şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: urban station)
  • şirket, 2016'dan itibaren urban station markası yerine workinton ismini kullanmaya başlayacakmış. sanırım varolan bütün urban station'ları da workinton'lara dönüştürecekler (ya da belki eskiler aynı kalır mı, bilmiyorum)

    kozyatağı and plaza'daki şubeye gittim. yeni oldukları için çok kalabalık değil, güzel çalışılıyo. çalışanlar kibar arkadaşlar. kahve çay kurabiye falan sıkıntı yok. zemin katta olduğu için çıkıp sigara içmek de kolay. 2 katlı bir şube. alt katta ortak alan var. üst katta küçük 1-2 kişilik kapalı ofisler de mevcut. bu kapalı ofisler güzel ama fiyatları oldukça pahalı (3.500 tl civarı aylık) (bi de -1. katta toplantı salonu mu var demişti eleman.. neyse unuttum onu) market kısmı henüz açılmamış, bir kaç haftaya açılır dediler.

    bu model gittikçe daha popüler olacak gibi görünüyo. freelancer'lar, mobil çalışanlar artıyo. hatta şirketler de haftanın/ayın birkaç günü home office izni vermeye başladı. bu tarz yerlere ihtiyaç artacak gibi..
  • urban station iken şişhane ve maslak şubelerini kullanmış, memnun da kalmıştım. workinton olduktan sonra yine şişhane şubesini ziyaret ettim ve daha da memnun kaldım, insan faktörüyle ilgili.

    yalnız workinton olarak yeni açılan levent 199'dakine gittiğimde çay-kahve-atıştırmalık adasının kurulmamış olması bir yana, internete de bir türlü bağlayamadılar.

    daha merkezi olmasından dolayı tercih ettim ama hüsran.

    edit: geçen gün maslak workinton'daydım, benzer internet probleminin olacağını anladıklarında direkt vodafone modem çıkarıp bağladılar. levent'te çalışanlar, modemlerin kilitli bir dolapta bulunduğunu ve anahtarın o sırada orada olmayan bir çalışanda olduğunu söylemişlerdi...

    sonuç: şişhane ve maslak hala iyi, hala gidilesi.
  • istanbul'da en ihtiyaç duyulan konseptlerden birinin markaya dönüşen hali.
  • hazır ofis konusunda temizlik takıntısı olanların tercih etmemesi gereken yerdir.

    pazartesi ya da herhangi bir gün sabah geldiğinizde sizi güzel ve temiz bir ortamın, temiz tuvaletlerin karşılayacağı hayaliyle buradan bir hazır ofis ya da ortak alan üyeliği aldığınızda karşılaştığınız manzara tüm bu hayallerinizi suya düşürecektir. öyle ki buranın tuvaletlerinden çok daha temiz umumi tuvaletler, avm tuvaletleri gördüm. ayrıca ortak alanlar süpürülmez, yalnızca silinir. o da kova ve suyla değil fısfısla bir kimyasal sıkılıp arkasından silinerek.

    pisliğin bir numaralı nedeni, temizlik için atanmış bir personel olmaması. temizlik normalde resepsiyon personelinin görevi ancak bu arkadaşlar da işi yapmak yerine sürekli birbirine itelemeye çalışmakta, sonuç olarak da ortalığı bok götürmekte.

    siz siz olun, ortak alan veya hazır ofis üyeliği almadan, şubelerde toplantı düzenlemeden önce mutlaka birkaç gün gidip ziyaret edin. zira sizin bin bir güçlükle bağlayıp toplantıya çağırdığınız müşteriler veya iş görüşmesine çağırdığınız müstakbel elemanlar bu pisliği görünce arkalarına bakmadan kaçabilirler.
  • aylık 3500 liranın sadece internet bağlantısı olan ve çay kahve ikram edilen bir yeri kullanma karşılığı talep edildiğini duyduğum zaman bu elit beyaz yakalıları ne kadar siksen sonuna kadar hakediyor diye düşündürmüştür. otur evinde çalış amk başkasının ofisinde çalışmak ne oluyo. evin rahat değilse o paraya en kral manzaralı stüdyo daire kiralar, sadece çalışmaya gider, çayını kahveni kurabiyeni istediğin gibi yer içersin. yeter ki çalışmak iste.
  • starbucks'ta* bir kahve alıp*, açıp laptop'ı, kulaklığı da taktığın zaman, sabahtan akşama kadar oturabiliyorsun. ayrıca bunu her gün yapabiliyorsun. toplu kiralamaları bilmem de bireysel olarak pek işe yaramaz duruyor.*
  • cepteteb kampanyası ile* istanbul galata şubesine gittiğim mekan. burası istanbul'daki en küçük ofis sanırım, toplam 20 kişilik falan bir açık alanı var, bir de kapalı toplantı odası gibi bir yer var. içerisi gayet şık ve güzel dekore edilmiş, çalışan kız güler yüzlü hizmet veriyor. tek sıkıntı toplantı odasındaki seslerin tamamı dışarıya net bir şekilde duyuluyor ve rahatsız ediyor. bunun önlemini almış olmaları lazımdı.

    kurabiyelerin tadı olağanüstüydü, çok beğendim ve hayvanlık yapıp birkaç kere gidip aldım, dayanamadım. çayın tadı biraz kötüydü ama sürekli yenileniyordu, hizmet gerçekten güzel. internet hızı da normal fiber hızında 24 mbps, torrent ve steam gibi indirme programları için de kısıtlama koymamışlar rahatça indirebiliyorsunuz.

    normalde bireysel gittiğinizde saatlik 12 lira, günlüğü sabahtan akşama kadar her şey dahil 40 lira. cepteteb ile gittiğim için tek kuruş ödemedim ve saatlerce oturup kurabiyemi yiyip çayımı içip internette takıldım. yakın zamanda tekrar gideceğim kampanya ayda 2 gün geçerliymiş*, kullanın derim ben ortam çok güzel.
  • cepteteb'le 1 günlüğüne bedavaya girip sonra müdavimi oldum. dolayısıyla amaçlarına ulaştılar.*
    günlük 40 tl; ama düşününce o parayı çıkarıyorsunuz. şöyle ki;
    - * milli kütüphane'ye gitseniz park yeri sıkıntısı, sabahın köründe kuyruğa girme, içeri yiyecek/içecek sokamama gibi sorunlarla karşılaşıyorsunuz. kantindeki bulaşık suyu kahveye ve sade hamur poğaçaya para dökeceksiniz üstelik.
    - üniversite kütüphanelerinde* park yeri sıkıntısı yine var. yol kenarına park ettiğim aracımı çekecekler mi, biri çizip kaçacak mı stresinden derse konsantre olamam.
    - ders çalışmak için herhangi bi cafe'ye gitseniz bi kahveye en az 10 tl ödeyeceksiniz ve tüm gün rahatsız edilmeden oturmanız pek olası değil.
    - workinton'da tüm gün sınırsız kahve, çay, su vs. ve simit, peynir, kurabiye* gibi ikramlar var. herhangi bi cafe'de bu dediklerimi tüm gün oturup almaya kalksanız daha fazla para ödersiniz.
    - cafe tarzı yerler hem pis, hem gürültülü. workinton gayet sessiz ve ortamı ders çalışma motivasyonu açısından çok iyi.
    - interneti gayet hızlı. masalar, sandalyeler çok konforlu.
    - o kadar para bayıldıktan sonra sabahın köründe gidip mekan kapanana kadar çalışıyorsunuz.*

    final haftalarında ya da belirli bir sınava çalışırken gidilesi bir ortam. daha fazlası bütçeyi zorlayabilir.