şükela:  tümü | bugün
  • wehrmacht genelkurmay başkanı, mareşal (1882-1946)
  • (bkz: harvey keitel)
  • 1946'da nurnberg durusmalari sirasinda idami hukmedilmis olan general.genelkurmay başkanı, okw komutanı olarak işin aksiyon kısmından çok makro planlama kısmına bakmıştır.
  • hitler'e duyduğu yalakalık derecesindeki bağlılık nedeniyle "lakeitel" diye anılmıştır. (lakai, almancada uşak anlamına gelir.)
  • 4 şubat 1938 günü son kez toplanan alman bakanlar kurulunun aldığı kararla savaş bakanlığı ve silahlı kuvvetler başkomutanlığı kaldırılmış yerine oberkommando der wehrmacht (okw) yani silahlı kuvvetler yüksek komutanlığı kurulmuştur. kara, hava, deniz, kuvvetleri buraya bağlanmış; hitler'de yüksek komutan olmuştur. keitel'de silahlı kuvvetler yüksek komutanlığı başkanı ünvanını almıştır. almanya kayıtsız şartsız teslim olana kadar bu görevde kalmıştır
  • 7 mayıs 1945'te alfred jodl kayıtsız şartsız teslim imzasını attıktan sonra stalin'in "berlin'de teslim alma keyfiii" ısrarı yüzünden karl dönitz'ten aldığı yetkiyle 8 mayıs'ta tekrar kayıtsız şartsız teslim imzası atan feldmareşal.
  • hitler'in emri altında erwin rommel, heinz guderian, gerd von rundstedt, erich von manstein gibi onlarca deha komutan varken; keitel ve goering gibi kapasitesi sınırlı yalakalara en üst düzeyde ordu komutanlıkları vererek savaşın kaybedilmesinde önemli rol oynamıştır.

    wehrmacht aslında hitler'in egolarına yenilmiştir.

    keitel'de bu piyonlardan sadece biridir.
  • asılmaya giderken müttefiklere, ''komünistler de sizi asacak'' şeklindeki meşhur sözünü söylemiştir.
  • kurşuna dizilerek ölmek istemiştir lakin asılmıştır. stalin savaş suçlusu değilken kendisi bir savaş suçlusudur.
  • okw (oberkommando der wehrmacht) komutanı.

    keitel genellikle plan masaları üzerinde verdiği emirlerin pratikte sahada yaratacağı durumlar hakkında fikri olmayan biri olarak tasvir edilmiştir.

    bunun yanında zayıf bir kişiliği olduğu dönem tanıklarınca her fırsatta söylenmiştir.

    hitler aslında basitçe, çok güçlü bir konum oluşturup ( silahlı kuvvetler yüksek komutanlığı) başına zayıf kişilikli birini getirerek bu makam üzerinde tam kontrol sağlama hedefi gütmüştür.

    bu kontrol manyağı liderler tarafından sıkça başvurulan bir yöntemdir.
hesabın var mı? giriş yap