şükela:  tümü | bugün
  • 1992 yilin da olmustur...izmir karsiyaka da adina dikilmis goge giden bir yol heykeli vardir...
  • başbakan iken yahudi soykırımı anıtı önünde diz çökmüş ve bir anlamda tüm almanlar adına özür dilemiştir. insanlığın birkaç adım önünden giden kişi..
  • (bkz: brandt raporu)
  • ankara , çankaya'da bir sokagin adidir.
  • eski iki marklarin üzerinde portresi bulunan baskan.
  • nobel baris odulu'ne layik gorulmus bir devlet adami. kendisinden sonra helmut schmidt gelmistir.
  • willy brandt, 18 aralık 1913'de tezgahtar bir kadının gayri meşru çocuğu olarak lübeck'de doğdu. gerçek adı herbert ernst karl frahm'dır. annesinin etkisiyle sosyalizmle küçük yaşta tanıştı, 14 yaşındayken partinin yerel yayın organı lübecker volksbote'ye (lübeck halk habercisi) yazmaya başladı. 16 yaşında, spdnin (alman sosyal demokrat partisi) gençlik örgütü s.a.j'a (sosyalist işçi gençlik), bir sene sonra spd'ye üye oldu. 1931'de spd'den ayrılan sol kanadın kurduğu sap'a (sosyalist işçi partisi) geçti. 1932'de liseyi bitirdi. 11-12 mart 1933'de willy brant kod adıyla sap'ın dresden'de illegal olarak düzenlediği kongreye katıldıktan bir süre sonra, tutuklanacağını öğrenince bir balıkçı teknesiyle danimarka üzerinden norveç'e kadar kaçtı.
    brandt, burada bir yandan norveç işçi partisi içinde çalışırken, almanya'daki sap örgütüyle de haberleşmeyi ve ülkesine illegal yayınlar sızdırmayı sürdürdü. 1936 yazında, norveçli öğrenci gunnar gaasland adına düzenlenmiş bir kimlikle berlin'e geçerek sap'ın hücre örgütlenmesini geliştirmek için çaba harcadı. ispanya iç savaşının başlaması üzerine, şubat 1937'de sap'ın iyi ilişkiler içinde bulunduğu poum'la (birleşik marksist işçi partisi) bağlantısını sağlamak için ispanya'ya gitti. haziran 1937'ye dek kaldığı ispanya'dan yeniden norveç'e döndü. 1938 yılında nazi rejimi tarafından alman vatandaşlığından çıkarıldı.
    brandt, ikinci dünya savaşı başlayıp almanya, norveç'i işgal edince, gerçek kimliği anlaşılarak örgütü ele vermemek amacıyla giydiği norveç askeri üniformasıyla yakalandı. savaş esiri sayılarak bir süre sonra serbest bırakılmasından yararlanarak tarafsız isveç'in başkenti stockholm'e geçti ve uzun süre norveç direnişi için çalıştı. 1942'de beraber davrandığı eski sap kadrolarıyla beraber yeniden spd'ye dönmeyi kararlaştırdı. iskandinav sosyalistlerinin pragmatist anlayışı ve reformist "sosyal adaletçi" sosyalizm tasarımları brandt üzerinde derin etki yapmıştır.
    brandt, savaşın bitmesinden sonra almanya'ya, önce norveç işçi partisinin gözlemcisi olarak döndü. 1947 sonunda yeniden alman vatandaşlığına geçti. ocak 1948'de, 1941'de evlenmiş olduğu norveçli eşinden ayrılarak yeniden evlendi. spd'de almanya'nın uluslararası kapitalist sistemle (ve batıyla) yeniden eklemlenmesini savunan sağ kanatta yer aldı. siyasal faaliyetini sürdürdüğü berlin'de 1958'de berlin örgüt başkanlığı'na seçildi. burada ekim 1957'de berlin belediye başkanının ölmesiyle şehir meclis başkanı olarak belediye başkanlığına gelmişti. 1961 genel seçimlerinde spd'nin başbakan adayı oldu; partinin oyunu %31'den %36'ya çıkarmasına rağmen seçilemedi. bu seçim kampanyasında, geçmişde komünistlerle işbirliği yapmış olması ve " nesebinin gayri sahihliği" sağ partilerce aleyhinde kullanıldı. 1964'de spd parti başkanlığına seçildi.
    1966'da hristiyan demokratlarla spd arasında kurulan büyük koalisyon'da başbakan yardımcısı ve dışişleri bakanı oldu. bu görevde, amerika'dan olabildiğince bağımsızlaşma esasına dayalı bir "avrupa politikası" tasarımı geliştirdi. alman diplomasisini abd'den bağımsızlaştırmaya çalıştı; doğu avrupa halk demokrasileri ve özellikle doğu almanya cumhuriyeti ile ilişkilerinin geliştirilmesi için büyük çaba harcadı.
    willy brandt 1968 seçimlerinden sonra spd ile fdp'nin (hür demokrar parti) kurduğu koalisyon hükümetinde başbakan oldu. ostpolitik (doğu politikası) alanında hızlı adım atan brandt 1970 yılında federal ve demokratik alman hükümetlerinin geniş çaplı işbirliğine girmesine öncülük etti; sscb ile saldırmazlık paktını imzaladı. 1971'de başbakan olarak ziyaret ettiği varşova'da, ikinci dünya savaşında nazilerin katlettiği polonyalı yahudiler anısına yapılmş olan anıtı önünde diz çökmesi dünya kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. aynı yıl " doğu-batı gerginliğinin azaltılmasına katkıları" nedeniyle kendisine nobel barış ödülü verildi.
    1976'da sosyalist enternasyonal başkanlığına seçilen brandt, 1974'de özel danışmanı günther guillaumme'un demokratik alman ajanı olduğunun ortaya çıkması üzerine başbakanlıktan istifa etti. bundan sonra fiilen partinin "onur başkanlığı" konumuna çekildi. 1979'da geçirdiği kalp krizi üzerine karısından ayrıldıktan sonra, 1984'de kendisinden 32 yaş küçük olan spd sol kanadından genç bir kadınla evlendi. brandt seksenli yıllarda partide ağırlığını yeniden hissettirdi ve yeşillerle koalisyondan yana, abd öncülüğünde yeniden tırmandırılan soğuk savaş atmosferine ve nükleer silahlanmaya karşı tavır alarak partinin sol kanadını destekledi.
    almanya'nın efsanevi sosyaldemokrat lideri brandt, 8 ekim 1992'de sosyalist enternasyonal başkanı olarak hayata gözlerini yumdu.
  • ünlü bir sözü de sudur: "if i'm selling to you, i speak your language. if i'm buying, dann müssen sie deutsch sprechen." (size bir sey satiyorsam dilinizi konusurum; ama eger alici ben isem, o zaman siz almanca konusmak zorundasiniz.)
  • soguk savas doneminde sscb'ni ziyaret etme cesaretini ve acik yurekliligini gosterebilmis, yine ayni donemde varsova'da bulunan yahudi anitini ziyareti sirasinda tum gazetecilerin onunde dizlerinin ustune cokerek gonullere taht kurmus sosyal demokrat devlet adami. willy brandt adini norvec'te kaldigi yasakli yillarda almistir. 1992'de olmustur. 29 ocak 2005 chp kurultayi sonrasi kendime willy brandt sweatshirtu yaptim. manidar..ya da yazik bize..
  • polonya gezisi sırasında, 2. dünya savaşı zamanında, varşova gettosunda naziler tarafından öldürülen yahudiler adına dikilmiş anıt önünde saygıyla dizlerinin üzerine çökmüştür. bu görüntü kendi ülkesinde çeşitli tartışmalara neden olmuştur ki; o zamanlar hala batı almanya'da naziler ve yaptıkları hakkında konuşmak bir tabuydu. oysa dünya, bu jesti onun uzlaşmacılığını gösteren bir hareket olarak algılamıştır..
    (bkz: http://www.willybrandtcenter.org/…ll_348x298_hb.jpg)