şükela:  tümü | bugün
  • 1926 yapımı, başrollerini juliette compton ve wyndham standing'in paylaştığı, thomas bentley'in yönetmenliğini yaptığı dram türündeki film*.
  • aynı zamanda 1934 yapımı, başrollerini virginia cherrill ve mona maris'in oynadığı, yönetmenliğini lois weber'in yaptığı dram türündeki filmdir.
  • 1949 yapımı, başrollerini james cagney ve virginia mayo'nun oynadığı, yönetmenliğinde roul walsh'ın bulunduğu film noir ve dram türündeki filmdir.
  • madonna ablamızın 86 çıkışlı true blue albümünden hoş bir çalışması. şarkının içinde bikaç tane conversation duyarız, galiba yukarıdaki entirilerde girilen filmlerin bir tanesinden. soundtrack olur o zaman bu.
  • keşke klibi de çekliseydi dediğim muhteşem şarkı (zaten true blue'daki şarkıların hepsi muhteşem)

    (spoken:)
    a copper.
    how do ya like that boys, a copper.
    and we went for it, i went for it
    treated him like a kid brother
    and i was gonna split fifty-fifty with a copper.
    they were there waitin' to pin a medal on him
    "come on get up, get your hands up!"
    yeah, that's it, a nice gold medal for the copper
    only maybe he's gonna get it sooner than he thinks!

    chorus:

    get up, stand tall
    put your back up against the wall
    'cause my love is dangerous
    this is a bust
    (repeat)

    you think you can have my love for free
    well i've got news for you, that's not the way it's gonna be
    so don't come hangin' round my door
    if you're not ready to give, you're not gonna get much more

    bridge:

    i don't want to live out your fantasy
    love's not that easy
    this time you're gonna, gonna have to play my way
    come on make my day

    (chorus)

    can you feel the rhythm of my mind
    boy, i've got so much to give, but i don't want to waste my time
    i can't let my heart put on a show
    'til you surrender baby, you've got to let it go

    (bridge)
    (chorus)

    drop your weapons, you'd better come clean
    i've got you covered, i'll catch you when you fall to me
    i'm not gonna hurt you, 'cause i'm not that kind
    we're not goin' nowhere 'till you have a change of mind

    (spoken:)
    "you haven't got a chance, come out with your hands up"
    'come out with your hands up', the man says
    how do ya like that, ma? heh!
    here's my answer, you dirty ...

    (bridge)
    (chorus)

    [get up, stand tall]
    come on baby make my day
    ['cause my love is dangerous]
    gonna have to play my way

    [get up, stand tall]
    put your back up against the wall
    ['cause my love is dangerous]
    this is a bust

    get up, get up, get up, get up
    ['cause my love is dangerous]
    this is a bust

    i'm so good for you, baby here i come
    i'm gonna get to you before the day is done
    ['cause my love is dangerous]
    this is a bust

    [get up, stand tall]
    come on baby make my day
    ['cause my love is dangerous]
    gonna have to play my way
  • raoul walsh'un en bilinen filmlerindendir. nevrotik, anne takıntılı gangster james cagney, annesinin ölümünü haber aldığı hapishane sahnesi gibi sahnelerde coşmuştur, perdeye müthiş gergin bir elektrik yaymaktadır.
  • raoul walsh kimdir ne yapmıştır bilmeyenlere, film nuarım diye piyasaya çıkan bir dolu filmi birbirine iliştirilmiş gölgeli kareler haline sokup anneee bittiii aczine, bir çocuk masumiyetine indirgeyen sinema olayı. ana kuzusu bir ganster, firarlı hapis, köstebekler, tren soygunu, petrol tesisinde patlayan silahlar falan, hepsi bu filmde.
  • müthiş senaryosu, hızlı kurgusu ve james cagney'in oyunculuğuyla yılının çok ötesindeki film. james cagney abartılı oyunculuğuyla yeni bir çığır açmıştır. hala en iyi gangster filmlerinden biri olarak gösterilir.
  • öncelikle bu filmin çekilmiş gelmiş geçmiş en iyi gangster filmi olduğu üzerinde durmak isterim. suç filmleri bazında kilometre taşı diyeceğim az kalacak. çünkü zamanının da ötesinde yer alan bir film. günümüzde yeniden yapılmak istense herhalde sadece kostümler üzerinde oynanabilir ama o fötr şapkalar da hafif eğik değilken kafada o film olmaz zaten. neresinden ele alayım; hitchcockvari anne saplantılı çete liderinden mi, hapishaneden kaçış sahnesinden mi, arabalara monte edilen sinyal vericiler mi, polisin çete içine sızdırdığı muhbir mi ya da amerika’nın o zamanlarda dahi mabedimdir deyip taptığı petrol tesislerinde neticelenen görkemli final sahnesi mi. aşk, ihtiras, gözyaşı hepsi var. tüm bunların ötesinde 40’lar için oldukça soğukkanlı bir katil var. james cagney performansıyla nefes kesiyor cidden. şimdikiler gibi ağzı konuşmuyor. silahı konuşturuyor ki bu baya gerici bi atmosfer yaratıyor ne zaman kime patlayacak diye bekliyor izleyen. coppola, scorsese ve palma gibi yönetmenler için gogol'un paltosu minvali bir anlam taşıdığı çok açık ortada.