şükela:  tümü | bugün
  • alaska'da bir kasaba.

    çok acaip bir yer. sadece bir adet büyükçe bir apartmandan oluşuyor. okulundan bakkalına belediyesine kadar her şey tek bir bina içinde. kasabayı dış dünyaya bağlayan tek yol bir tünel ve o tünel gece saat 22.30'dan sonra kapanıyor. o saate kadar yetiştiniz yetiştiniz, yoksa evinize gidemiyorsunuz.

    burada yaşayan bir öğretmen hanımefendi ile yapılan röportaj.
  • neden hala hakkında psikolojik gerilim filmi yapılmadığını anlamadığım pek acayip kasaba.

    http://ultrafactsblog.com/…town-of-about-200-people
  • alaska'daki begich towers adlı binada varlığını sürdüren 200 kişilik kasabadır.

    okul, kilise, pazar; her şey aynı binada.

    hava genelde kötü olduğu için insanlar binadan çıkmayı pek tercih etmiyor, kasabadan yani binadan ayrılmıyormuş.

    kasaba 1

    kasaba 2

    market

    kasabaya giden yol

    daireler

    manzara

    evden kareler 1

    evden kareler 2

    not: bu bilgi ve görüntüleri twitter'da dolaşırken @utkucb arkadaşımızdan gördüm, çok masalsı geldiği için burada paylaştım. kendisine teşekkür ediyorum.
  • derhal gidip yaşamak istediğim kasaba.

    aslında bi s.kime benzediği yok da işte maksat türkiye'den gitmek olsun.
  • ilk okuyunca her insanın ayrı müstakili olan 200 kişi nüfuslu kasaba sandım.

    13 katlı, her binada 30ar odası ve bir banyosu bulunan (evet bir) öğrenci yurtları gördüğümden beri böyle yerleşkelere adımımı atmam. nerde çokluk orda bokluk. ot gibi yaşarsın orada.
  • sınırsız ve hızlı internet varsa ben varım aga dedirtmiştir bir ömür evden çıkmadan yaşamayı düşlemişimdir zaten hep. dert yok tasa yok oh mis siz çıkıyorsunuz da ne oluyor dese adamlar verecek cevabımız yok lan .
  • market olarak iş yapan karşı daireden çayı çorbayı alıp, iki kat aşağıdaki muhtara balkondan sepet sallayarak ikametgah alınabilen bir ortamdır.

    yani ben böyle düşündüm. kasaba formundaysa belediye başkanı falan da olabilir de, 200 kişiden belediye olur mu bilemedim.

    gerçi belediye olsa ne olacak? belediye başkanının en büyük işi dış cephe boyası falan. düşününce bizim insanımıza gelmez bu. buraya melih gökçek'i koy, kavşak ve fıskiye yapamadım diye iki günde titreye titreye can verir. mahalle haine getirip muhtarlık yapmak en iyisi gibi.

    merak ettiğim şey, içerisinde kafe, bar gibi yerler de var mı?

    düşünsene, "abi 5. katta bir cafe açılmış, çok güzel gözlemesi var" veya "abi 1. kata açılan nargileciye gidelim mi?" gibi şeyler dönüyor.

    ayrıca, türkiye'de olsa dairelerden birinde mutlaka etsiz çiğköfte yapan bir yer de olurdu.

    sabah sabah bu kadar neden yazdım bilmiyorum.
  • tek kilise, tek bina, tek wi-fi