şükela:  tümü | bugün
  • orta uzunlukta kesilmis koyu kestane saclariyla ilk celebrity crush'imdi kendisi. sabi halimizle kakaladiklari kid dergisinde gormustum. yas 9. alev'e yaziyorum. aklimin bir kosesi de berna da ama. aslan kral ebemizi aglatmis. commodore 64'un kafa ayari yine dagilmis. matematikte sinif birincisi olmusum. ilkbahar geliyor diye mutluyum; erkenden eve girmek yok, daha cok top pesinde kosmak var. erkenden eve girersen de ilk opucuk var, genclik ruzgarlari var. adini bilmedigimiz sacma bir enerji icimizde. kaynagini bilmiyoruz, zaten merak da etmiyoruz.

    henuz ne winona takatsiz bir kleptomanmis, ne genclik hic farkettirmeden bir cirpida gecmis, ne de memleket bu kadar uzak degilmis.

    ah winona... en incelikli, en acimasiz ve en guzel metaforumsun.
  • "hırsızlık" suçuyla yargılandığı dönem mahkemeye transparan bir elbise ile gitmiş, yargıcın dibini düşürmüştü. o dibi düşen yargıç da winona ryder'ı dinlendikten sonra, tutuksuz yargılamak üzere serbest bırakmıştı.

    aynı gün tutuklanan bir kara yağız delikanlı ise, "ben erkek olduğum için tutuklanıyorum" diyerek olaya tepkisini koydu. yalnız o yağız delikanlı türk olaydı, "kol kadar sikin olacağına, fındık kadar amın olsun" derdi, daha etkili bir sitem olurdu, tabii.
  • 5 sene önceki sevgilisi jason kay 'in dediğine göre iflah olmaz bir seks manyağıymış. jason artık bu durumdan illallah edince winona'ya yol vermiş. özellikle winona'nın tvde göründüğünden daha büyük olduğunu söylediği göğüslerinin arasında sosis(!) gezdirme fantazisinden gına gelmiş arkadaşa. çok acıklı bir ayrılık hikayesi cidden.
  • gece uyuyamadığı zamanlarda tüm gece müzik dinleyip araba sürerdi. tüm gece etrafta arabasıyla dolanırken tek istediği şeyse konuşabileceği bir arkadaşa, bir insana sahip olabilmekti ama hiç kimsem yoktu diyor winona tee '99 yılındaki röportajında. yine bir gece sokaklardayken rolling stone kapağında kendini görüp nasıl yıkıldığını da anlatıyor: "winona ryder, dünyanın en şanslı kızı". ben dünyada kafası karışmış inanılmaz acılar içinde kayıp bir ruhken; onlar beni huzur içinde, zengin, şımarık, eften püften problemleriyle olağan bir hollywood starı olarak yazıyordu. oysa ne çektim bir ben bilirim diyor börülce gözlüm ya, depresyonunu sevdiğim...
  • insanın aklını başından alan kocaman hüzünlü kahverengi gözleri ile kendi hâlindeki bir sinemaseveri on binlerce kilometre öteden kendine aşık edebilen aktris. lâkabı noni'dir, bilimum rocker ile seviyeli birliktelikler yaşamışlığı vardır.

    2001 kasımında saks fifth avenue'da karıştığı malum şopliftink skandalının ardından yaşadığı imdb ölçeğine göre 7.5 şiddetli kariyer depreminden canlı kurtulmayı başarabilmiştir noni. şimdilerde ise a scanner darkly ile başlayan, the darwin awards ile devam eden; the ten ve sex and death 101 sayesinde ise tavana vuracağını umduğumuz bir canlanma evresine giriliyor sanki kariyerinde.

    boşuna dememiş karayipli bir korsan/düşünür; winona forever hüleyan..
  • metal dinleyen ve bettlejuice seven bilimum alemin hasta oldugu kari
  • hollywood camiasinda insanlarin "eger bir rock muzisyeni, winona'yla yatmamissa, tam bir rockci sayilmaz" demesine yol acmis, beraber oldugu insanlarla butun kadinlari catir catir catlasmis insan. (bkz: johhny depp)
  • johnny depp'e, onunla olan beraberliğinden bir dövme yadigar kalmıştır, her ne kadar "winona forever*" olan dövme "wino forever*"'a evrilmiş olsa da.

    öncesi:
    http://tinypic.com/r/5mgbd/6

    sonrası:
    http://tinypic.com/r/2h5vh3q/6
  • henüz 27 yaşındayken filmografisinde, martin scorsese, bille august, al pacino, woody allen, francis ford coppola, jim jarmusch, tim burton gibi yönetmenlerle çalışma onurunu taşıyan oyuncu.