şükela:  tümü | bugün
  • soneleri gönül dolduran adam...

    132 nolu sone'si:

    thine eyes i love, and they, as pitying me,
    knowing the heart torment me with disdain
    have put on black, and loving mourners be,
    looking with pretty ruth upon my pain.
    and truly not the morning sun of heaven
    better becomes the grey cheeks of the east,
    nor that full star ushers in the even
    doth half that glory to the sober west
    as those two mourning eyes become thy face.
    oh, let it then as well beseem thy heart
    to mourn for me, since mourning doth thee grace,
    and suit the pity like in every part.
    then will i swear beauty herself is black,
    and all they foul that thy complexion lack.

    türkçe'si:

    vurgunum gözlerine, o gözler acır bana:
    bilirler, yüreğin hor görüp işkence eder;
    seven yaslılar gibi kara çekmiş sırtına,
    kıvranışımı özlü bir şefkatle süzerler.
    sabahleyin göklerde ışıyan güneş bile
    yaraşamaz doğunun soluk yanaklarına,
    akşama yol gösteren gür yıldız, görkemiyle
    böyle ışık saçmaz loş batının yarısına:
    yaşlı gözlerin daha çok yaraşır yüzüne.
    bana da bir pay ayır yüreğindeki yastan:
    seni yas daha güzel gösterir ele güne;
    işte acıma duygun sana biçilmiş kaftan.
    "güzel ancak karadır," diye yemin ederim,
    senin renginden yoksun olan çirkindir derim
  • sone 139:

    ah, sen kalbimi ezdin geçtin gaddarlığınla;
    şimdi üstüme atma tüm kötülüklerini!
    beni gözünle değil, şu dilinle yarala,
    hileyle değil, gerçek gücünle öldür beni.
    gözüme baka baka, "sevdiğim başkası," de;
    canım, başka bir yana çevirme o bakışı;
    türlü aldatmalarla yaralamak da niye,
    zaten savunma gücü nedir ki sana karşı?
    seni bağışlasam mı? ah, sevgilim bilir ki
    güzelim bakışları olmuştur bana düşman.
    düşmanları hep benden öteye çevirir ki
    başkaları devrilsin o amansız oklardan.
    vazgeç, işte ben artık yarı ölüyüm ama,
    bak da büsbütün öldür beni, son ver acıma.
  • "gözler gökte yıldızlar olsa gözlerinde,
    yıldızı söndürür yanağının üzerinde ürperen şu parıltı.
    güneşin kandili söndürüşü gibi tıpkı"

    shakespeare bu sözünü, romeo ya söyletmiştir. romeo ve juliet oyununda, balkondaki juliet bu lafı haketmiyor mu?

    yaşanan günün sıcağında sevgiliden bir daha birleşmemesine ayrıldıktan sonra akla gelir. küçük bir tebessüm ve ağlamaklı gözlerle yeniden söyletir bu sözü.
  • hayatı gerçek anlamda çözmüş ingiliz.

    "insanlar yalnızca kendilerinin hissetmediği acıları çekenleri teselli edebilirler." demiş vakt-i zamanında. ne güzel demiş.
  • ürkütücü derecede her kalıba uyan sözlerin sahibidir.sonelerinde işlediği aşkı(aşkları) anlatmak için deha sözcüğü ne kadar hafif kalmaktadır.

    bir delininki gibi düşüncelerimle sözlerim,
    yanlış doğru, faydasızca rastgele söylerim.
    hak ettim ama, yalan yere yemin etmiştim:
    aktır demiştim yüzüne cehennem karasıyken
    parıltılıdır demiştim fikrine gece misali karanlıkken.

    147.sone
  • vaktiyle bi şemsiye tamircisi varmış.. bu amca şiir yazmaya pek bi meraklıymış.. sonra yazdığı şiirleri de nası bi beğenirmiş anlatamam. bi gün şiirlerini işin erbabı olan bi şaire göstermek istemiş.. rivayet odur ki bu şair de shakespeare miş.. neyse şair almış bu şiirleri hatır için okumuş.. ertesi gün tamirci merakla soluğu şairin kapısında almış..

    -nasıl buldun.. iyi di mi şiirlerim..
    demiş. şair de..
    -dostum sen şemsiye tamir et.. her zaman şemsiye tamir et..

    diyerekten ayarı dayamış tamirciye..

    anafikir.. götü kalkık atrizin tekiymiş..
  • "beğendiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhları koyup aşk sanıyorsunuz.." gibi bir söze imzasını atmamiş olan aşmış yazar. o soz civan canova'ya aitmis.
  • dünya edebiyatının temel eserlerini kürtçeye kazandırma çabalarının bir parçası olarak diyarbakır’da faaliyet gösteren lis yayınevi, "hemu soneyen william shakespeare" (william shakespeare'nin bütün soneleri) adıyla şairin 154 sonesini orijinal ingilizcesi ve kawa nemir’in çevirisinden kürtçesiyle birlikte iki dilli olarak yayınladı.
    bu soneler içinde 66ncısı can yücel’in çevirisiyle türk okunura bir parmak bal olmuştu; kawa nemir’in aynı dil grubundan çevirileriyle hedeflediği; "çocuklar ana dilinde rüya görebilsin" dediği arzusu gerçek olmuş olsun, onların da dimağı dillerinin güzellikleriyle tatlandırılsın.
    *
    can yücel’in çevirisiyle türkçe 66. sone

    vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
    değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
    değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
    değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
    değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
    o kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
    ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
    ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
    değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
    değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
    doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
    değil mi ki kötüler kadı olmuş yemen' e
    vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
    seni yalnız komak var, o koyuyor adama.
    çeviren: can yücel
    *
    kawa nemir’in çevirisiyle kürtçe 66. sone
    bê zar im ji dinyaligê, dilzar, bimirama,-
    dibînim, merd kirin parsek li kuçe-kolanan,
    rûtik û behle bi xeml û xêz, nabêjî çima?
    baweriya pak kuştiye şerê xwarze-xalan,
    şerm çûye, şoreta bi xeml û xêz hatiye cî,
    xamatiya dilpakî bir zorê dane amê,
    serpaki peymale kir qanûna axa hecî,
    hêz bû kurdecehş, bi biratî derket ji tehmê,
    zordest zimanê hunerê best bir heft werîsan,
    hişsivik hefsar kir şarezatî bin ezanî,
    te got, rastiya saf, gotine te, dilsaf, dîsan,
    pakî dîlê nepakiyê, binzîn bû’b hêsanî:
    bê zar im ji dinyayê, lê xim herim mirinê
    lê ez ê dildarê xwe çawa bihêlim tenê.
    çeviren: kawa nemir

    bknz: hemu soneyen william shakespeare, çev: kawa nemir, lis yayınevi, diyarbakır 2010, s: 362
    edit: 66ncı sonenin türkçesi yukarıda daha önce 50nci entry ile smart tarafından girilmiştir. buraya, anlatım bütünlüğü bozulmasın diye tekrar aldım.
  • yaşadığı yıllarda 900'lü hat muamelesi gören vasat yazar. erotik kitap ve oyunlarıyla devrinin melissa p'si olmuştur bu feminen abi. ayrıca grup seks kavramından bahseden ilk yazardır. romeo ve juliet eserinde romeo, juliet ve romeo'nun kankasının hisli hisli bakıştığı anlarda gizli grup seks imgesi vardır.