şükela:  tümü | bugün soru sor
  • tam adı "why we sleep: unlocking the power of sleep and dreams" olan matthew walker tarafından yazılan son zamanlarda okuduğum en iyi kitap.

    bana kalsa bu kitabı okullarda zorunlu ders yaparım.

    kitap günümüzde son derece hafife aldığımız, önemsemediğimiz uykunun aslında tüm dertlerimize deva olduğunu bilimsel araştırmalarla anlatıyor.

    çoğu, yazarının kendisi tarafından yapılan bu araştırmalarda düzenli 8 saat uyuyan insanların daha sağlıklı, daha uzun ömürlü, daha yaratıcı, hafızalarının daha kuvvetli olduğunu; bunama gibi belirtilerin daha az görüldüğünü, hastalıklarla daha iyi mücadele ettiklerini bilimsel verilerle anlatıyor.

    --- spoiler ---

    şöyle bir deney yapıyorlar:
    rastgele bir öğrenci grubunu ikiye ayırıyorlar.
    ikisine de 100 adet isim-yüz eşleştirme görevi veriyorlar.
    yani bir tür hafıza görevi.
    bu iki öğrenci grubu, benzer özellikte olduğu için hafıza testinin sonunda yakın sonuçlar elde ediyorlar.

    testten sonra bir gruba diyorlar ki “siz, -evet evet siz- şuradaki yataklara uzanın, 1,5 saat yatın, uyuyun, kestirin biraz”.
    diğer gruba da “siz de takılın öyle, alın bilgisayarları, dm’den yürüyün, ınstagram’da birilerini stalk edin, internette gezinin işte” diyorlar.

    sonra da (ilk grup uyandıktan, ikinci grup öylece takıldıktan sonra) bu iki gruba benzer zorlukta bir hafıza görevi daha veriyorlar.

    bu ikinci testin sonucunda ise aralarında bir fark oluşuyor. görüyorlar ki 1,5 saat uyuyan grup diğerinden %20 daha başarılı oluyor.
    çok ilginç değil mi?

    öncelikle uykudan bahsetmem gerek.
    uyku ikiye ayrılıyor.
    rem ve rem olmayan kısım diye.
    rem, rüya gördüğümüz kısım.
    uykunun rem olmayan kısmında ise gün içinde okuduğumuz, gördüğümüz, dinlediğimiz kısaca yaşadığımız şeyler beynin geçici hafıza bölümünden kalıcı hafıza bölümüne taşınıyor.

    şimdi teste dönersek uyuyan grup, öğlen girdikleri hafıza testindeki bilgileri uyku sayesinde kısa süreli hafızadan kalıcı hafızaya taşıyor.
    böylece bu grup uyku sayesinde kısa süreli hafıza bölümünde boş alan yaratıyor. ve bu sayede de oraya daha çok bilgi alabiliyorlar.
    bu yüzden 1,5 saat uyuyan grup ikinci hafıza testinde daha başarılı oluyor.
    diğer grupsa uyumadığı için onların geçici hafızaları, önceki testin artıklarıyla dolu oluyor. ve yeni bilgiye yer kalmıyor.

    --- spoiler ---
  • gerçekten müthiş ötesi bir kitap. uykunun faydalarını az buçuk biliyordum ama bu kadar olduğunu bilmiyordum. üstteki entry'de de belirtildiği gibi, uykunun öğrenme üzerine olan etkisi kanıtlanmış, yani sabaha kadar çalışmak yerine az çalışıp öğrenilen bilgiyi uykuyla depolamak daha mantıklı diyor kitap. ayrıca iş hayatında ve günlük yaşamda da 8 saat uyuyanların daha iyi olduğunu söylüyor - iş yerinde daha az hata yapıyorlar, yaratıcılıkları daha iyi, günlük yaşamda da modları ani değişim göstermiyor (az uyuduğum zaman kendimde gözlemlediğim bir şey, hemen sinirleniyor olmam mesela. bu kitapta bunun nedeninin, az uykuyla tahrip olan duygu kontrol mekanizmasından kaynaklandığı söyleniyor) hem de hayattan daha çok keyif alıyorlar (uykusuzluk ya da az uyumak depresyon ve şizofreni gibi psikiyatrik hastalıklara yol açıyor).

    kitapta ayrıca, gençlerin biyolojik saatlerinin geç yatıp geç kalkma üzerine kurulu olduğunu, bu yüzden okula 9-10 gibi başlamaları gerektiğini söylüyor. yani gençleri erken yatırıp erken kalkmalarını beklemek onların doğasına aykırı diyor.

    iyi uyku için, uyku haplarının kesinlikle kullanılmaması gerektiğini de söylüyor. türkiye'de zaten yaygın değil ama abd'de ekmek su gibi satılan uyku haplarının uzun vadede bağımlılık yarattığını ve normal uyku gibi kaliteli uyku sunmadığını söylüyor. aynı şekilde alkol de iyi uyutmuyor, uzun da uyusanız kaliteli olmuyor. vücut dinlenemiyor. aynı şekilde kafein alımı da uyku için çok sakıncalı. 7 saate kadar yarılanma ömrü olan kafeinin, uykuya dalmada çok sıkıntı yarattığı kanıtlanmış. yani 10'da yatacak bir adamın en geç 3'te kahvesini içmesi lazım. ve kahve, uyku kontrolünü bastırdığı ama uyku ihtiyacını gideremediği için de kafeinin ömrü bittikten sonra daha da yorgun bırakıyor insanı. o yüzden yazarın önerisi, alkolü ve kahveyi içeceksek de sabahın erken saatlerinde, böyle yapalım ki akşama vücuttan atılmış olsun.

    iyi uyumak için yapılması gerekenlerden biri de, herkesin bildiği gibi, tabletten telefondan tv'den uzak durmak. led ışığı uykuyu bastırıyor.

    kitaptan aktarılacak daha çook şey var. ingilizce biliyorsanız mutlaka okuyun. türkçe tercümesini yapmaya ben gönüllüyüm, bir yayınevi bana ulaşırsa bu güzel kitabı türkçemize kazandıralım *. son olarak, şu testle bitirelim:

    "iyi uyuyup uyumadığınızı gösteren iki soru vardır.
    1 - uyandığınızda, ayılmak için kahve/çay gibi kafein içeren içeceklere ihtiyacınız var mı?
    2 - uyandıktan sonra sabah saat 10-11 gibi uykunuz geliyor mu?
    bu sorulardan herhangi birine ya da ikisine birden evet dediyseniz iyi uyumuyorsunuz demektir."