şükela:  tümü | bugün
  • " basarili olmak icin uc cumle: 1. digerlerinden daha fazla bil. 2. digerlerinden daha fazla calis. 3. digerlerinden daha az beklenti icinde ol."

    william shakespeare
  • egitim seviyesinin cok dusuk oldugu bir donemde bir cok kisinin anlamini bilmedigi kelimeler kullanarak, edebi olarak karmasik oyunlar yazmasina ragmen genis kitleler tarafindan begenilmesi "karakteri asagilama" teknigini cok kullanmasiyla aciklanir. izleyici kelimenin anlamini bilmese de atmosferden, oyuncularin jest ve mimiklerinden kotu ve rencide edici bir seyler soylendigini anlar. bu sahne bazen komiktir seyirci asagilayanin yaninda olur, birlesir ve hepberaber guler yada sahne dramatiktir seyirci yine asagilayanin yaninda birlesir merakla bir sonraki sahnede olucak olaylari, asagilananin tepkisini bekler.

    gunumuzde televizyonda sansasyonun, kavga gurultunun rating getirmesi zaman icinde sonradan olmamistir. anladigi dilden oldugu surece egitimsiz kitle sahnedeki itis kakisa hep ilgi duymustur.
  • "herkesi sev, birkac kisiye guven ve hic kimseye yanlis yapma."

    william shakespeare
  • dümdüz yazan adam.

    kendisi oyunlarını adeta bir bilinç akışıymışcasına yazmış bir kişiydi. oysa biz onu o kadar günümüz tiyatrosu ve teknikleri ile düşünmekteyiz, sanki perde, sahne ve yönlendirmeleri olmayan bir eser yazamazmış gibi.

    ama yazıyordu, dümdüz, olduğu gibi, kısa hikaye, roman ya da romancık gibi.

    shakespeare'in tiyatro eserlerinin yazılı olarak toplanması bile çok daha sonraları oluyor.

    1709 yıllarında (shakespeare'in ölümünden neredeyse 100 sene sonra) nicholas rowe denilen bir şahıs eserlere strüktürel bir düzen getirmeye niyet ediyor. bu bir bakıma da dönemi ile alakadar. shakespeare'in deneyselliği ve yeniliğine, dönemin düzen anlayışını getirmek ile ilişkili. rowe, eserleri sahnelere ve perdelere ayırmış, sahne yönelendirmeleri eklemişti, böylelikle eserin daha "nizamlı" olduğunu düşünmüştü belki de, shakespeare'in bunu akıl edemeyeceğini mi düşünmüştü artık nedir.

    ve ne tuhaftır ki, sanırım rowe'un yaptığı daha pratik bulunmuş ki, yaptığı değişiklikler günümüze kadar devam etmekte. eserleri hala perdelere bölünmüş şekilde okumaktayız. hani bu sanki joyce'un yazdığı eserleri, "çok karışık olmuş, şunları bir bölümlere, başlıklara ayıralım" deme minvalinde bir hareket. ya da picasso'nun bir eserini "çok karman çorman çizgiler, şunları bir düzeltelim" demek gibi.

    ne kurcalıyorsun be adam!
  • bazen;
    yıldızları süpürürsün, farkında olmadan.
    güneş kucağındadır, bilemezsin.
    bir çocuk gözlerinin içine bakar, arka dönüktür.
    ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.
    koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
    uçar gider, koşsan da tutamazsın.
    ---shakespeare---

    bazen böyle olur insan ay balam, bazen hassas olur, böyle şiir toplar.
    bazen böyle de bazen nasıl? ayrılığın yarattığı bir fırtına kopar ya içinde. dinmez hani, zaman silene, yenisi gelene kadar. bazenlerden bazen sec kendine. sen karar verme, versen de yanlıs ver, ondan sonra şiir topla.
    şekspir abi yasasa, alsa karsısına konussa, dese böyle böyle "kadir kıymet bil be oglum, süper bir cift oldunuz" dese. ben laftan anlamadıkca o da sıkılır sonunda. der ki; "yavrum benim oyunlar bile bu kadar tekrar yapmadı, seni kapıdan içeri sokan da hata." sallar beni, biliyorum basıma gelecekleri. bu sefer şekspir'i de kaybederim. şekspir bu boru degil ki, oturup bir şiir yazsa "ahmak genc ve ziyan ve heba" diye, tarihe gecerim. mecbur alttan alacaksın, mecbur lafını dinleyeceksin. bu sayede efendi olur, elimdekini kaybetmezdim. yıllar sonra kendi cocuklarımı kucaklar, şekspir amcalarının elini öptürürdüm.

    -bakın cocuklar, şekspir amcanızın benim üzerimde çok emegi var. öz amcanız sayın kendisini. baba yarısı bir insandır. olası bir saygısızlıgınızda dislerinizi dökerim haberiniz olsun. keratalar sizi. gösterin bakalım pipinizi şekspir amcanız erkek görsün, ahahahaha..

    işte olmadı ki elimizden tutan.....
  • "bir çocuk gözlerinin içine bakar, arka dönüktür."

    arkam dönükken çocuk gözlerimin içine nasıl bakacak?
    bu da bence pek mühim mesele.
    ki bir çok ortamda shakespeare'e mâl edilen bu dizlerin ona ait olmadığı kesin gibi.
  • eserleri için voltaire'in "koca bir çöp yığını", charles dickens'ın "mide bulandıracak kadar yavan" ve tolstoy'un "kaba, ahlaksız, bayağı ve yavan" dediği efsane.

    (bkz: insanoğluna yaranılmaz)
  • dahi gözüyle baktığım adam.

    birçok yazarı beğenmem. ben daha iyi yazarım diye düşünürüm. buna çok ünlü yazarlar vs de dahil. lakin bu adam söz konusu olunca önümü bu 35 derece sıcakta ilikler, saygı duruşuna geçerim.

    ve bu adamın eşcinsel olduğunu öğrendiğimde ufkum 2 katına çıktı. erkek denen yaşam formu bir kadına bile o denli güzel şeyler yazamazken sen çık, binlerce yıllık genetiği baskılarla dogmatik üreyen halinle bu denli şeyler yazabil.

    eşcinsellikten oldukça uzak olsam da saygı duymamak, örnek almamak, düşünmemek, hayran kalmamak elde değil.
  • üzerinden elitistlik bilmişlik yapmanın çok kolay geldiği bir yazar bu ki oldukça ironik geliyor bu durum bana. ustalığını tartışmıyorum tabi de...

    sonuçta yazdığı dönemdeki tiyatro kültürünün gayet her sınıfı kapsayan hiç elit olmayan bir eğlence çeşidi olması gerçeği var. hani bildiğin gürültülü, pis, dağınık bir ortamdan bahsediyoruz.

    kullandığı inanılmaz dilin içinde, sürekli özellikle komedilerinde, her türlü göt, meme, ossuruk espirisi yaptığı gerçeği var. karakterlerinden birinin bir süre eşek kafasıyla gezmesini ve karakterin adının popo esprisi olmasını örnek verebilirim misal. (bkz: a midsummer night's dream)

    tam bu herkesin bir şey alabildiği bir sürü seviyede konuşan dil sayesinde populer olduğu gerçeği de varken

    kimin kime neyin havasını yaptığını düşünüp gülüyorum işte öyle bazen.

    "senin ananı ..." tadında seviyeli bir örnek ile shakespeare'den bu anlamlı diyaloğu da örnek olarak bırakıyorum buraya:

    titus andronicus: act 4, scene 2

    chıron
    thou hast undone our mother.

    aaron
    villain, ı have done thy mother
  • will.i.am shake as spear

    2015 yazında damgasını vuracak şarkı.. şarkıyı ben yazdım kesin tutar :)