şükela:  tümü | bugün
  • doğru telaffuz edeni görsem alnından öpeceğim çoğul kelime.
  • --- spoiler ---

    şöyle bir sorunu vardı yazarların; yazdıkları basılır ve çok satılırsa kendilerini büyük yazar sanıyorlardı; yazdıkları basılır ve orta satarsa kendilerini yine büyük yazar sanıyorlardı; yazdıkları hiç basılmazsa ve kendi kitaplarını basacak kadar paraları yoksa kendilerini gerçekten büyük yazar sanıyorlardı.

    coşmuştu dinky, gerçekten gürdü sesi. ayakları tenis ayakkabıları içinde kıvrılıp büküldü ve bize şarkılarını söyledi. aslında o buydu bir şekilde. iyi görünmüyordu, iyi söylemiyordu ama asıl ürün duyulan parçadan daha iyiydi nasılsa. onu gönül rahatlılığıyla övememekten rahatsızdım. gel gör ki, sırf karşımda oturduğu için bir adamın yeteneğini pohpohlamak bütün yalanların en bağışlanmazıydı; çünkü bu onu yüreklendirmek demekti, gerçek yetenekten yoksun birini yüreklendirip hayatını harcamasını telkin etmekti. çok insan yapar bunu, dostlar ve arkadaşlar özellikle.

    charles bukowski, women
    --- spoiler ---
  • zaman israfı coelho sonrası hoş. kahraman kendini çirkin olarak tanımlıyor ama yeni dünyadaki kadınların yarısını sikiyor. buna karakter tarafından bakmıyorum açıkçası, çünkü olağan. olağan dışı olan bu kimliği kazandıran eylemin genelde hikayeye fazla nüfuz etmemesi. ilginç. ama hissettirici.
  • bukowski'nin yazar olması sayesinde sürekli hatun düşürdüğünü gördüğümüz bir kitabı. yazar olmak varmış...

    kitabın edebi değeri neredeyse hiç yok. yine de kendini henry'nin yerine koyarak onun hayatındaki kadınları okumak kitabı biraz ilgi çekici kılıyor. maalesef sonu tatmin etmedi.
  • felsefi yaklaşımlar veya yeni fikirler beklentisine girilmeden okunması gereken kitap. yüksek oranda erotizm içermesiyle de bağlantılı olarak akıcılığı üst düzey. daha çok "ona atladım, buna atladım" tadında olsa da yazarın güzel değerlendirmeler yaptığı birkaç yer olduğunu düşünüyorum ve beğendiğim bir tanesini buraya bırakıyorum:

    "hiçbir şey birbiriyle uyum içinde değildi. insanlar ne varsa körlemesine el atıyorlardı. komünizm, sağlıklı gıdalar, zen, sörf, bale, hipnoz, grup seksi, sefahat, bisiklete binme, şifalı otlar, katolisizm, halter, seyahat, el etek çekme, etyemezlik, hindistan, resim yapma, yazma, heykel yapma, beste yapma, icra etme, sırt çantası, yoga, çiftleşme, kumar, içki, aylaklık, donmuş yoğurt, beethoven, bach, buda, isa, tm, havuç suyu, intihar, ısmarlama elbiseler, jetle seyahat, new york, derken hepsi uçup gitti. her biri yana dağıldı. insanlar ölümü beklerken yapacak bir şeyler bulmalı. seçeneklerin olması da güzel bir şey heralde."
  • bukowski'nin alter-egosu henry chinaski'nin ergenliği de öyle pek huzurlu geçmemişti. bunu ekmek arası adlı romanında birinci elden okumuştuk.

    bu romanda sistemle hesaplaşıp kendi imparatorluğuna avdet eden chinaski, namı diğer açık sözlü, küfürbaz, yıllanmış alkolik chinaski, freud'un deyişiyle kayıp kıtaya, sözüm ona kadınların arka bahçesine yolculuk ediyor.

    ekmek arası romanında militarizm, faşizm, eğitim sistemi, banliyö yaşamı, uzatmadan söylersek, amerikan rüyası ve kapitalist dinamikler açık sözlülükle hicvediliyor, amerikan aile yaşamı da bundan nasibini alıyordu.

    bu paralelden seyreden kafası dumanlı yeraltı adamı, bu defa kadınları da doğrudanlıkla hicvediyor. bazı şiirlerinde de buna tanık olmak mümkündür.

    iyi bilinir ki onu okumak rahatsız edicidir. her bünyeye göre değil.
  • bunalım ve intiharın temel sebebi kötü beslenmedir diyerek, bana büyük bir aydınlatma yaşatmış bir charles bukowski kitabı. birkaç paragraf dışında seks hikayelerinden farksız bence. ayrıca kitabı türkçe okuyunca türkçeye dirty talk ın ne kadar yakışmadığını anlıyorsunuz.
  • --- spoiler ---

    kendimi giderek daha kötü hissediyor, evin içinde dolanıp duruyordum. eve gitmek yerine orada kaldığım için kötü hissediyordum kendimi belki de. ıstırabı uzatmaktan farksızdı. ne bok heriftim ben? gerçekten kötü, gerçekdışı oyunlar oynayabiliyordum. neyin peşindeydim? bir şeylerin intikamını mı almaya çalışıyordum? kendime sürekli bunun bir araştırma, dişiye dair bir inceleme olduğunu daha ne kadar telkin edebilirdim? ne yaptığımı hiç düşünmeden rüzgara kapılmış gidiyordum. kendi bencil ve bayağı zevkimden başka bir şey düşünmeden. şımarık bir lise öğrencisinden farkım yoktu. en adi fahişeden daha adiydim; bir fahişe sadece paranızı alır. başkalarının hayatlarıyla oyuncaklarımla oynar gibi oynuyordum. nasıl erkek derdim kendime? nasıl şiir yazardım? özüm neydi? ikinci ligde oynayan bir sade'ydim, onun zekasından yoksun. bir katil bile benden daha dürüst ve açıktı. ya da bir tecavüzcü. ben kendi ruhumla oynanmasını, onunla alay edilmesini istemiyordum; bu kadarından emindim en azından. sapıma kadar kötüydüm. halının üzerinde bir aşağı bir yukarı gezinirken hissedebiliyordum bunu. kötü. işin en berbat yanı aslında olmadığım biri gibi davranıp insanları kandırmamdı. - iyi biri gibi. bana duydukları güven yüzünden girebiliyordum başkalarının hayatlarına. kirli bir işi kolayına kaçarak yapıyordum. sırtlanın aşk hikayesini yazıyordum.
    --- spoiler ---

    pasajıyla babası ve annesinin yarattığı travmaların ve güvensizlik duygusunun hayatındaki yansımalarını anlatır adeta. bukowski özünde iyi biridir lakin iyiliğe zerre inanmaz o kötü olmak ve kötü davranmak ister , yapar da. sürekli içer, sürekli küfür eder, insanları aldatır ve kandırır fakat yalnız başına kaldığında o kafrolası duygusallığı onu ele verir ve işte bu anlarda özünün izinden gider. kendisini ve hayatını sorgular ve o müthiş yazma yeteneği açığa çıkar yaptığı tüm kötü şeyleri örten sürükleyici bir edebiyat onu tüm yazarların içinde müstesna yapar.
  • charles bukowski'nin okuduğum ilk ve muhtemelen son kitabı. okumayanlar için özet geçiyorum;

    --- spoiler ---

    içtim, seviştim, kustum, sıçtım, kamış, yarık, bira.
    --- spoiler ---

    tam bir zaman kaybı, overrated.
  • bugün izlediğim 2021 yapımı dram/gerilim türü filmdir

    film çekimleri vs baya amatör lakin işlediği konu hatırına eh işte denebilir.özellikle ülkemizden de yola çıkarak bazı sahneler rahatsız edici(psikolojik olarak).lakin tekrar diyorum filmin çekimi,işleyişi baya amatör ve kötü.
hesabın var mı? giriş yap