şükela:  tümü | bugün
  • gerçek olaylara dayandığı iddia edilen ve eylül 2005 tarihinde amerikada gösterime girecek gerilim filmi. biri erkek 3 arkadaş batı avustralya'da geziye çıkar ve ıssız bir yerde kamp kurarlar. bu arada beklenmedik bir tır yanaşır. ziyaretçileri vardır. fragmanı da :
    http://www.empireonline.co.uk/…er.asp?film_id=11369

    edit: filmin abd gösterim tarihi 6 ocak 2006 ya ertelendi.
    edit 2: filmin son posteri:
    http://movies.yahoo.com/…=pg&photoid=596201&intl=us
  • amerikada dun (25.12.2005) gosterime giren gerilim filmi. bu film ilk 50-60dk bayan bir filmken sonradan canlilik kazanmaktadir.
  • filme de adini veren bir kraterdir, bati avustralya'dadir. tam koordinatlari soyledir, 19°10's, 127°46'e
    capi 800mt, yaklasik 10000-20000 arasinda yasi oldugu bilinmektedir.
  • o kadar da aman, wow, phew olmasa da bir korku filmi olarak düzgün bir film. özellikle son yarım saati kan ve heyecan bakımından tatmin edici. filmin ilk saatine gelirsek, of of of, bir korku filmine yakışmayacak derecede huzurlu, dingin ve nefis doğa manzaraları ile insanın başını döndürüyor. her sene 30.000 insan avustralya'da kayboluyormuş, ıssızlığın ortasında seri katiller entegre tesis kurmuş, kime ne... sırt çantasını alıp kendinizi walkabout yollarına vurmak istiyorsunuz seyrederken. özellikle bulut ve günbatımı manzarası sevenler kaçırmasın...
  • --- spoiler ---
    sadece amerika'nın değil, avustralya'nın da güneylisine güvenmemek lazım dedirten film.
    --- spoiler ---

    2005 de izlediğim onca kötü korku filminin ardından******* the descent'la birlikte bana teselli olmuştur.
  • yirmibesinci uluslararasi istanbul film festivali programina sonradan giris yapan ve bu geceyarisi atlas sinemasinda asi genclik filminin yerine gosterilen avustralya yapimi film. valla koca salonda toplasak yuz kisiydik ama sonlara dogru ic gecirmeler, sikintiyi atmak icin derin nefes verisler, hii seklinde heyecan nidalari sinemayi doldurmustu. bir kanli gerilim filminden ne istiyor idiysek ona hayir dememis bir film oldu. yer yer boylesi filmlerin olmazsa olmaz kliselerine ucundan azicik kacip tipik bir teen slasher bicemine otursa da amerikali olmayanin elinden cikmanin vermis oldugu havayla bayagılaga kacmadan zevahiri kurtarmasini bildi. bu turun klasiklerine durdugu selamlarla, isik ve muzik ikilisini guzelce harmanlamalarla, hikayeyi tadinda birakmayla, bizi koltuklarimiza civilemedeki surekli kararliligiyla benden gecer not aldi.
  • 4 nisan salı günü hurriyetim.com da en çok okunan 5. habere konu olan filmdir.
    haber ise şöyledir:

    "seyirci korkudan salonu terk etti

    istanbul film festivali'nin ilk gece gösteriminde yayınlanan kurt kapanı filminin tüyler ürpertici öyküsü, bazı izleyicilerin salonu terk etmesine neden oldu.
    25. uluslararası istanbul film festivali'nin geleneksel gece sineması bölümünde geçtiğimiz cumartesi gecesi 00.00'da atlas sineması'nda gösterimi gerçekleşen kurt kapanı'nın (wolf creek) gerilim dozu yüksek öyküsüne ve işkence sahnelerine dayanamayan bazı izleyiciler filmi yarıda kesti. izleyicilerin salonu terk etmelerinde, perdeye yansıyan dehşet verici olayların gerçekte de yaşanmış olduğunun bilinmesi büyük rol oynadı.

    öykü gerçeklere dayanıyor

    avustralyalı ivan milat adlı bir seri katil ile yine aynı ülkede yeni sonuçlanan bradley murdoch davasından yola çıkılarak çekilen film, 20'li yaşlardaki üç gencin, wolf creek ulusal parkı'nda kaçırılmaları ve sonrasında yaşanan dehşeti konu alıyor.

    "avustralya'da her yıl 30 bin kişi kayboluyor ve bunların yüzde 10'undan bir daha haber alınamıyor" altyazısıyla başlayan filmde, avustralya'nın katillerin turist avına çıktığı bir yere dönüştüğü vurgulanıyor. greg mclean'in yönettiği kurt kapanı, 7 nisan'da vizyona girecek."
  • artık bu tarz filmlerin klişeleştiğinin göstergesi olan, insanların hayvanileşmesi konulu bir başka film daha..
    insanlar insanları kesiyor ve ben bunu görmekten haz alıyorum diyenler için ideal..
  • iksv yine yapacagini yapti diye dusunmeme sebep olan, yataga uzanip gecmisin muhasebesini yaptiktan sonra acinasi omrumde izledigim en kotu 3 filmden biri olduguna kanaat getirdigim sinema yapimi. sanirsam senaryoyu yazan vatandas yonetmenligi de yapmis ki bunun altinda da yonetmenin akil biri olup da projeyi toplama ihtimalini sfirlama istegi yatiyor kanimca. uyurken harcadigim zamana bile acimam fakat su filmi izlerken harcadigim zamana gercekten cok acidim; iksv bu festival filmlerini ilac icin olsun acaba bir defa bile izlemeden mi getiriyor diye dusundum. tek kelimeyle rezalet. evet.
  • show tv'nin, gece yarısından sonra yayınladığı, 3. sınıf teenage gerilim filmleri ile aynı kategoride değerlendirilmesi gerekirken ,yirmibesinci uluslararasi istanbul film festivali 'nde gösterimi yapılan filmin adı.bu filmi, festivalde gösteren zihniyetin ,gelecek seneki istanbul film festivali kapsamında michael dudikoff,chuck norris toplu gösterimleri yapması garip karşılanmamalıdır.