şükela:  tümü | bugün
  • cinsel yönelim ve etnisiteye dayalı adalet kavramlarındaki problemlere dair farkındalığı olduğunu iddia edenler için kullanılan sözcük. intersectionality kavramının öne sürdüğü kimlik kavramının popülerleşmesiyle bu insanlar twitter'da "uyanık" olan insanlar oluyor. bir nevi cancel culture'ın diğer adı.
    (bkz: cancel culture)
    (bkz: ıntersectionality)
    .:.
    bu insanların farkı şu, ne dediğinizden önce sizin kim olduğunuza bakıyorlar. doğruyu söylemeniz, söylemenizdeki amaç önemli değil. sadece ve sadece kim olduğunuz önemli. kendi kimliklerinden değilseniz, söylediklerinizin bir anlamı olmuyor. kendim gibi sayısalcılar için şöyle açıklıyım:
    mesela kimyada bir reaksiyonun gerçekleşmesi için aktivasyon enerjisi barajı vardır. ortama belli bir miktar enerji verilmelidir, o enerji, belli bir barajı geçerse, reaksiyon gerçekleşir. şu şekilde: görsel
    +
    şimdi bunu uyarlayacak olursak, mantık sahibi bir insan öncelikle bir insanın ne dediğine bakar, sonra da söylediklerine neden, nasıl ve kim gibi sorular sorarak sorgulamaya devam eder ve anlama gerçekleşir, yükselir.
    şu şekildeki gibi: görsel
    +
    yani bu woke culture insanları için, söylediklerinizin bir kıymet kazanması ve anlamlandırılabilmesi için kimliğinizin onlarla aynı olması gereklidir-ya da sizi kendi dayanışma ağından tanıyor olması ve güveniyor olması lazımdır;
    özetle: modern mantıktaki aktivasyon barajı "ne söyledi" sorusuyken, bu insanlar için bu soru "kim söyledi" sorusudur, şu şekilde: görsel
    .:.
    tabii aslında bu sadece woke culture için geçerli değil, ön yargılarıyla hareket eden herkes için geçerli. milliyetçiler, kendi milletinden olmayanlara; ümmet, non-müslimlere inanmaz, dediklerini birincil öncelikle değer vermez çünkü sizin "neden, nasıl ve ne söylediğiniz" çoktan belirlenmiştir. algoritma çok basit aslında, reisin dediği gibi, biz ve onlar var. eğer bizden değilsen, ki sen en iyisi ve en erdemlisi olduğuna inanırsın, karşıdakinin dediklerinin hiçbir bir önemi yoktur. bizden değilsen hainsin, teröristsin, cis-het'sin vs. woke culture insanları da bu şekilde bakıyor olaya ama işin bir kötü yanı daha var, ülkemizde milliyetçilik ve ümmetçilik ithal edileli yüz yıllar ve 14 asır oldu; bu zaman zarfı için bu mekanizmalar af ve tövbe mekanizması geliştirdiler. terörist ya da münafık bile olsa, onların temel kültlerini bayrağı/allah'ı kabul ediyorsa en fazla hapis cezasına çarptırılıyor.(ülkemiz özelinde konuşuyorum, bu düşüncelerin ilk çıktığı zamanlara bakarsak muhtemelen daha sert yaptırımları bulabiliriz pek tabii) oysa woke culture, kendi deyimleriyle söylüyorum, şu anda bir varoluş savaşı veriyor. onların herhangi bir söylemine karşı çıkmak ya da eleştirmek demek tüm bu derme çatma kültlerini sarsmak oluyor, çünkü oturmuş bir kültürleri yok ve korkuyorlar. muhtemelen kendilerini daha çok marjinalize edecek ve masum olsun olmasın kimsenin söylediklerinin altında yatan ne,neden ve nasıllarına bakmadan linçlemeye devam edecekler. masumiyet karinesi de önemli olmayacak onlar için. bunları yapmaları için sebeplerine de dikkat edin, çok net: öldürülüyoruz, biz hep böyle yaşayın; şimdi biz de birlik oldun, siz de rastgele bizim tarafımızdan ölün ya da acı çekin(ya bizdensin ya onlardan mantığıyla saldırının meşrulaştırılması). bir şey daha demeli, bu insan topluluğu, tüm sorunları white male priviledge denen şeyle açıklıyor ama maalesef bu kesimdeki tüm erkeklerin aynı olmadığını, tüm white male'ların, yaftaladıkları gibi priviledgelere sahip olmadıklarını, intihar oranlarını göstersek bile anlatamıyorsunuz. bu topluluk, amerikadaki muadillerinin redditteki subreditlerden okuduklarını, kimi akademisyen ve kendileirini kanaat önderi gibi sunan cinsel kimlik milliyetçileriyle yayıyor ve "duyarlı" olmak isteyen herkes de lince katılıyor. bunu yapabilmeleri için de öncelikle en berbat olayları ele alıp, popülerite kazanıyorlar. fatih tezcan nasıl kuranı yırtan kişilere ölümüne saldırıp, popülerite ve müslüman cenahtan saygı kazanıyorsa; bunlar da en berbat kişileri bulup, bunlara gösterdikleri tepkilerle takipçi sayılarını arttırıyor ve sonra bu güçlerini kendi diğer fikirleri için kullanıyorlar.
    .:.
    woke culture'ın ayrıca gözlemlediğim iki sıkıntısı daha var: birincisi her şeyi siyah ya da beyaz olarak görmesi. mesela istediğiniz kadar kadın hareketlerinin içinde olun , bir gün "bayan" diyin, kadın düşmanı olursunuz. en ufak bir yanlışınızda sizi fütursuzca yargılıyor, madara ediyorlar ve ölümüne linçliyorlar. iş verenlerinize şikayet maillieri atıyorlar, boykotlarla kişilerin işten atılmasına sebep oluyorlar. twitter'da önüne geleni homofobik ilan eden tayfa da aslında bu woke culture'ın türkiye twitter'ındaki versiyonları. oysa, amerika'da bu tarz linçler, gerçek nedenlerle yapılıyor. insanlar seslerini duyurabilmek için bir araya geliyor; buradaysa, sadece ilgi çekmek için bile yapanları görüyoruz.
    ikinci sıkıntısı da herhangi bir argümanda, tartıştığınız kişi azınlık bir komüniteye dahilse bu kişi haklı olmak zorunda. haklı değilse bile, siz onu eleştirdiğiniz konuda haklı bile olsanız, bakın haklı bile olsanız, bu yanlışlarını göstermek onların komünitelerini "sarstığı", "yaraladığı" veyahut onların deyimiyle onların yanlışlarını göstermek "homofobiye alan açtığı" için siz yine de hatalı ...fobik oluyorsunuz. değilse de zaten fikriniz, onların kimliğinden olmadığı için, değersiz oluyor. "senin fikrinin ne değeri var vasat herif", "yine cishetten ders dinliyoruz" veyahut "cis-het erkekler konuşamaz" vs. tabii bunu sadece ana hedefleri olan cis-het'e değil de kendi içlerinde de yapabiliyorlar, yani terf muhabbeti bizim twitterda çok konuşulmadı reddit'e göre ama feministler ve lgbti arasında da çekişme var ama asıl nefretleri olan white male kadar gerilimli değil. kullandıkları kelimeler de genelde patriyarka ve male-dominant world tarzı şeyler oluyor; günün sonunda ortak düşman white male'a karşı nefret kusuyorlar.
    .:.
    kelime olarak bakarsak da "wake" uyanmak demek, 3. halini kullanıyorsunuz ve woke oluyor; woke culture da "uyanmış insanlar" gibi bir anlama geliyor. hani bizde uyuma türkiye deniyordu ya eskiden, bunun gibi.
    .:.
    bu kültüre karşı gördüğüm intellectual dark web denilen bir başka kültür daha var. şu linkte detaylı bir şekilde anlatılmış: (bkz: ıntellectual dark web) gördüğüm kadarıyla bu insanlar anti-woke olarak değil de commen sense'te hareket edebilecek, yani bu olaylara sağ duyulu bir çizgide yaklaşılması gerektiğini söyleyenleri barındırıyor çoğunlukla. bu cenahın da en popüler ismi: (bkz: jordan peterson). bilimi çarpıtmadan, politik doğruculuğa göre eğip bükmeden, olduğu gibi aktaran bir profesör.
    .:.
    şu üçünü de eklemek lazım ki ıdw denilen şey yeni bir kavram, içinde farklı fraksiyonları alacak kadar büyümüş olabilir. çünkü şu anda amerikan twitterı, makaleler, haberler hep bu woke/cancel culture ve benzeri içeriklerle dolu çünkü insanlar işlerinden oluyorlar, hayatları kararıyor. baya ciddi bir mevzu aslında ve nerelere kadar yayıldığını kestirmek güç.
    bir diğer mevzu, bu woke culture insanları, bu kadar nefretle dolu olabiliyorlar çünkü olayları varoluş düzeylerinde alıyorlar. hani müslümanlar karikatürlere daha çok tepki gösterirler ya, aslında gökkuşağını hoş bulmuyorum deseniz şu an, bir o kadar linç yememeniz ihtimal dahilinde bile değil. yani siz onlara herhangi bir eleştiri yaptığınızda bu onların direkt komünitesine/ailesine yapılmış sayılıyor ki bu insanların çoğunluğunun maalesef ailelerinden kopuk olduğu ve bu komünitelerini kendilerini güvende hissettikleri bir "aile" olarak gördükleri için size karşı da agresif olabiliyorlar. hani normal bir eleştiride bile aile bireylerine sövmüşsünüz gibi yazmalarının sebebini buna bağlıyorum.
    .:.
    son mevzu da öz eleştiri: milliyetçilik ve islam'i örgütlenme ülkede darbeler yapacak kadar yayıldı. sınıfsal örgütlenme maalesef hala tekliyor. şu anda da kimliksel örgütlenme var ve maalesef toxic bir şekilde de olsa yayılmış baya ve sanırım çözüm karşı tarafın önde gelenlerini ikna ederek başarılamaz çünkü çoğu diyaloğa açık değil. hani solcunun her şeyi sınıfla açıklaması gibi, lgbti+ kimlikle, feministler ataerillikle açıklama paradigmalarına sahipler. öncelikle dayanışmaya, bu aileye, komünitelere dahil olan ve buradan çıksa gidecek başka yeri olmayan insanlara kucak açabilmemiz lazım ama açıkçası ben de örgütlü değilim. defalarca depresyon tedavisi gören, kendi başına bir insanım. sistemden ne kadar sıkıntı çeksem de "adam ol lan"'la büyüyen, derslerine çalışmaktan başka bir girişimi olmamış intihar oranı en yüksek cinsel yönelimdeki bir bireyim. başka bir cinse şiddeti kullanmaktan hep kaçındım ve şansım yaver gitti ama ben sadece white male olduğum için yine de tecavüzcü ve tacizci ilan edildim. usa woke culture'ına göre olmasa da twitter woke'una göre görmediğim taciz kalmamış ama ben böyle anlarda sustum. yalnızım çünkü olm ben, ne yapayım. şu yazıyı yazmam bile günlerimi aldı, onca dersimin arasında uğraştım ettim falan. sorunlar nasıl çözülecek? bilmiyorum ama şu anki yolun felakete gittiğini söyleyebilirim. birileri megafonu bu toxiclerden almazsa, bu toxic people sadece daha çok antipatiye sebep olacak ve azınlıkları daha da marjinalize edecek. bu da insanların yıllarca ördüğü dayanışma ağlarını suistimal olmasıyla sonuçlanacak, muhafazakarlar daha çok ve güçlü, kararsızları da kendi yanlarına çekecekler; haters gonna hate and nefret sadece yayılacak, yayılıyor. akp'lilr dinlemediği gibi bu sol gerici/woke culture kendince yayılmaya devam edecek. yani normalde ikna edilecek bir insan bile nefret kazanacak, nasıl ki çomar ve koyun diyerek akp seçmeni konsolide oldu, bir süre de diğer cinsel yönelimdeki insanlar konsolide olacak. siz düşünün, kim size aynı anda 10 koldan saldırsa, nefretle size baksa ikna olursunuz.örnek bir diğer korkuncu, bu insanların aslında yansıtma yapıyor olabileceği ve bu yaptıklarını aslında kendilerinin yaşamış olması. çok üzücü. bir de bu lgbti+ ve feminist tayfanın muadili maskülen, mgtow, redpill ve incel versiyonları var. maalesef herkes, her düşünüş, kendi radikalliğine gidiyor, onlardan besleniyor. özellikle biz yeni jenerasyonlar olarak, geçmiştekiler gibi davranmamalıyız. varoluşumuzdan gelen sebeplerle birbirimizi üstün görmeyip diyalog kurmaktan vazgeçmemeliyiz ama kime anlatıyorum sözlük. bu yazı bile kaç kişi tarafından okunacak kim bilir. sağlıkla kalın, linçlemeden önce birkaç defa düşünün. hatalı olabilirim demek lazım, yanlış düşünebiliyorum demek lazım, bu sebeple de radikal söylemler ve hareketlerde bulunmamak lazım. belki ben dahi hatalıyım ama düşüncelerimin yanlış olabileceğinden korkmam çünkü radikal değilim. kadir şeker mevzusuna, haksız yere linçlenen insanlara bakın, ibrahim çolak'a değil(başı sonu olmayan bir mesaj o da; son tweeti tacizden etmiş olabileceğinden dolayı da, aldattığı için de duyduğu suçluluktan birisi olabilir, emin olamam). bu hareket türkiye twitter'ında daha başlangıcını yaşıyor, kim bilir neler göreceğiz daha. bizi etniğimizden, cinsel yönelimimiz ya da sanki varoluşumuzdan gelircesine atanan dini inanışlarımızdan ibaret değiliz. bizler insanız. her birimiz özel falan da değiliz, aynı olduğumuz ve farklı olduğumuz taraflar da var ama bizi esasen bunlar tanımlamaz. bunları sadece aktivistler, kanaat önderleri tanımlar çünkü onlar için bu ideolojiler, sadece fikirden ibaret değil bir var oluş olmuştur, stk'lardan bu şekilde para kazanırlar ve bu uğurda gözleri dönmüş gibi davranıyorlar. radikallikten uzak, diyalogla, sağlıcakla kalın.
    .:.
  • yükselen bir tehlike. insanların hayatlarını kaydıran bir kimlik siyaseti. başı ezilmesi gereken ifade özgürlüğünü tehdit eden, gittikçe büyüyen bir yılan. lobileşen ve her yere yayılan bir kültür. medyayı ele geçirerek halkı radikalize eden güruh.
  • ozellikle amerika'da yayginlasmis, hollywood civarini etkisi altina almis, yozlasmis aktivizm sekli. sol-demokrat gorunumlu liberaller* arasinda yaygin olmasina ragmen, madalyonun obur yuzu gibi, goya karsi olduklari 'fasist' sagcilardan pek de farksiz davranmazlar...

    aktivizmi gosteristen ibarettir. yanlislara gostermelik tepki vermek en bilinen yontemlerinden biridir. gecmiste gostermelik soylenmis ama bugunun sartlarinda ayiplanacak seyleri aciga cikarip kisinin karakterine saldirmak yaygindir ki buna 'cancel culture' da denir. ornegin, bundan 10 sene once atilan tweetler, gidilen partide cekilmis fotograflar, soylenmis sozler bugunun sartlarina gore degerlendirilip sosyal medyada trend olacak derecede topluca ayiplanir ve bunu yaparken insanlarin agzinin filtresi de olmaz pek. dedim ya, fasistlere karsilar guya ama karsisindaki insani yok edecek derecede ofke ve tepkiyle hayali bir savasi verirler...

    "trigger warning"ler yaygindir. yani soyledigin herhangi bir sey karsindaki kisiyi istemeden de olsa uyarabilir, uzebilir. bunun icin onceden 'haber vermen' istenir, vermezsen ayiplanirsin yine... baskasinin duygusundan sen sorumlusun sanki de, onun ne hissettiginin sorumlulugu sendeymis gibi kendini sansurlemeni, sinirlamani isterler. yapmazsan, yeterince "woke" degilsin, yani onlara gore "gelismis, aydin" olmamakla suclanabilirsin... kendi duygulari, kendi tepkileri, kendi dusunceleri oldugunun ayrimina varip sorumluluk almaktansa ve bunun dilini gelistirmektense senin kimsenin alinmasina sebep olmadan varligini surdurmene ve woke kulturune karsi "hatasiz" yasamana karsi bir durustur, yaptiklari her sey. buna boyun egmezsen zaten, toplu bir sekilde lince ugrarsin... sosyal medyada iptal edilirsin aka. cancel culture.

    pedofililer, weinstein gibi tecavuzculer... sahtekar bir suru hollywood unlusunun benzer surecte foyasi aciga cikti, hak ettikleri gibi sosyal ve fiziksel anlamda cezalandirildilar da aslinda. bu guzel bir sey. ama hemen her seyde oldugu gibi hollywood bunu da sadece "sahne icin" kullanabiliyor. ozellikle bugunku geldigimiz kulturde bill maher gibi gosteriste liberal medya isimleri ana akimi dolduruyor. bir zamanlarin savas karsiti bill maher, bugun kendi tukurduklerini yaliyor. ustelik, woke bir savasci olmamasina ragmen. hollywood'u neresinden tutsan elinde kaliyor, biraz da ondan belki...

    (bkz: madonna/@sacmalog) desen, woke culture'in ozeti gibi bir halde...

    -rose mcgowan ise bunun tam antidotu olmus bir halde, #metoo'nun nasil bir hollywood woke'luk guzellemesine dondugunu cok guzel anlatiyor, gote got diyor her gittigi yerde bunlara alternatif bir sekilde) https://www.youtube.com/watch?v=h0ovsmuoxl8

    netflix'te dizi izliyorum, identity politics orada da kendini belli ediyor. icerigi onemli degil, yeter ki bir oyuncu ya da bir rolun yeri beyaz amerikali disinda bir karakterle doldurulsun. buna lgbti+ kontenjani da dahil. icerik geregi degil, iyi oyuncular ve gercekten hikayeye yakisir insanlar degil, sadece asyali, siyahi, gay olduklari icin oyunculara yer verilen yapimlar da cok oluyor. daha bu hafta bir show'a denk geldim, adi "clickbait". her sey o kadar gosteristen ibaret ki, guya gercekci bir suc yapimi bile bu kadar oluyor hollywood cevresinde artik...

    hollywood'da dagitilan oduller de oyle... eskiden "hep en guzel, en cok begenilen"e odul verilirdi, simdi en klise aglatanlara, eglendirenlere, en 'farkli' gorunenlere 'egzotik' gozuyle bakilip "woke"luk taslaniyor...

    pff... degisen bir sey yok; gosteris kulturu iste. sallasan ici bos... sanki hepimiz hatalar yapmadik, hepimiz bi yerlerden gelmedik, hepimiz degismiyoruz, hepimiz bugun de yer yer tutarsiz davranmiyormusuz gibi zamanin dis gorunuste guzellik ve mukemmelik takintisi, bugun "ahlaki" anlamda bir takintiya donusmus durumda. ve ilginctir ki, nasil guzellik takintisina karsi gelen cesur ve olgun kisiler pek cikmadigi gibi, bugunun woke culture'nin zoraki ahlak baskisina da pek karsi cikan yok. (bkz: #123229093) cunku cok kolay sosyal medyada "mahalle baskisi"na maruz kalip, dislanilirsin. boylece isinden, verdigin butun emeklerden* olursun.

    ---woke olmak isteyenler icin ilk adim soyle olabilir herhalde---
    haydi, hep beraber sosyal medyadan en ahlakli olmaya, hep dogrulari savunmaya ve siyaset yapmaya devam. o siyaset de belli bi tarafin siyaseti... mesele insancil olmak gorunumunde, digerini dislamak... dislamadan, fasist gibi davranmadan woke'luk olmaz. ama aslinda karsi taraf oyle, biz melegiz, biz en iyisiyiz. cunku 'woke'uz... sonra en pahali saraplari icmeye ve kapitalist kulturun kolesi olarak davranmaya devam. dunyayi boyle degistirecegini sanan liboslarla dolu ortalik... alternatifi ne cunku? sistemin yeni kolesi: instagram influencer hayati mi? ay aman allah korusun!! woke olalim daha iyi dsjfndkjsflds dedim ya iste, neresinden tutsan elinde kaliyor...

    edit: turkiye'deki karsiligini "yandaslar" ve "chp'li teyzeler" arasindaki kavgaya benzetebiliriz. aslinda ikisi de madalyonun obur yuzu. ikisi de yoz, ikisi de kendi degerlerini en ustun tutup digerini hadsizce elestirip yok etmek isteyen fasist bir kultur. iste donem donem gucu kim elinde tutarsa, onun borusu otuyor. amerika'da bir donem trump oldu, ona karsi bu 'woke culture' iyice buyuyup gelisti. turkiye'de islam ve erdogan oldu, bugunku solun geldigi 1920'lerde kalmasi gereken 'ataturk aski' sahsen midemi bulandiriyor cunku her sey gosteristen ibaret ustelik esas mesele "sinif kavgasi" iken... zengin her daim iyi yasayabilirken sagcisi solcusu olsun; biz alt ve orta sinif gocmenlerden nefret ederek onlari sorunlarimizdan sorunlu tutarak bir 'siyaset' yapmaya calisiyoruz. ya da nevsin mengu misali 'woke'luk yapip, tamamen kucak aciyoruz, isin baska boyutlarini elestirmeyi ayiplayarak... buradaki konu uzun ve farkli ama neyse... woke culture dunyanin her yerinde farkli sekillerde buyuyup, genisliyor... tipki "manti" yemegi gibi dfghjk cinliler 'dumpling' der, ruslar da ayni seyi yapar ama adi farklidir. tomato, to-ma-to misali... ay neyse
  • örnek vermek gerekirse;

    feminism= kadın erkek eşitliği
    woke feminism= kadın üstünlüğü, 4. reich
  • (bkz: woke çukuru)
  • sözde ırkçılığa, cinsiyetçiliğe ve cinsel yönelim ayrımcılığına karşı olan ancak özde sapına kadar ırkçı, cinsiyetçi ve cinsel yönelim ayrımcısı olan insanları bünyesinde barındıran kültür. sadece tarafları farklı, tavırları aynı.
  • alt-lib değilsen amcık hoşafısın şeklinde özetlenebilecek kalçır.
  • kendi açtığım rusya ve abd ordusunun işe alım videosu başlığa yazılanları okuyunca anladım ki bizde de olağanüstü bir potansiyele sahip bir ucube kültür. (bkz: freak show)

    bunlar 3-5 seneye kalmaz bizde de ideolojilerini faşistçe gerçekleştirmeye başlarlar.
  • (bkz: woko haram)