şükela:  tümü | bugün
  • ozel bir sirkette ya da kamu kurulusunda kamu sagligini tehlikeye atan ve normade gizli ve aciklanmamasi bir bilgiyi aciklayana kisiye denir.

    zamaninda tobacco davalarinda whistle blower'lar soz konusu olmus ve sirketlerin sigara tuketiminin bagimlilik yaptigini bildiklerini aciklayarak sirketlerin buyuk tazminatlara odemelerine neden olmuslardir.
  • büyük 'gate' lere neden olabilecek ispiyonlara imza atan insanların amerikan jargonundaki çağrılış biçimleri... 2 sözcüğün yarattığı diyalektik kullanıldığı yerin hakkını vermekte ve ingilizcenin güzelliğini gözler önüne sermektedir..

    x-files'da mulder'ın bilgi kaynağı deep throat kodeks'i ile tanımaya nail olduğumuz amca hatrıma gelen en iyi örneklerinden biridir... 1997 yılında x files'ın yanlış hatırlamıyorsam 3. sezonundaki bir bölümünde öldürülmüş ve son sözleri mulder'a büyük bir uyarı niteliği taşımıştır, mulder gerçekleri orada bir yerlerde ararken ona birazda olsa ışık tutmuştur...
  • devlet memurunun çalışmakta olduğu bölümdeki yolsuzlukları kamuoyuna açıklaması, bu yolsuzlukları açığa çıkartmasıdır.
    tam türkçesi ıslık çalan,üfleyen gibi komik olsa da, daha komik bir şekilde ispiyoncu memur olarak da çevirilebilir.
    tehlikeli bir iş olsa gerek whistle blowlamak..

    (bkz: muhbir)
  • artık bu işin de piyası oluşmuş. evet hamdi, sendeyiz:

    "thanks to the u.s. government, even the reporting of wrongdoing has been corrupted by an incredibly incompetent reward system that calls for whistleblowing employees to collect up to thirty percent of the amount of a fraud without a stated limit. thus prospective whistleblowers are encouraged to delay reporting a fraud, even to actively participate in its continuance, in order to run up the total and, thus, their percentage of the take." [1]

    yani: amerikan hükümeti "arkadaşım, miktar ne kadar olursa olsun, eğer sen bir sahtekarlığı ihbar edersen, mevzu bahis paranın yüzde otuzunu alırsın" demiş. bunu duyan amerikalı afacanlar da, "yahu bekleyelim de sahtekarlığın boyutu artsın, biz de daha fazla para kapalım" demeye başlamışlar.

    [1]: steven kerr, "on the folly of rewarding a, while hoping for b", academy of management executive, 9(1), 7-16
  • (bkz: the insider)
  • (bkz: sibel edmonds)
  • aynı zamanda the office altıncı sezon yirmi beşinci bölümünün adı.