şükela:  tümü | bugün
  • bilimler için “anlama” yönteminin ilk uygulayıcısı olan düşünür. dilthey, doğa bilimleri için “erklaren”i (dışarıdan anlamak), beşeri bilimler için “verstehen”i (içeriden anlamak*) önerdi. ona göre her tarih dönemini ancak kendi içinde yaşayarak anlayabiliriz.
  • efendim, etkilemediği hemen kimse kalmamıştır, özellikle yorumsamayla* uğraşanları etkilemiştir. bir iki bkz. vermek ister deli gönül:

    (bkz: heidegger)
    (bkz: horkheimer)
    (bkz: habermas)
    (bkz: ortega y gasset)
    (bkz: mannheim)
    (bkz: sartre)
    (bkz: aron)
    (bkz: gadamer)
    (bkz: ricoeur)

    ayrıca verstehen kavramıyla da weber'i epey uğraştırmıştır.
  • 1813-1911 yılları arası yaşamış, 20. y.y. başlarını görüşleriyle etkileyen pozitivist felsefecidir kendisi.

    bilimleri tabiat bilimleri ve manevi bilimler olarak sınıflandırır. edebiyat, tarih gibi alanları manevi bilimler sınıfına sokarak, "edebiyat bilimi" kavramının temellerini atmıştır.

    terimi ilk kullanan kişi için (bkz: theodor mundt)
  • 'anlamak, ben’ in sen’ de yeniden bulunmasıdır.'
    kendisini en cok etkileyen schleiermacher’in yorumbilimidir. amacı doğa bilimlerinden ayrılmış olan tinsel bilimler için metodolojik bir temel kurmak ve onların doğa bilimlerinden üstünlüğünü kanıtlamaktır. en temel tinsel bilim de dilthey'e göre tarihtir. georg simmel' i de etkileyecek olan dilthey, tinsel bilimleri doğa bilimlerinin söz sahibi olmadığı bir alanda, yaşamın ve insanların anlamlandırmalarının yorumu alanındaki disiplin olarak yüceltir.
  • " insani ilimlerde bütün düşünce [axiolojik] bir değer öğretisidir. hiç kimse tarihin veya toplumun bütününü inceleyemez, bir seçme yapması gerekir. hiç kimse yaptığı belirli bir incelemede edindiği bütün bilgileri aktaramaz; seçim yapması ve editörlük etmesi gerekir. her iki durumda da önemli saydığımızı ayırıyoruz. bir şeyin önem derecesini de değerli saydığımız, oluşturduğu veya devam ettirdiği oranda biçiyoruz. diğerlerini bırakıyoruz. böylece, değer iki açıdan insan bilimlerinin temelinde bulunur. tarihi yaratanların değer tanımları ve bunları gerçekleştirmeye çalışmaları araştırmalarımızın bir parçasıdır, bunun yanında kendi araştırmalarımızın yöne ve biçimi kendi değerlerimizi belirtir."

    *
  • schleiermeier'in kurduğu genel/felsefi hermeneutike ciddi katkıları olmuş alman düşünür.

    dilthey, tin bilimleri olarak andığı sosyal bilimleri hermeneutik bağlamda yeniden konumlandırmaya çabalamıştır. zira döneminde* sosyal bilimlerin doğal bilimler karşısında statüsü hayli beter durumdadır. *

    ayrıca kant eleştirisini kant'ın kendi sistematiği içerisinden yaparak da, ayakları yere basmayan ding an sich eleştirileri havalarda uçuşurken, gönlümde taht kurmuştur.
    tabi bu eleştiri apayrı ve uzunca bir entrynin konusu olacaktır.
  • dilthey, olgu ve var olma kavramlarını birbirine perçinlemiştir. dilthey için yaşam ancak yaşamın içinden görülebilecek nitelikteydi. aslında burada hiçbir şeyin nesnel olarak ele alınamayağını savunan pembe gözlük analojisi ve wagner ile tanıştıktan sonra nietzsche'nin "mutlaklığı mümkün olmayan bilim" yaklaşımına benzer bir şey bulabiliriz.

    'tin' odaklı bir perspektfiin yanı sıra dilthey aslında insanı yalnızca düşünen bir varlık gibi indirgemeci biçimlerde incelemeyi eleştiriyordu. insanın bugün bile salt mantık ile açıklanamayacak pek çok girişimi, davranışı bulunur zira. bunu kant duysa eminim şaşırırdı ancak aralarında bir 30-35 yıl kadar fark var. kant dilthey'i hiç tanıyamadı.

    ancak şunu bilmeliyiz, dilthey'in dört elle sarıldığı "tin" kavramı da bizi çıkmaza götürüyor. çünkü bir şeye öz yüklediğinizde ancak ve ancak açıklamayacağınız yeni bir aşama yaratmış olursunuz. aklımdaki bir ideyi sonsuza kadar betimlesem de onu tanımlayamadıktan ve işaret ettiklerini gösteremedikten sonra onu işlevsel olarak kullanamam.

    dilthey'i okurken çokça platonyen tanımlama girişimleri gördüm. belli ki platon'dan epey etkilenmiş. 'wılhelm dılthey’da “anlama” üzerine' adlı makalede soyut düşüncenin sağlamış olduğu geniş betimleme yelpazesinden epey faydalandığını görüyoruz dilthey'in.