şükela:  tümü | bugün
  • 1987 yapimi bir bruce robinson filmi. richard e grant'in gelmis gecmis en iyi performansi withnail'dir herhalde. kult film kategorisine girer mi? bence girer.
  • pek çok ingilizin "tüm zamanlar içinde en favori filmin hangisi?" sorusuna verdikleri cevap. yüzlerce kez bıkmadan, her durumda izlenebilir kült bir klasik.. alkol*, tütün, türlü otlar ve hap tüketiminin abartıldığı, bruce robinson'ın yarı otobiyografik filmi. [ki kendisi burdaki "i/marwood"* karakteri oluyor]

    1969 londra'sı*... viktorya dönemini yansıtan eşyalarla bezeli, sefillik içinde bir dairede başlayan; iki işsiz aktörün arkadaşlığını, o çok yaman ingiliz tavrının ve fazla hınzır ingiliz espri anlayışının en iyi örneklerini vererek, iyi bir müzik seçimiyle izleyene sunan bir bakıma bir yol filmi [all along the watchtower*la şehri* geride bırakıp voodoo chile ile geri döndükleri...]

    çok erkek bir film ayrıca; bir iki ufak rol dışında hiç kadın yok!

    finalinde, withnail'in regent's park'da yağmur altındaki o hüzünlü monoloğu ile bir kaybedenin ne denli çekici olabileceğini gösteren; zekice kotarılmış cümlelerin çokça alıntılandığı film: "even a stopped clock tells the right time twice a day."
  • sadece britanya'da cekilebilecek, her daim ucmakta olan uyu$turucu saticisindan ba$ kahraman withnail'e her bir karakteri, her bir karesi mukemmellik seviyesindeki film. sadece "we're not from london, you know!" umutsuz yakari$i bile filmi unutulmaz kilmaya yeter de artarken, her detayin bu kadar ingiliz ve bu kadar iyi kotarilmi$ olmasi her tur ovguyu yetersiz birakmakta...
    bu arada, richard e grant'in en sondaki hamlet tiradi (hamlet, 2. perde 2. sahneden) gercekten bir $aheser.
  • yagmurun, ne zaman yagmasi gerektigini iyi bildigi film.
    sadece yasli ve suratsiz kadinlarin varolabildigi film.
    bir tavugun nasil oturabildigini gosteren film.

    yonetmen ile goruntu yonetmeninin ayni dili konustuklari film.
    oyuncu secimleri ile "gercek" e yaklastiran film.
    seyredilmezse, bir ozel "kahkaha" yi duymaktan eksik kalinacak film.
  • izleyip izleyebileceginiz en ingiliz ve de belki en iyi ingiliz filmi.bir kere izlemek asla yetmiyor,her ay belli aralıklarla insanın canı 'i want something's flesh' diyen withnail 'i, yada elinde bi tavukla cıkagelen marwood 'u yada korkunc uncle monty nin 'ohhh my boys' diye yankılanan igrenc sesini duymak istiyor..sırf ingiliz olmadıgımız için kaçırdıgımız bazı ayrıntılarıda göz önünde bulundurursak gercekten her saniye unutulmaz diyaloglar geliştiriyorlar diyebiliriz

    - where's the whiskey?
    x what for?
    - i got a bastard behind the eyes.
    x i can't take aspirins without a drink.
    - where's the aspirins?
    x probably in the bathroom
    - we've come out here in the middle of nowhere without aspirins?
    x where are we?
    - how should i know where we are?
    x i feel like a pig shat in my head.
    - get hold of that map and look for a place called crow crag.
    x there must and shall be aspirin.
    - give me the keys.
    x get out of the way.
    - if i don't get aspirin, i shall die...here on this fucking mountainside!!!

    ve biz daha gülmeye doyamadan yagmur tekrar yagmaya baslıyor.ama bu sefer son derece farklı...nasıl olur da film boyunca gülmekten canımızı çıkaran withnail gibi bir karakter şimdi sonderece ciddi bir biçimde i shall miss you derken içimizi burkmayı basarıyor?
    ve işte unutulmaz final sonesi:

    w :i shall miss you, withnail.
    m:i shall miss you too. chin-chin
    w:
    'i have of late,
    but wherefore i know not,
    lost all my mirth.
    and indeed it goes so heavily with my disposition...
    that this goodly frame the earth...
    seems to me a sterile promontory.
    it's a most excellent canopy, the air.
    look you, this brave,
    o'er hanging firmament.
    this majestical roof
    fretted with golden fire.
    why, it appeareth nothing to me...
    but a foul and pestilent
    congregation of vapors.
    what a piece of work is a man,
    how noble in reason,
    how infinite in faculties,
    how like an angel in apprehension.
    how like a god!
    the beauty of the world:
    paragon of animals:
    yet to me, what is this quintessence of dust?
    man delights not me.
    no, nor women neither.
    nor women neither."
  • bir takım beatlesologlardan öğrendiğim kadarıyla prodüktörlüğünü george harrison'un , danışman prodüktörlüğünü ise ringo starr'ın yaptığı bir filmmiş.
  • sonunda, kendisinden beklenmeyek bir aklı selimlikle, danny'nin altın bir on yıl olan 60'ların sona erip partinin bittiğini işaret eden çok güzel bir monologunu barındıran film. "i"ın artık ot içmeyi istememesi üzerine danny der ki;

    "that is an unfortunate political decision, reflecting these times"

    danny'nin ne'den bahsettiği anlamayan withnail'e danny:

    "politics man. if you're hanging onto a rising balloon, you're presented with a difficult decision: let go before it gets too late, or hang on and keep getting higher; posing the question, 'how long can you keep a grip on the rope?'...

    "they're sellin' hippie wigs in woolworths man. the greatest decade in the history of mankind is over. and as presumin' ed here has so consistently pointed out, we have failed to paint it black" der. withnail'e anlatılması gereken birşey olduğu çok barizdir. ama işte "unfortunate"tır hakkaten de.
  • withnail:
    are you the farmer? [to i] shut up, i'll deal with this. [to
    parkin]we've gone holiday by mistake. we're in this cottage
    here. are you the farmer?
    i:
    stop saying that withnail, of course he's the fucking farmer. [to
    parkin] we're friends of montague withnail, we desperately need
    fuel and wood.
    [the farmer shakes his head, bewildered.]

    repliginin gectigi ince zeka urunu kult ingiliz filmi
  • her bir karesi her bir diyaloğu modern shakespeare adeta, herkes farklı bir diyaloğuna hasta olmuş.. benim hasta olduğum baştaki danny performansı:

    danny: as a matter of fact, i'm thinking of retiring and going into business. *

    withnail: doing what?

    danny: the toy industry.

    withnail: i thought you were in the bottle industry.

    danny: no, man. that's a sideline.
    ...you can have that. instructions are included. yeah, my partner's got a really good idea for making dolls. his name's presuming ed. his sister give him the idea. she got a doll on christmas what pisses itself.

    & i: really?

    danny: yeah, and you gotta change its drawers for it. it's horrible, really. but they like that, little girls. so we're gonna make one that shits itself as well.

    withnail: shits itself?
    danny: he's an expert. he's building the prototype now.

    .....

    danny: why is he behaving so uptightly?

    withnail: because a gang of cheeroot vendors considered a haircut beyond the limit of my abilities.

    danny: i don't advise a haircut, man. all hairdressers are in the employment of the government. hair are your aerials. they pick up signals from the cosmos and transmit them directly into the brain. this is the reason bald headed men are uptight.
  • ingiliz sinemasinin medari iftihari.. 'hippie' kulturune huzunlu bir agit..

    --- spoiler ---

    filmde saclara dair bir diyalog da vardir.. danny, yani uyusturucu saticisi, "tum berberler, hukumetin emrinde. insanlar saclarini kestirmemeli, saclar insanlarin anteni, alicisi" der.. filmin sonunda 'i', withnail'den ayrilirken sacini kestirmistir.. belki de woolworths'de satiyorlardir o saclari, kim bilir..

    film biterken, withnail hamlet tiradini sona erdikten sonra selam verir ya.. iste insanin ici burkulur o anda..

    --- spoiler ---
hesabın var mı? giriş yap