şükela:  tümü | bugün
  • (gör: http://www.wintersleep.com/) adresinde ikamet eden akustik gitarlarıyla alternatif rock ile indie arasında güzel müzikler yapan keşfedilmeye değer kanadalı grup.
  • self-titled olarak labwork etiketiyle piyasaya çıkan ilk wintersleep albümü, avalanche ve wind dikkat çeken şarkılardandır tracklisti :

    01 sore
    02 snowstorm
    03 avalanche
    04 butterfly
    05 home
    06 caliber
    07 the dead
    08 wind
    09 orca
    10 assembly lines
    11 ambulance
    12 motion
  • http://youtu.be/q-iw0zl2li0 şöyle bir şakıya sahip olmasına karşın sözlük tarafından yeterince ilgi gösterilmemiş grup. diğer şarkıları da hiç fena değil.

    takipçisiyim.
  • nuri bilge ceylan'ın son filmi için:

    (bkz: kış uykusu)
  • adeta kadikoy sokaklarını arsinlamis gibi, kadikoy semtinin cocuklariymis gibi sarkilar yapan grup. asırı sevdik.
  • laser beams pek güzeldir.
  • nuri bilge ceylan'ın 2014 model, uzun metraj filmi.

    türk izleyicisiyle ilk buluştuğu zaman eksiksiz fransız olanla ayni duyguyu yasatmistir.ilginçtir, nuri bilge kendisini politik olayların dışında, insan psikolojisinin birçok hatta yeri geldiğinde tüm olan biteni aciklanabilecegini düşünüyor.ancak bu psikolojik yaklaşım biçimini nuri bilgenin tüm filmlerinde soluksuz görmek yerine bazılarında es geçerken bazılarında o yoğunluk, insanı içinden vuruyor.

    söz konusu winter sleep (kış uykusu) filminde bazı kesitler çok yoğun buhranlari keskin bir dille alintilamakta. kendisi bir cehov hayranı olmasının yanında, rus edebiyatına, edebiyata, sanata çok ilgili nuri bilge.bu filminde kalın çizgilerle herhangi bir yazarın imzası bulunmamakla birlikte öylesine kivaminda bir karışım mevcut ki, değil seyirciyi rahatsız etmek, içine tek bir tane tuz tanecigi atılmaz bir biçim, bir özveri, bir sanat.

    konuyu çok dağıtmadan birkaç sahneden bahsetmek istiyorum.tabiyki aralarından seçmek öylesine zorlu ki, diğer tüm sahnelere haksızlık olmaması için aklıma ilk gelenlerden bahsedeceğim.

    "nihal'in aydın beyden gizli,bir yardım girişimde bulunması."
    aslında bu bütün filme yayılmış durumda ancak nihalin hali, aydın beyin davranışlarının en belirgin olduğu sahne, aydın beyin odaya gelip "nihalll, ay nihal.. bunların kaydı tutuldu mu,şunlar şunlar yapildi mi, edildimi... hiç sanmıyorum" diye devam eden enfes sahne. bu sahnede nihal'in kendi iç savasiminin yani sıra aydın beyin irrite edici kendini begenmisligi, -nihalin söyledigiyle, "ancak zaman zaman insanı aşağılayan, küçük düşüren bir hava" taşıyor.öte yandan nihal'in değil sadece kendisiyle problemi, dış dünyaya ayak uydurmaya çalışma bicimide dikkate değer. yardım etmek sanki "iyi" ancak sahne imam hamdi'ye giden nihal hanımın uzattığı paraya dönünce işler biraz karışıyor.bu sahnelerdeki olan biten ise direkt olarak seyirciye sunulmuyor.olayları gozlemlemesi duyguları hissedebilmesi bekleniyor.ışte tamda bu yüzden türkiyede yaşayan bir insan ile fransada veyahut ingiltere de yaşayan birisi tam olarak aynı duyguları paylasabiliyor bu filmde(bu yönüyle "bir zamanlar anadolusundan" ayrılıyor).sahneler yarim, ancak eksik değil.

    diğer sahne, imam hamdinin kavga olayindan sonra ikinci kere (yayan) aydin beyin evine gelmesi.
    burada aydın bey ve kardeşi, nihal hanım kahvaltı yapmaktalar.ancak sürpriz, umulmadık aslında beklenmedik hatta beklenmeyen, beklenilmesi arzulanmayan bir "tanri" misafiri peydah oluyor.aydın bey hazzetmiyor.içinde bulunduğu sosyoekonomik rahatlık onu bu duygudan veya duygulardan mahrum birakmisa benziyor.ilk söylediği "gelecek şimdi miymiymiymiy.. ağzında geçemeyecek duracak.." sonrasında nihal hanımın ısrarları falan.hamdi gelir içeri.usulünce kahvaltıya davet edilir.kamera direkt bir yaklaşımda bulunmaz ancak ismail'in çocuğu aydın beyin elini opmeden o kısa, keskin bıçak bakisindan çok daha keskin bir küçük bakış atar ki.sahne burda bir durur.bu ışte burada doygunluktur.kelimeler açıklamaya yetmez o 1 saniyelik bakışı.sonrasında imam hamdi "miymiy-ca" kahvaltıya daveti reddeder. bir çay içerler derken aydın bey sorar -yayan mi geldiniz?

    ismail'in oğlu bayilinca hamdinin planı suya düşer. tekrar bu sefer kendi gider aydın beyin yanına.bu sahne -abi bu ne be! dedirtir.
    aydın bey içeri girmeden önce hamdi hocanın ayakkabılarını kapının eşiğinde görür. hafif bir o ayakkabıyı ittirme gözükür. aydin bey içeriye girer ve umuldugu üzere imam direk yok ışte bilmeden yapmıştır, çocuktur, zaten hatasının farkına varmıştır minvalinde sözleri aydın beyin filmdeki karakterine yakisit şekilde kesilir. (aslında net bir kesilme mevzu bahis degildir)
    -bu dakka hamdi hoca havasız kalmış burası.
    aydin beyin pencereyi açtıktan, önünde bir saniye kadar durup bu süre boyunca dikkat çeken derin bir nefes alisida o anki psikolojik durumunu oldukça iyi yansıtmaktadır.keza muhattap olmak istemiyordur bu imamla.bir köşede tanrı var midir, kötülük nedir diyen öte yandan kendini beğenmiş, sadece kendini beğenmiş değil kendini bir ilah, üstün olarak gören. diğer kenarda arkasını döndüğünde o... c... diyen öte yandan insanlarin önünde onlara yol gösterdiğini düşünen bir insan.(ve bunlar diyolog halinde.-e tabi malzeme çıkar burdan) sahnenin devamında olay camın faturasına gelince isler daha bir güzelleşiyor tabii.imamın parasi yok çünkü.fakir.camin fiyatı 70 lira. tabi hamdi hoca soruyor.yetmiş lirami tutmuş, bi cam? aydın beyin hidayete araması, camin fiyatının 170 lira olduğunu öğrenmesi... sahne bence burada hamdi çıkardığı parayı "o zaman ben bunu toparliyayim sonra hep birlikte oderim" şekline elinin mükemmel bir yavaslikta tekrar parayı koymak üzere cebine koyduğu an, ışte o an sahne bitmiştir.tüm varlığıyla anlatılmak istenen net bir şekilde aktarılmıştır izleyiciye.

    son olarak bir sahneden daha bahsetmek istiyorum.

    aydin bey "gidemedigi" için arkadisinin evine gider.orada nihal hanimin yardim calismalarinda boy gösteren öğretmen bulunur.(enteresandir bu ogretmen bende "yavsak" edasi uyandırdı.hiçbir insan bu kadar kolay ortama uyum saglamayamaz.saglamamali.normal değil çünkü.)gece uzar. ıcilir. kafalar güzel olmuştur herkesin.bir yanlış anlasilmayla fitil alevlenir.
    ...
    -oteli acmadiysak bi sebebi var herhalde.
    ....
    -benim saga sola yaptığım yardımın haddi hesabı yok ya....ama ben bugüne kadar yaptığım hiçbir yardımda adımı söylemedim.hep gizledim.
    (bu arada aydın bey "biraz paramız var diye.." dediği an kısa bir kahkahada attirmistir)
    buraya kadar bir aydın beyi inceleyelim.şimdi bana sorarsanız filmin genel unsuru "aydını" eleştirmek üzerine oturtulmuş.bu bilinçli veya bilinçsizce olmuş ancak bu görüntü çok rahat ayırt edilebiliyor. aydin bey, dışardan bakıldığında gayet eğitimli, iyi kalpli (yardımsever), okumuş etmiş bir insan.e tamamda o halde problem nerede.bilmiyorum tam olarak aciklayabilekmiyim, ancak.aydin bey turkiyedeki sembol.bir resim.bir önyüz.

    (bkz: bu entride gerekli duzenlemelere yarin devam edilecektir)
    -istemsizce bu entry yarıda kesilmiştir, ilham perileri gitti mi nedir.
hesabın var mı? giriş yap