şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bastan sartlarimi soyleyeyim de, sonra bekledigin tepkiyi vermezsem hayal kirikligi falan yasamayasin: cok siki bir the flower kings hayrani oldugum soylenemez, yaptiklari islere saygim buyuk, ayri mesele, ama "off, feci tfk dinleyem geldi, olsaydi ne giderdi ama" donemlerim pek olmuyor acikcasi. ustune ustluk bu isi de onceden birkac kez dinlemisligim de var, aklimda bir iz birakamamislar. ha bir de son olarak: son zamanlarda da hic symphonic havamda degilim.
    - eyvallah, hepsi tamam. senden tek istedigim bir sans daha vermen. sonra tekrar konusalim.

    send a message from the heart (19:28)
    al iste dakika 1 gol 1: tunelin ucundaki tfk isigi gorundu. ayrica bu vokal de, nasil denir, pek bir generic gibi degil mi? hani modadir ya, iyi aile vokali, temiz vurgular yapan. yol yakinken donebiliriz bak, album uzun.
    - yahu hele dur, bak bu da sandigin gibi degil, soyletip suprizi kacirtacaksin illa, 19 dakikayi hemen gordugunu sanma.
    evet neyse, sanirim bekledigim gibi degil, hakliymissin, gitar solo da hic fena degil bu arada. tum senfonikligine ragmen sevdim diyebilirim.

    let in hollywood (4:53)
    hmm, gercekten farkli bir havada. soyle miydi: "biraz biberlemisler ha?". sert hard-rock bass'lar falan. cok isinamadim velhasili-i kelam.
    - bir sey eklemeyecegim. anlamasi kolay bir sarki, ve de, neredeyse tamamen haklisin.

    who's the boss in the factory (13:04)
    albumle ayni adi tasiyan sarki demek. self-titled'lara olan zaafim malum. bir de albumun sac ayaklarindan gibi de gozukuyor, merakimi cezbetti acikcasi.
    - sevecegini biliyorum
    "one by one... step by step... it doesn't matter who you are, it doesn't matter what you did, it only matters, who's the boss in the factory!"
    - oo, kapmisiz :)
    albumun en iyisi olacagindan pek kuskum kalmadi, cok iyi nakarat, ortada harika yavas piano solo, bitiriste gitar solo, akilda kalici bir melodi, tam, butun butun bir sarki. ha bir de, vokal arkadas da fena degilmis :)

    two blocks from the edge (9:51)
    al iste bir de saksafon cikti. biliyorsun ben.. tamam tamam, "bir sans ver". ... biliyor musun ne, tamamdir. beni yakaladin, kabul. bu albume birak kotu, siradan diyen bile olamaz. her yonuyle beni yaniltti: senfonik idi, bayila bayila geldim bu noktaya kadar. vokale bir iki kelam edeyim dedim, bu noktayi dogrudan gecebiliriz, adam cok iyi yahu (ne, ozur mu, lebronn jamesss). ve son olarak bir de bu saksafon, harika bir atmosfer yaratmis. pekala, sirada ne var?
    - madem pes ediyorsun, albumun duygusal kapanisi hak ettin demektir.

    eternally part i & eternally part ii (1:51 & 6:21)
    albumun genel havasindan epey uzak ama, kime ne! piano soloyla acilis ve ayni duygu yogunluyla son ana kadar devam. grubun ve vokalistin tempo yapmada oldugu kadar balladda da basarili olmasi da son nokta olmus.

    simdi soyle bakalim, kazandigina gore, birsey isteme hakki da sende?
    - yeniden konusuruz demistim, onun yerine sadece bir soru soracagim. buna verecegin cevap yeterli benim icin: bazilari gibi basyapit oldugunu dusunuyor musun bu albumun?
    kazik soruyu da sona saklamissin. biraz dusunme payim var degil mi? mutlaka dinlenesi bir album. tum enstrumanlarda kusursuza yakin performans. cok iyi bir vokal. butunluk. tum bunlara ragmen basyapit mi, bence hayir.
    - hadi oradan be! sen de kimsin...
    "i'm the boss of the factory", yih. yih yih. yih-yih-yih-yih-...

    ............................

    seklinde 2'ye bolunerek dinledigim karmakanic albumu oldu who's the boss in the factory. biraz da uzun oldu ama, icerigi atlamayarak hissettirdiklerini en kolay boyle anlatabilirdim.
  • solosunu zihnimde çalarak fiziki acılarımın bir nebze olsun üstesinden geldiğim baş yapıt. karmakanic'ten bir progressive rock şöleni. sözlerini de yazayım tam olsun:

    existence, no more
    once and for all
    have mercy, time's up
    behind the prison walls
    compassion, run dry
    one final call
    ınjection, rejection
    go take the form(?)
    one by one (watch them go to the silent chamber)
    step by step (watch them go...)
    ıt doesn't matter (...)
    ıt doesn't matter what you did
    ıt only matters who's the boss in the factory
    one by one knocking at the gates of eden
    step by step no one (...)
    ıt doesn't matter (it doesn't matter)
    ıt doesn't matter (if it's right)
    ıt only matters who's the boss in the facto...
    boss in the factory, boss in the house
    (repeat)
    who's to blame for an endless war
    what's the point of an enemy?
    whos deciding the final score?
    ın a world of pain and power
    who can find something right to say?
    there's a price for the games we play
    ın this circus of degradation
    where they try to (,...)
    (...)
    (...) humilliation
    when is the time to pay the bill?
    who's in charge when it's the time to make the (...)
    (ooooooooooooh-aaaaaaah)
    one by one (...)
    step by step (...)
    ıt doesn't matter (it doesn't matter)
    ıt doesn't matter (if it's right)
    ıt only matters who's the boss in the factory
    one by one knocking at the gates of eden
    step by step no one (...)
    ıt doesn't matter (it doesn't matter)
    ıt doesn't matter (if it's right)
    ıt only matters who's the boss in the factory
    one by one (watch them go to the silent chamber)
    step by step (watch them ...)
    ıt doesn't matter (it doesn't matter)
    ıt doesn't matter (watch you did)
    ıt only matters who's the boss in the factory
    one by one, knocking at the gates of eden
    step by step (...)
    ıt doesn't matter (it doesn't matter)
    ıt doesn't matter (...)
    ıt only matters who's the boss in the factory