şükela:  tümü | bugün
  • wanderers'la aynı olmamakla birlikte birmingham'a yakın bir kent.
  • son bir senedir yaşadığım şehir. bir haftadır evimde, tatildeyim ve özledim bu şehri. şehirde anlamadığım bir kurt sevgisi var, adından olsa gerek. wulfrun caddesi, üniversitenin wolf bilgi sistemi, wolves taraftar gurubu bunlara örnek. yaşantısı ucuz, iki pound ücret ödeyerek büyük ve zengin bir tabak kahvaltı ile güne başlayabilirsiniz. üç pound size bira, patates ve burger satın alabilir. ingiltere şartlarına göre küçük bir şehir ancak bu küçük şehirde onlarca mağaza, restoran, eğlence mekanı ve sosyal aktivite merkezi bulunmakta. kısacası ülkemizdeki birçok büyükşehirden daha gelişmiş durumda. her benzinliğe gittiğimizde bu abilerimize çalışıyoruz, olacak o kadar.
  • ingiltere maceramda birminghamdan her gün national express tramvayı ile üniversitesine gittiğim şehir. çok büyük bir şehir değil . birminghama yakın oluşu ve kolay ulaşım imkanları ile hayat güzel. aynı zamanda fiyatlar ucuz. okul da ayrı bir güzeldi. donanım ve imkanlar anlamında ingiltere'nin standart bir üniversitesi olmasina rağmen.. şehrin merkezindeki devasa klise de game of thrones sahnelerini akla getirmiyor değil.
  • wolverhampton'ın hikayesi 985'te wulfruna adlı bir sakson kadına heanton'da toprak verildiğinde başlar. 994 yılında bir kilise kurdu (manastırın bağlı olduğu bir kilise). manastırın yerleşim yeri daha da büyüdü ve zamanla ismi wulfruna'nın heanton'u ve daha sonra wolverhampton olarak değişti .