şükela:  tümü | bugün
  • hikayenin üçüncü dünya ülkelerinde geçmesi ve maria'nın fransa'ya dönmek istememesi gibi sebeplerin dışında, erk kullanımıyla diğer davranışları da maria'yı feminizmden çok uzağa savuruyor haliyle: finale doğru maria'nın henri'yi öldürmesi bi "uyanış.."ın diil, intikamın sembolüne dönüşüyor-
    bunlar ve filmdeki diğer imgeler yüzünden, filmin tam da bi anarka-feminist bakışın ürünü olduğunu iddia etmek mümkün olsa da, açıkçası ben denis'nin bu bakışı, anarka-feminizmi incelemek (hatta eleştirmek..) için kullandığını düşünüyorum..
    isabelle huppert'se olağanüstü -hep..
    (http://yucitek.blogspot.com/…04/white-material.html)
  • imdb de -an itibarıyla- 910 kişinin oylamasının sonucu olarak 7.2/10 gibi güzel bir puan almıştır bu film.

    tanımımızı da yaptık bir güzel. şimdi gelelim asıl meseleye:

    oturduğum apartmanda ikamet eden "bir üst kattaki" komşumun "finale doğru" verdiği muazzam spoiler yüzünden film zevkim daha başlamadan bitmiş, kelimenin tam anlamıyla resmen piç olmuştur.
    (bkz: #15306649)
    tam da cipsimi biramı hazırlamış, bilgisayar karşısına bi güzel kurulmuş ve filmin almış olduğu yüksek imdb puanının oluşturduğu beklentiyle de iyice gaza gelmiş ve güzel bir dram izleyip keyif yapacağım diyerek, dahası umarak filmi açmıştım... ama gel gör ki, daha bir kaç dakika bile geçmeden "du bakayım hakkında neler demişler" diye düşünerek filmi durdurdum ve "biyerleri" açıp okumaya yeltendim.
    iyi bok yedim.

    ekleme: filmin climax olayını bismillahsız destursuz direkman lankkadanak döşeyiveren üst kat komşumu kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum. abv!
  • beyaz insan, güçlü kadın karakter, ırk çatışmaları, imkansızlıklar, vandalizm vs vs.. ve bunların olabildiğince sıkıcı olanı. ne anlattığı belli olmayanı. birileri birileriyle çatışıyor, bunların tam olarak kim olduğu net değil. bir kadın karakter var, ne için bu kadar çabaladığı, herkesin terk ettiği yeri neden bir türlü bırakamadığı belli değil. abuk sabuk bir kamera kullanımı. her yerinden vasatlık akan bir film. galiba filmi izlemeye değer yapabilecek tek şey isabel huppert ama o bile yapamıyor.

    bu filmi criterion collection'a ne kafayla seçmişler merak ediyorum. hayır böyle bir film yapıyorsun bari az biraz hotel rwanda gibi güzel bir örnekten feyz alarak yap.
  • insan entrysinde şu filmin bi yönetmeni, oyuncularından bahseder...
    neyse...

    isabelle huppert, christopher lambertve isaach de bankolé' lu, claire denis senaryosundan yola çıkarak claire denis tarafından yönetilmiş 2009 mahsulü taş gibi filmdir white material.

    eğer olur da kapital güç, ırksal ayrımcılık ve akabinde de sömürgeciliğin, sömürenler tarafından sikilen ülkeleri ve o ülkelerin insanlarını nasıl bir hale, yola ve kafa yapısına soktuğunu! görmek isterseniz, bana göre hotel rwanda' dan daha çok söz söyleyen, ve insan psikolojisine dair gösterdikleriyle de daha dolu dolu bir film var ortada.
    öyle ki izlerken onların, beyazın değil de siyah olanın tarafını tutmamak elde değil.

    ve her zamanki gibi isaach de bankole' uyla, taşı toprağı ve kahvesiyle tam bir claire denis filmi.
    tabii yine siz bilirsiniz...

    ...ha bir de leviathan var ki onun yeri ayrıdır gönlümde.

    p.s.1:
    christopher lambert' ı da çok uzun zamandır adam gibi bir filmde göremedikten sonra böyle bir filmde, üstelik de bir claire denis filminde izlemek, seksenler kuşağından bir sinema bağımlısı olarak beni ayrıca mutlu etti...

    p.s.2:
    isabelle hupert' i birkaç gün sonra da joachim trier filmi louder than bombs'da izledik.
    sister isabelle hastayız sana. tümünü izleyemesek de ufak bir aklı yürütmeyle filmografin böyle taş filmlerle dolmuş taşmış diyebiliriz.
    saygılar sana isabelle abla!!!

    white material