    zekiler cok. egitimi zor yazar ama yemek icin yapmayacagi sey yok. kolay ogrenir, bilir ama yeterince iyi bir odulu yoksa sallamayabilir. gel dersiniz ay biraz daha oynayalim der, birak dersiniz agzina alip kosmaya devam eder kosarken atar, kemirdigi seye kizarsiniz ama cok zevkli gel sende kemir der gibi suratiniza bakar. hee nolmus yani, sen de ne kizdin, sen ne cok sey istiyorsun havasindalar biraz. taa ki elinizde oldulu gorene kadar. her kopekte oldugu gibi egitimlerinde tutarlilik sart.

    asiri duygusallar. sahibine asiri baglanir ve tek bir kisiye baglanir. zannimca tazilarin tek basina avlanmasiyla ilgili. o tavsani yakalayinca sahibine geri donmesini saglayan icgudu cok kuvvetli. ormanda saldiginizda gozden kaybolmaz, hep goz ucuyla sizi izler. tavsan, kedi, kus, sinek kovalamadigi surece cagirdiniz mi yaniniza gelir. noldu noldu diye. bazilari hep temas halinde olmak ister. patisi, olmadi poposu, hic degilse burnu degsin ister. sanki aranizda miknatis varmis gibi. cok basina buyruk olanlari da olabiliyor, daha cok fransiz whippetleri sanirim.

    hallendigi zaman da pek kibarlar. ızbandut gibi am am am diye sahibini deviren kopekler gibi degiller. bir centilmen edasiyla flort ediyorlar.
    disileri kizginliga 1-2 yas arasinda giriyor.

    oyun anlayislari biraz daha farkli, varsa yoksa kovalamaca. ben seni kovalayayim da degil; biliyor hizini, sen beni kovala ben kendimi yakalatmayayim meselesi. diger kopekler bikiyor, sinirleniyor, yetisemeyip birakiyor. tek beslememek lazim ya da bir grubun parcasi olmak. en iyi birbirleriyle anlasiyorlar.

    yalniz da uyumayi sevmiyorlar. birinin hic degilse bir kopegin yaninda uyusunlar, uzerinde uyusunlar, kafayi dayayip uyusunlar istiyorlar. oyle huzurlu oluyorlar. tazidir av kopegidir dersiniz ama ev disinda mutsuz olur, hasta olur.

    tuyleri kisa, guzel besleniyorsa az dokulur. kopek kokusu yok, ki bu cok onemli. salyasi az. cok nadiren havlarlar. biraz titiz olanlar icin ideal bir yapisi var. huyu da guzel, agresyon-saldirmak gibi bir kavramlari yok. veterinerde cok avantajli oluyor.

    genel olarak sagliklilar. genetik hastaliklara yatkinliklari az. cani tatli sayilmaz. duser yuzunu parcalar, eve gelip gorene kadar anlamazsiniz, baska kopegin disi girer kocaman yarasi olur gorene kadar anlamazsiniz, kosmaya devam eder. en cok soguk alginligi ve sagini solunu cizmesi problem olur. soguga pek dayanikli olmadiklari icin kisin bir seyler giydirmek gerekiyor. yine de gorundugu kadar narin degiller.

    olumsuz taraflarina gelirsek:
    ozellikle sehir hayati icin, kosmak zorundalar ve bunun icin kapali bir alana ya da yoldan uzak balta girmemis alanlara ihtiyaci var. kapali kopek parklari cok yetersiz kaliyor. hani oldu da kafayi bu irka taktiniz aklinizda bulunsun.

    ıkinci olarak da yalniz kalmayi pek sevmiyorlar. yabancilarin separation anxiety dedikleri sahibinden ayrilma ansiyetesine cok yatkinlar. evde yalniz kalacaksa yavrudan yavas yavas alistirmak gerekiyor.

    turkiyede malesef cok azlar. 4-5 tane biliyorum, olanlarin da cogu yurt disindan. bulmasi, sahiplenmesi kolay degil, ama imkansiz da degil.