şükela:  tümü | bugün
  • zaten kıyasıya eleştirilmiş film, ben filmi kendine seçtiği hedef kitle üzerinden değerlendirmek istiyorum.

    belli ki ilk filmin ardından gal gadot ve filmin yönetmeni patty jenkins, küçük kızlarda bıraktıkları etkinin hayranı olmuşlar. kendilerine de 5-13 yaş arası kız çocuklarını hedef kitle olarak belirlemişler. bu yoldan gidebilirler bence seçtikleri yolla ilgili bir sorun yok peki ama bu yoldan nasıl gitmişler?

    bence filmin bu yönden bakarsak en büyük sıkıntısı, maalesef ana karakteri oluyor. 6 yaşında bile mükemmel olan, büyükleri yarışlarda geçebilen bir karakterle filme başlıyoruz. filmin devamında da ana karakterimizin hiçbir kusuru yok, en büyük sıkıntısı, çelişkisi, erkek arkadaşının ölmüş olması. o kadar utanmaz arlanmaz ki prenses, karşısında normal, sorunları olan bir insana bile 'herkesin derdi var şekerim bilemezsin' diyor. ki sevgilisi geri döndüğünde, gücünü kaybetmeye, normal olmaya katlanamıyor ve barbara'nın dediği gibi 'normal olmaya alış'mak yerine sevgilisinden vazgeçiyor. kadınlar bugüne kadar hep 'gerçekçi olmayan kadın formlarına karşıyız' dedi, prenses diana hem kadın formu olarak ideal kadın formunu temsil etmiyor, hem yetenek olarak temsil etmiyor (hiç bir şeyi çalışarak elde etmiyor, zaten her şeyi hali hazırda biliyor, zaten 6 yaşından beri yetişkinlerden bile her şeyi daha iyi yapıyor).

    bu filmin asıl ana karakteri ve kahramanı olmaya aday kişi aslında düşman olarak seçtiği barbara karakteri. toplumdan dışlanmış, hayat boyu sorunlar yaşamış, sokakta yaşayan insanlarla yemeğini paylaşan (tüm filmde wonder woman'ın böyle bir iyilik yaptığını görmedik, anca etrafındakileri pataklıyor), en önemlisi bulunduğu noktaya çalışarak hem de çok çalışarak ulaşmış birisi. bu karakterden aslında çocuklara idol olacak birisi çıkarılabilirdi ama onun yerine kötü karakter, derslerine çalışan, insan ilişkilerinde kendini yalnız hisseden ama işinde iyi olan biri seçildi. kahramanımız prenses diana ise, popüler, iyi giyinen, hayatında hiçbir zorluk görmediği için 70 sene önce 2 haftalığına tanıdığı erkek arkadaşının ölmüş olmasını en büyük zorluğu kabul eden, karakteri karton sütten farksız bir mean girl seçilmiş. o kadar ki, barbara, wonder woman'ı yemeğe çağırdığında, prensesimiz 'yok canım yea ben çok meşgulüm..' diyor ama fbi, bulunan mücevherler deyince hemen kulak kesiliyor, barbara'nın yanında bitiyor. hepimiz liseden bu tipleri biliyoruz, bu mu örnek olarak seçtiğiniz karakter?

    kısaca film kendine belirlediği bu alçak tavana bile ulaşamıyor.
  • --- spoiler ---

    - kanka ww 1984'ün senaryosunu yazdım otur anlatayım.
    + he anlat.
    - şimdi bir tane taş var. buna dokunanın dileği kabul oluyor. kötü adam bunu kullanıp dünyayı boka sürüklüyor. wonder woman da durduruyor. en son hiçbir şey yaşanmamış gibi oluyor.
    + güzel fikir hadi milyonlarca dolar harcayıp bunu film diye çekelim.

    --- spoiler ---
  • avm'de hırsız kovalayan tanrısal güçlere sahip bir amazon savaşçısının bebek firarda'dan hallice maceralarının anlatıldığı dc filmi.
  • bir dc filmi.

    filme ayrılan bütçe 200 milyon dolar; sonuca baktığımızda prodüksiyon ihalesini cengiz-limak-kalyon' un almış olma ihtimali çok yüksek.
  • yukarıda bir yazar arkadaş filme 9 puan vermiş. şu filmi ezel'in annesi kör meliha izlese o puanı vermez kardeşim ayıptır ya.
  • ben böyle propaganda filmi görmedim arkadaş. tam bir mevcut düzen övgüsü bu film.

    zayıf, güçsüz, fakir ve muhtaç insanlar sırf daha fazlasını istediği; güzel, zengin ve mutlu olmak istediği için güya dünya kaosa sürükleniyor. ama n'oluyor? zengin, güzel ve güçlü kızımız daha fazlasını isteyeni aksine ikna edip dünyayı kurtarıyor. sonuç olarak fakirler fakirliğe, zenginler zenginliğe devam ediyor. fakir çocuklar bulduğu bir gram suya bile sevinir hâle geliyor kaos sona erince. çok ses çıkarmayın, elinizdekilerle yetinin diyor film. çatlak sesleri, dünya düzeninin adaletsizliğine vurgu yapanları haşlıyor. kesin sesinizi, yoksa kaos olur diyor.

    bu iğrenç mesajın dışında, film çok da iyi sayılmaz. gal gadot, ilginç aksanıyla filmi götürmeye çalışsa da yeterli olmamış. pedro pascal da çok abartmış bence rolünü. biraz daha dengeleyebilirdi. ayrıca pedro pascal'dan o çocuğun çıkması imkânsız. asyalı oyuncu kullanıp sjw kasmak yerine bu fantastik kurguya biraz gerçeklik katabilirlerdi.

    5/10. eğer izleyecek başka bir şey bulamadıysanız izleyin. 2,5 saat sürüyor ve aksiyon sekansları izletiyor.
  • --- spoiler ---

    herkesin dileği yerine getirilirken, çocuğunun dileğinin 2,5 saat boyunca iplenmediği film.
    --- spoiler ---
  • hani şu salgının başında ünlülerin yaptığı bir "imagine" videosu vardı ya izleyince mideni ekşiten, hah, bu o videonun 2,5 saatlik versiyonu olmuş.
  • izlediğim en kötü süper kahraman filmi. bu senaryoyu oyunculara,şirkete nasıl kabul ettirmişler cidden merak ediyorum. kariyer bitirecek cinsten bir film,abartmıyorum.

    über saçmalıklardan sadece biri,

    --- spoiler ---

    wonder woman ile sevgilisi kaçırdıkları jet ile washington dc'den kahire'ye direk uçuş gerçekleştirmişlerdir , aradaki mesafe 9402 km.

    (bkz: yok artık ebesinin amı ali sami)

    --- spoiler ---
  • az önce izlediğim yeni wonder woman filmi.

    ya ne desem bilmiyorum. bir dc çizgi roman hayranı olarak, film serilerinden umut beklemeyi çok ama çok uzun bir zaman önce bıraktım. bu yüzden oturup filmi inceleyip, gördüğüm hataları falan eleştirmekle uğraşmayacağım çünkü belli ki kendileri de ciddiye almamışlar filmi. fakat yine de filmin ana senaryosuna laf edeceğim çünkü eh artık dedirtti bana.

    --- spoiler ---

    bir taş var ve bir dilek diliyorsun. o dilek yerine geliyor ve senin o dilek gerçekleşmeden önceki en değerli şeyini kaybetmene sebep oluyor. diana ve barbara için gerçekten de kabul edilesi dilek + kayıp gerçekleştiğini düşünüyorum şahsen. fakat ana kötümüz için belli ki kaybedeceği en değerli şeyi kendisi değil, çocuğu. bu nokta sırf hikayede bu adama geri adım attıracağız diye bilerek göz ardı edilmiş ve benim en sevmediğim şey olan 'kendi koyduğun kuralı bozma' noktasına geldikleri için zaten filmin gözümde olmayan değeri olmadığı yerde kaldı.

    gelelim asıl büyük probleme. diyelim ki o ana kadar her şeyi kabul ettik, o sahneye kadar her şeyi mümkün gördük. bay kötü karakterimiz tüm dünyadaki ekranlara çıkıp herkesin dilek dilemesini istiyor. bu noktada kendimi senaryoya koyuyorum. ekranım başında takılırken bir anda bir adam çıkıp benden bir dilek dilememsi istese, önce reklam kapatma tuşunu ararım. hadi diyelim bulamadım ve adam bu konuda ısrarcı. ciddiye almadan bir dilekte bulunma kararı alıp ( ki nasıl olsa gerçek olmayacağını düşünüyorum ) tüm dünyanın tek bir ülke bayrağı altında ütopik bir barış diyarı olmasını dilerim. çünkü kişisel isteklerimi söylemeden nasıl olsa gerçekleşmeyecek diye aşırı imkansız bir dilek dilerim. çünkü neden olmasın? bu filmin dünyasında benim gibi bir tane bile mi insan yokmuş? bir tane bile mi kişisel hırsları ya da genel zararlar dışında bir şey isteyen insan yokmuş? hiç mi bir geek barışçıl uzaylıları dilememiş, hiç mi bir doktor dünyadaki hastalıkları bitirmeyi istememiş, hiç mi bir deli güneşin süpernovaya dönüşmesini istememiş, hiç mi bir çocuk peri masalları kahramanlarının gerçek olup onları bu kaos ortamından kurtarmasını istememiş? ya gerçekten diana ve barbara dışında masum isteklerde bulunan hiç mi hiç kimse olmamış koca dünyada ya? hayır, steve ile diana'nın balkonda konuşma yaptığı sırada, dışarıda bir yere sprey ile 'no more nukes' yazmış birisi. o kişi bile mi dünyadaki tüm nükleer silahların yok olmasını dilemedi?

    gelelim bu problemin devamına. tüm dünyadan isteğini geri alması noktasına. gerçekten herkes mi isteğini geri aldı? herkes ya herkes. düşünün, çocuğu aylarca yoğun bakımda olduğundan dolayı başında bekleyip kahrından ölme noktasında ebeveynler var. o çocukları iyileşsin diye her şeylerini verirler. düşünün ki o ebeveynler bu yayına denk geldi ve çocuklarının iyileşmesini diledi. çocukları iyileşti ve ne kaybetti? kendi sağlığını mı? kendi anne babasının sağlığını mı? eşinni sağlığı mı? arkadaşının sağlığı mı? eminim başka bir çocuğu sağlığını kaybetmediği sürece o dileklerini geri almazlar ya.
    --- spoiler ---

    ya gerçekten senaristlerin yapması gereken tek şey düşünmek. bir olayı ne kadar büyütürsen o kadar düşünmen gerekli. sen tüm dünyayı etkileyecek bir olay yapmak istiyorsan film içerisinde, tüm dünya gözüyle düşüneceksin. eğer tüm dünya gözüyle düşünecek kabiliyetin yoksa da, olayı tüm dünyaya yayma. zaten kıçından teknoloji uyduruyorsun, tüm dünyaya uzaktan temaz etmesini sağlıyorsun kötü adamın. ee yapma. kıçından bu elementi uydurma ki, daha büyük düşünmek zorunda kalmayasın. daha küçük çaplı etkileri olsun bu kötünün, sadece washington'un bir bölümü etkilensin. işte o zaman derim ki, kötü film ama uğraşmışlar bir şeyler yapmaya. yazık, gerçekten yazık ya.

    şu filmi izleyeceğinize koşun, gidin professor marston & the wonder women filmini izleyin. wonder woman'ın doğuş hikayesini izleyin, wonder woman'ın neden diğer karakterlerden daha farklı olduğunu görün. wonder woman'ın yazıldığı o yıllardan, insanların bugün verdiği kişisel özgürlükler mücadelesinin çizgi roman tarafında nasıl ateşini yaktığını görün.