şükela:  tümü | bugün
  • 1808'te almanya'da doğan alman siyaset adamı,terzi işçisi. 1838'de yazdığı "olduğu gibi ve olması gerektiği gibi insanlık" kitabıyla içinden çıktığı proletaryayı ve komünist aydınları çok etkiledi. 1842'de karl marx'la yakınlaşmasını sağlayan "uyumun ve özgürlüğün güvenceleri" kitabını yazdı. komünizmle ilk hristiyanlığı bağdaştırması sebebiyle karl marx ve komünistler birliği tarafından dışlandı. 1848'de almanya devrimine katılan weitling daha sonra amerika'ya gitti .öğretisi olan devrim sonrası ortaklaşacı toplum ve isa'nın öğretilerine bağlı komünizme uygun olarak koloniler kurdu.1871'de new york'ta öldü.
  • komünizme barışçıl yollardan geçiş olabileceğine inanan ütopyacı sosyalist çağdaşlarından mevcut toplumsal sistemin zor kullanarak yıkılabileceğine dair görüşleri ile ayrılan, söz konusu toplumsal alt üst oluşu ise en devrimci ve en dinamik bulduğu lumpenproletaryanın gerçekleştirebileceğine inanan, komünistler birliği'nin önceli sayılabilecek haklılar birliği'nin militanı olan ihtilalci zanaatkar-terzi.
  • kocaman bir ateş yakacagiz.
    kağıt paralardan,
    tahvillerden,
    vasiyetnamelerden,
    vergi dosyalarından,
    kira kontratlarindan,
    borç senetlerinden,
    ve herkes
    kendi cüzdanını da bu ateşin icine atacak.
  • "mükemmel bir toplumda hükümet yoktur, sadece idare vardır; hiçbir yasa yoktur sadece yükümlülükler vardır; hiçbir ceza yoktur, sadece düzeltici yöntemler vardır."
  • devletimizin şanlı sayfalarından birine konu olmuş yazar, şöyleki efendim devletimizin anlı şanlı savcıları 1989 yılında sosyalizm ve toplumsal mücadeleler ansiklopedisinin 2. fasikülünün ekinde yer alan weitling'e ait 146 yıl önce yayınlanmış "komünizm nedir?" adlı yazıdan dolayı istanbul devlet güvenlik mahkemesi'nde 1988/339 esas sayı ile tck 142. maddenin ihlali iddiası ile iletişim yayınları aleyhine dava açmışlar,

    sonuç neyseki beraat olmuş ya insan düşünmeden edemiyor, aynı dava şimdi açılsa? öyle ya parlementosundaki kendi milletvekillerini "tcyi alenen aşağılamak" gibi bir suçtan hapse atan savcı ve yargıçların olduğu bir türkiye'de yaşıyoruz...