şükela:  tümü | bugün
  • gelmis gecmis en zeki insan konusu acildiginda iddialarin genellikle uzerinde yogunlastigi bir insandir sidis. kendisi rus yahudisi muhacir bir ailenin cocugudur. iq'sunun 250-300 arasinda oldugu kabul edilir. dehasi yuzundne kafayi yedi, hic bir baltaya sap olamadi edebiyatiyla anilir.

    kisa kisa satirbaslari ile gecmek gerekirse sidis, 6 aylikken alfabeyi cozmus, 18 aylikken new york times okuru olmus. 3 yasinda latinceyi ogrenmis. ilkokul cagi geldiginde ise ilkokulu

    1. sinif 1 gun
    2. sinif bir kac gun
    3. sinif 3 ay
    4. sinif bir hafta
    5. sinif 15 hafta
    6 ve 7. siniflar bes bucuk hafta gibi bir surede bitirmis.

    11 yasinda harvard'a kabul edilmis. ayni sene harvard'da 4 boyutlu objeler hakkinda ders vermeye baslamis (fakulteden bagimsiz, ozel)16 yasinda harvard hukuk a gecmis. 20 yasina gelince de sosyalist/komunist olmus, eylemlere mitinglere katildigindan hapse girmistir. (ki biyografisinin en sevdigim noktasi bu).

    sidis'in bir gunde bir dili ogrenebildigi, ve ertesi gun diger bildigi diller ile carpraz mukayese ve tercume yapabilir hale geldigi de iddialar arasindakendisi bu bir gunde dil ogrenme hadisesi sebebiyle olumune dek bilinen ve ogrenilebilen butun dilleri ogrenmis, hatta bir iki adim ileri gidip kendi gotunden diller uydurmaya baslamistir.

    butun bu zeka dolu hayatina ragmen sidis, bekleneni verememis bir iki kitap, cok kayda degmeyen bir akademik hayat ile silinip gitmistir derler. ne kadar dogru bilemiyorum. ama dunyanin en zeki insani kabul edilen sidis in dahi, zeki ama tembel klisesine biat etmesi beni zevkten dort kose etti.

    bkz ilgili linkte karnesi:

    http://www.sidis.net/transcripts.htm
  • dünyanın en zeki ikinci insanı olarak da bilinir. (1 nisan 1898 – 17 temmuz 1944)
    william sidis, aslında dünyaca ünlü harika çocuk olarak anılması gereken, ama "umutları boşa çıkartan" kişi olmuştur. evet, bir baltaya sap olamamıştır. ama bunun nedeni william değil, ondan yararlanmaya çalışan ailesi, göçtüğü yerdeki insanlar ya da medyadır. (medya'ya da ne çok yükleniyoruz, sanki gerçekten her gün gündemi belirlemek için konuşuyorlar gibi) (konuşuyorlarmış, gazeteler bile yazdı, safmışım ben)
    ilkin birleşik devletlerde çok iyi bilinmesine rağmen bugün çok az sayıda insanca bilinmektedir. adı, babası boris'in yakın bir arkadaşı olan william'dan gelmektedir.
    ebeveyleri de çok zeki insanlar olarak değerlendirilmiştir. babası, boris sidis, harvard üniversitesinde psikoloji ve psikiyatri eğitimi veriyordu. pek çok da kitabı vardı. annesi sarah, bir tıp doktoruydu ve william'in eğitimi için işine ara vermişti.
    18 aylıkken okuyabiliyordu. kendi kendine latinceyi 2 yaşında öğrendi. yunanca'yı 3 yaşında öğrendi. anatomi üzerine denemeler yazdığında 4 yaşındaydı ve sekiz yaşına gelmeden önce ingilizce, latince, yunanca, rusça, ibranice, fransızca ve almanca öğrendi, vindergood adıyla andığı bir de dil geliştirdi. abraham sterling adlı bilimadamınca iq değeri 250-300 arasında ölçüldü. 11 yaşında iken harvard'da matematik sınıfında, dördüncü boyut hakkında dersler vermiştir. adı geçen üniversite kendisini 8 yaşındayken reddetmiştir. 1909 yılında norbert wiener ve richard buckminster fuller ile en genç ve en çok ilgi hakeden öğrenci olmuştur.
    çok süper zeki bir insan olduğu için 1919 yılında 1 mayıs gösterilerinde tutuklanmıştır. ilk başlarda sol görüşlü olmasına rağmen sonradan liberal bir insan olduğunu savunmuştur. lakin bu son anda dönüşüne rağmen bir buçuk yıl ceza almasını da engelleyememiştir. ailesi nüfuzunu kullanmış, bir yıllık cezasını ailenin yazlığında çekmesini sağlamışlardır. *
    1944 yılında ölmüştür. çok zeki bir insandı. toplum ve devlet tarafından çok dikkat çekti. zekası ölçülemeyecek denli yüksekti. sosyalist bir eğim kazandığı için yok sayılmıştır. kendisi sosyalist de değildi. anarşist sayılabilecek kadar bireye değer veriyordu.
    1944 yılında mahkemenin 7 yaşındayken işlemiş olduğu düşünülen suçlardan aklandığında verdiği kararla suçluluktan yasalarca kurtulmuştur.
    insanların insanlıktan öte olabileceğini göstermiştir. içinde yaşadığımız toplumsal ilişkilerin ne kadar boş olduğunu göstermiş, * çok üstün zekasına dayanarak, insanların yaşadığı toplumların ne kadar geçersiz olduğunu göstermeye çalışmıştır. değeri biilinmeyen insanlar arasında gün gelip de anılasıdır.
  • dunyanin gelmis gecmis en basarisiz insanidir. belki de da vinci / tesla / newton ayarinda bir iq'ya sahip olmasina ragmen zekasini nereye yogunlastiracagini, nereye odaklanip nerede kullanacagini bilememis, yaratici olamamis, basarisiz olmustur, 300 iq'sunu alip yitip gitmistir.
  • william james sidis dünyanın en zeki insanları arasında gösterilir; kimilerine göre ise dünyanın en zeki insanıdır.ıqsu 300 civarındadır.rusya'dan abd'ye göçen yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir.

    1 nisan 1898'de doğmuştur.henüz altı aylıkken bazı kelimeleri söyleyebildiği annesi tarafından farkedilir.8 aylıkken alfabeyi söktüğü söylenir.1.5 yaşındaykende günlük gazeteleri okumaya başlar.williamın dahi olduğunu gören annesi doktorluğu bırakır ve tüm vaktini harika çocuğa ayırır.6 yaşındayken lise seviyesindeki bir öğrenciye çoktan yetişmiştir sidis.8 yaşına basmadan ingilizce, latince, yunanca, ibranice, fransızca, almanca ve rusçayı konuşabilmektedir.geçmiş veya gelecekteki bir tarihin hangi güne denk geldiğini hesaplayabilirdi.süper çocuğun bu üstün yetenekleri onu medyanın ilgi odağı yapar; new york times william james sidis'e ilk sayfalarında yer verir.artık abd'de herkes süper çocuktan haberdar olmuştur.

    yamulmuyorsam 9 yaşındayken harvard'ın sınavlarına kazanmasına rağmen yeterli duygusal olgunluğa ulaşamadığı için harvard'a alınmaz.harvard'ın kafi gördüğü duygusal olgunluğa 11 yaşında ulaşır ve harvarda alınır.aynı sene harvard profesörlerine konferans bile verir.harvard'taki eğitimini başarıyla bitiren sidis 16 yaşındayken hukuk eğitimi almaya başlar.

    lakin işler istediği gibi gitmez.sosyalist olan william 1 mayıs gösterilerinde hükümet tarafından tutuklanıp hapse atılır.ailesinin nufuzunu kullanmasıyla hapis cezası başka bir cezaya çevrilir.sidis gerek katıldığı eylemlerden gerekse ateist olmasından mütevellit halkın gözünden düşer.yükselişiyle medyanın ilgi odağı olan sidis düşüşüylede medyanın ilgi odağı olur.bu ilgi sidisin canını bir hayli sıkmaktadır.

    hayatının geri kalan kısmını bilimden uzak geçirmiştir; ufak çaplı işlerde çalışıp ekmeğini kazanmaya çalışmış ve 17 temmuz 1944'te ölmüştür.hayatının son demlerinde öğrendiği dil sayısı 40ı bulduğu söylenir.(izniniz olursa yuh demek istiyorum)

    william james sidis tüm umutları boşa çıkarmıştır.kendisinden beklenenleri veremeden göçüp gitmiştir bu dünyadan.zamanında aynı kefeye konulduğu leonardo da vinci, albert einstein, isaac newton gibi dahiler kadar üretken olamamış, arkasında önemli buluşlar, eserler, teoriler bırakamamıştır.sadece 2-3 kitap bırakmıştır ardından.

    bu fiyaskodan kimileri sidis'i kişisel projesi olarak kullanan ailesini kimileri ise sidis'i bir türlü rahat bırakmayan gazetecileri suçlu bulmuşlardır.

    new york times'a henüz çocuk yaşlarda manşet olan sidis'in ilerde bir baltaya sap olamayıp, beş parasız bir şekilde öleceğini kim düşünürdü ki?

    velhasıl bu hayatta ne oldum demeyeceksin ne olacağım diyecekmişsin azizim...
  • tarifi biraz abartılı geldi ama gözümde aynı cemiyetten çıkma bobby fischer kadar değeri yok bu abinin. hatta tek düzlemde zekasını kullanmış bile diyebiliriz, tıpkı mirko czentovic* gibi.
  • hayatını ilk okuduğumda beni şaşırtan ve zekanın tek başına işe yaramadığını gösteren zeka küpü insan. zeka dediğin olgunun onu kullanma isteği ve hayata aktarma yeteneğiyle insanlığa faydasının olacağının en büyük örneğidir kendisi.
    yaşadığı dönemde neler yaşadığı ve zekasını hayatına aktarmaması yönün baskı alıp almadığı hakkında fazla bir bilgimiz olmadığından bu yorumlarımız haksızlık da olabilir.
  • babası boris sidis, harvard üniversitesi'nde psikoloji ve psikiyatri eğitimi veriyormuş, pek çok da kitabı varmış. annesi sarah, bir tıp doktoruymuş. bütün bu zeka dolu hayatına ve olanaklara rağmen sidis, bekleneni verememiş, bir iki kitap, çok kayda değmeyen bir akademik hayat ile silinip gitmiştir.aslında dünyaca ünlü harika çocuk olarak anılması gereken, ama "umutları boşa çıkartan" kişi olmuştur. evet, bir baltaya sap olamamıştır. ama bunun nedeni william değil, ondan yararlanmaya çalışan ailesi, göçtüğü yerdeki insanlar ya da medyadır. sidis , haftada 20 dolar getiren bir işte katip olarak hayatını kazanan, dedektif romanları okumaktan ve amerikan yerlilerinin ritüellerine merak sarmaktan başka pek bir şeyle ilgilenmeyen bir insan olarak kalmıştır.
  • tanri, "bu dunyada bi bok yok! yiyip, icip, zaman gecirmenize bakin" demis
  • zekanın tek başına hiçbir işe yaramadığının en büyük delili bu şahıstır. zira zeka sadece ruhun/nefsin kullandığı bir bilgisayardır veya eskilerin tabiriyle vücud ikliminin padişahı olan ruhun veziridir.

    padişahda kabiliyet olmayınca vezirin de pek bir fonksiyonu kalmamaktadır. tasavvuf ıstılahında nefs mefhumu kullanıldığı yere göre anlam kazanmakla beraber karanlık yüze dönmüş ve istikametten ayrılmış ruh manası en öze dönük kullanımını teşkil eder. yani kararmış bir ruh artık nefstir...

    bu tanımı yapmak bizim için önemli çünkü batı medeniyeti baştan başa nefsin emrindeki gelişmiş bir aklın ürünüdür. batı düşüncesi ve dünya görüşü ve insanlara empoze ettiği paradigma nefsin ellerinde yoğrulmuştur.

    bu paradigmayı kabullenmiş insan artık tek gözlü bir yaratık olur sadece maddeyi görür ama ötelere karşı kördür. gözünün önünde her an cereyan eden mucizeyi tesadüfe havale eder. insanoğlu bir anlığına dahi gafleti üzerinden atacak olsa bunun ne kadar çılgınca bir düşünce olduğunu görür ve dehşete kapılır.

    bir müslüman eğer kıvamını bulursa kainata ve insana hayret ve ilim gözüyle bakar her an mucizeye şahitlik eder. resimdeki olağanüstülüğe bakıp ressama hayran olur. zaten resmin var oluş gayesi de odur. eser müessirine delalet eder. bu kainat, biz onun sahibini tanıyalım diye var olmuştur diye düşünür. bu kainat ve insan tamamen bir tesadüf sonucu oluşmuştur ve ihtimallerden bir ihtimaldir diyene de ancak "la havle ve la kuvvete illa billah" der yani allah'tan başka güç ve davranış sahibi yoktur...
  • cok inandirici bir hikaye degil gibi hikayesi. 6 aylik bi bebeye bakin mumkun mu alfabeyi cozmesi? cok zekidir kisi bicok seyi cabucak ogrenebilir tamam ama 6 aylikken bu pek mumkun degil, celiskili gorunuyor.