şükela:  tümü | bugün
  • paspas yazisi..
  • cem karaca şarkısı. albüm die kanaken, tarih 1984. bir gurbetçinin almanya'da yaşadığı entegrasyon sorunsalına değinir:

    komm türke - trinke deutsches bier
    dann bist du auch willkommen hier
    mit prost wird allah abserviert
    und du ein stückhen integriert

    ihr stinkt nach knoblauch - laßt den weg
    eßt sauerkauft mit schweinespeck
    und wer statt kinder dackel dressiert
    der ist fast schon integriert

    die pluderhosen stören nur
    tragt bein und kopf - doch bitte pur
    politisch seid nicht interessiert
    dann seid ihr endlich integriert

    als müllmann mögen wir euch schon
    stecht hinten an - gehts um den lohn
    steht vorn an wenn man abserviert
    dann seid ihr überintegriert
  • cabaret müzikalinin neşeli açılış şarkısı. sözleri aşağıdaki gibidir. şarkı içinde emcee tek tek cabaret kızlarını ve erkeklerini tanıtır. bıcır bıcır bi şarkıdır. ironiktir o ayrı.müzikalin ikinci dünya savaşının hemen öncesindeki almanya'ya gönderme yaptığı düşünülürse... "we have no troubles here"

    willkommen, bienvenue, welcome!
    fremde, etranger, stranger.
    glucklich zu sehen, je suis enchante,
    happy to see you, bliebe, reste, stay.

    willkommen, bienvenue, welcome.
    im cabaret, au cabaret, to cabaret.

    meine damen und herren, mesdames et messieurs,
    ladies and gentlemen! guten abend, bon soir,
    good evening!
    wie geht's? comment ca va? do you feel good?
    (yeah, i bet you do)
    ich bin euer conferencire; je suis votre compere...
    i am your host!

    und sagen
    willkommen, bienvenue, welcome
    im cabaret, au cabaret, to cabaret!

    leave your troubles outside!
    so--life is disappointing? forget it!
    we have no troubles here! here life is beautiful...
    the girls are beautiful...
    even the orchestra is beautiful!

    you see? i told you the orchestra was beautiful.
    and now presenting the cabaret girls!
    rosie! (rosie is so called because of the color of her cheeeks.)
    lulu! (oh you like lulu? well too bad! so does rosie.)
    frenchie! (you know i like to order frenchie on the side. on your side frenchie! just kidding!)
    texas! (yes, texas is from america! but, she's a very cunning linguist!)
    fritzie! (oh, fritzie would you stop that! already this week we have lost two waiters,
    a table and three bottles of champagne up there, like this.)
    and helga! (helga is the baby. i'm like a father to her. so when she's bad i spank her. and she is very, very, very, very, very, very bad)
    rosie, lulu, frenchie, texas, fritzie... und helga.
    each and every onea virgin! you don't believe me? well, don't take my word for it. go ahead--try helga!

    kit kat girls:
    wir sagen
    willkommen, bienvenue, welcome
    im cabaret, au cabaret, to cabaret!

    emcee:
    we are here to serve you!
    and now presenting the cabaret boys:
    here they are!
    bobby! victor!
    or is it...
    victor! and bobby...
    you know there's only really one way to tell the difference...
    i'll show you later.
    hans (oh hans, baby, go easy on the sauerkraut!),
    herman (you know the funniest thing about herman? there's nothing funny about herman!),
    and finally, the toast of mayfair, fraulein sally bowles!

    sally:
    hello, darlings!
    emcee:
    bleibe, reste, stay!
    all:
    willkommen, bienvenue, welcome
    (emcee: that's victor.)
    im cabaret, au cabaret,
    wir sagen
    (whisper)
    willkommen, bienvenue, welcome!
    fremde, etranger, stranger.
    (emcee: hello stranger)
    glucklich zu sehen, je suis enchante,
    (emcee: enchante madame.)
    happy to see you,
    bliebe, reste, stay.

    wir sagen
    willkommen, bienvenue, welcome!
    fremde, etranger, stranger.
    glucklich zu sehen, je suis enchante,
    happy to see you,
    bliebe, reste, stay.
    wir sagen
    willkommen, bienvenue, welcome
    im cabaret, au cabaret, to cabaret

    emcee:
    thank you!
    bobby, victor, hans, herman, rosie, lulu, frenchie,
    texas, fritzie, helga, sally, and me!
    welcome to the kit kat klub!!
  • john stamos tarafindan icra edilmis versiyonunu http://www.johnstamos.net/ (video) 'dan izleyebileceğiniz bir müzikal klasiği...
  • aynı zamanda bir cold case bölümü.
  • almanca hos geldin anlamina gelen kelime.
    daha gönülden söylenen versiyonu ise herzlich wilkommen
  • alan cumming'in yirmi seneyi aşkın zamandır hakkını verdiği cabaret müzikalinin açılış parçası. sam mendes'in 1993 londra versiyonundan sonra broadway'deki 1998 prodüksyonunda da "merasim şefi" olarak sahneye çıkan cumming, geçtiğimiz nisan ayından beri aynı rolü yeni broadway versiyonunda oynamaya devam ediyor.

    müzikalin kapanışında weimar cumhuriyeti ve 1920'lerin berlin'inden geriye kalan her şey artık sona ermiştir. "willkommen"in o tanıdık melodisi duyulur sahnede ama bu sefer verdiği hissiyat çok başkadır. o trençkot son bir kez daha çıkar ama bu sefer altında davetkar bir papyon değil, toplama kamplarında yahudi mahkumların giydiği üniforma vardır...

    (bkz: almanya/@deliogul)
  • 1966 tarihli cabaret müzikalinde ilk kez the emcee tarafından seslendirilen unutulmaz kabare şarkısı. 1972 tarihli aynı adlı müzikal filmde ise joel grey tarafından seslendirilmiş bir klasiktir. almanca, fransızca ve ingilizce sözlerden oluşan 3 dilli bir şarkıdır ve bir kabarenin sahne açışını anlatmaktadır. birçok ödül töreninde de açılış şarkısı olarak kullanılmıştır. sözleri şöyledir;

    willkommen! bienvenue! welcome!
    fremder, etranger, stranger,
    glücklich zu sehen,
    je suis enchanté,
    happy to see you,
    bleibe, reste, stay.
    willkommen! bienvenue! welcome!
    im cabaret, au cabaret, to cabaret!

    meine damen und herren-
    mesdames et messieurs-
    ladies and gentlemen,
    comment ça va?
    do you feel good?
    ich bin euer conférencier!
    i am your host!
    und sage:
    willkommen! bienvenue! welcome!
    im cabaret, au cabaret, to cabaret!

    leave your troubles outside.
    so life is disappointing, forget it!
    in here life is beautiful.
    the girls are beautiful.
    even the orchestra is beautiful.

    and now presenting the cabaret girls!
    heidi, christine, mouzy, helga, betty, und inge.
    each and every one a virgin--
    you don't believe me,
    well, do not take my word for it,
    go ahead, ask helga!
    ha ha ha!

    glücklich zu sehen,
    je suis enchanté,
    happy to see you--
    willkommen! bienvenue! welcome!
    im cabaret,
    au cabaret,
    to cabaret!

    willkommen! bienvenue! welcome!
    fremder, etranger, stranger, i love stranger
    glücklich zu sehen,
    je suis enchanté, enchanté, madame!

    happy to see you,
    wir sagen
    willkommen! bienvenue! welcome!
    im cabaret,
    au cabaret,
    to cabaret!

    emcee (cabaret, 1966) - https://www.youtube.com/watch?v=ekpw25q3nuk

    joel grey (tony awards, 1967) - https://www.youtube.com/watch?v=fxqyitv7pr4

    joel grey (cabaret, 1972) - https://www.youtube.com/watch?v=yqn8vpocnp4

    rodrigo negrini - https://www.youtube.com/watch?v=tdhdmzxxlis

    neil patrick harris - https://www.youtube.com/watch?v=-tq7h-_hud8
  • cem karaca şarkısı, youtube'da fidaner türkçe sözleri şu şekilde vermiş:
    komm türke - trinke deutsches bier (gel türk - alman birası iç)
    dann bist du auch willkommen hier (o zaman sen de burada iyi karşılanacaksın)
    mit prost wird allah abserviert (şerefe diyerek allah sepetlenecek)
    und du ein stückhen integriert (ve sen de bir parça entegre olacaksın)

    ihr stinkt nach knoblauch - laßt den weg (sarmısak kokuyorsunuz - onu bırakın)
    eßt sauerkauft mit schweinespeck (lahana turşusu ve domuz pastırması yiyin)
    und wer statt kinder dackel dressiert (ve kim çocuk yerine dackel köpeği terbiye ederse)
    der ist fast schon integriert (o nerdeyse entegre olmuştur bile)

    die pluderhosen stören nur (şalvar rahatsız eder sadece)
    tragt bein und kopf - doch bitte pur (bacakları ve kafa sade olsun lütfen)
    politisch seid nicht interessiert ( politikayla da ilgilenmezseniz)
    dann seid ihr endlich integriert (işte o zaman sonunda entegre olmuşsunuzdur)

    als müllmann mögen wir euch schon (sizi çöpçü olarak seviyoruz elbette)
    stecht hinten an - gehts um den lohn (eğer sözkonusu olan maaş ise arkada kalın/arkadan bıçaklayın.[burada sesteş olan stechen ve stehen fiilleri ile yapılan bir kelime oyunu var. iki şekilde birden okunmalı bu satır] )
    steht vorn an wenn man abserviert (sepetleme -işten çıkarma- olduğunda ise en önde durun)
    dann seid ihr überintegriert (işte o zaman entegre ötesi olursunuz)