şükela:  tümü | bugün
  • türkiye, 2006 raporunun 115 ülkelik listesinde sondan 11. sıradayken, 2010 raporunun 134 ülkelik listesinde sondan 9. sıraya gerilemiş. bu 4 yıllık süre içerisinde iran ve suriye bizi resmen sollamışlar: http://www.weforum.org/…/gendergapnetwork/index.htm
  • cinsiyet eşitliğini değil kadınların göreceli avantajını ölçen, erkeklerin kadınlardan geri olduğu ölçümlerde skoru eşit kabul ettiği için yalan yanlış sonuçlar çıkaran bir rapor.

    örneğin şuradaki health haritasına bakınca görüyoruz ki rusya'da cinsiyetlerin sağlık durumu güya isveç'ten daha eşit. gel gör ki wikipedia'da şu an görünen bilgiye göre rusya'da ortalama kadın ve erkek ömürleri sırasıyla 76.5 ve 65.3 yıl iken isveç'te bu sayılar 83.63 ve 78.86. yani rus kadınların rus erkeklerden ortalama 11 yıl fazla yaşaması erkekler aleyhine bir durum olduğu için rapora göre eşitsizlik kabul edilmiyor. (edit: şimdi biraz daha baktım, raporun yöntemi aslında daha da beter)

    yine ilgili raporun 5. sayfasından:
    "the type of scale chosen determines whether the index is rewarding women’s empowerment or gender equality. to capture gender equality, two possible scales were considered. one was a negative-positive scale capturing the size and direction of the gender gap. this scale penalizes either men’s advantage over women or women’s advantage over men, and gives the highest points to absolute equality. the second choice was a one-sided scale that measures how close women are to reaching parity with men but does not reward or penalize countries for having a gender gap in the other direction. we find the one-sided scale more appropriate for our purposes, as it does not reward countries for having exceeded the parity benchmark."

    işbu rapor feminizmin günümüzde yalnızca gülünç ve asap bozucu değil, gerçeğe, doğruya, akla, mantığa ve insanlığın ilerlemesine karşı bir din haline gelmiş, tüm amaçlarına onyıllar önce ulaştıktan sonra entelektüel açıdan iflas etmiş bir hareket olduğunun güzel örneklerinden biri. hal böyleyken batılı ülkelerde kendini feminist olarak tanımlayan kadınların yüzdesinin her sene sürekli düşmesi hiç şaşırtıcı değil. doğuda çözülecek sorunlar için de çare ekmeğini buradan çıkaran birkaç gender studies profesörü, köşe yazarı ve kimlik bunalımlı bir avuç ergen dışında artık pek kimsenin ciddiye almadığı 3. dalga postmodern 21. yüzyıl feminizmi değil.
  • öncelikle çok uzun zamandır bu kadar saçmasapan bir entry okumamıştım, tebrik ederim. sözelci kafasıyla yapılan veri analizi işte anca bu kadar oluyor.

    dünya istatistiklerinde erkeklere yönelik ayrımcılığın ölçülmemesinin başlıca sebebi erkeklerin hakları için uğraşan organize toplumsal hareketlerin ve farkındalığın yeni yeni ortaya çıkıyor olması. kadınlara yönelik ayrımcılıklar yüz yıldır bas bas tartışıldığı halde erkeklere yönelik olanların dillendirilmesi çok yakın zamanda başladı.

    evrimsel ve toplumsal evrim sonucu erkekler tarih boyunca koruyan-kollayan, kadınlar ise korunan-kollanan konumdaydı. avlanan, çalışan, savaşan, yıpranan, tehlikeye atılan, kadınlar için canlarını feda eden erkekler ve çocuk doğuran, büyüten, evde kalıp ev işlerine bakan ve neslin devamını sağlayan kadınlar. neden çünkü erkek fiziksel olarak daha güçlü, kadın da doğurgan. kadının odun kesmesi, kılıç sallaması, koca tarlayı kazması, maden çıkarması ve erkeğin çocuk bakması pratik bir işbölümü değil. kabile de 5 erkek ve 100 kadınla rahatça üremeye devam edebilir ama 100 erkek ve 5 kadın kalırsa soyun tükenme riski artıyor. onun için cinsiyet rolleri tarih boyunca coğrafyadan, zenginlikten, dinden ve kültürden bağımsız olarak tüm toplumlarda aynı biçimde şekillendi. hem toplumsal hem biyolojik algılarda erkeğin hayatı her zaman kadına kıyasla daha değersiz ve harcanabilir bir konumda. bu algılar da maalesef üç günde değişmiyor.

    yanisi kadınların erkeklerden %40 daha fazla okuduğu ülkede eşitsizliği %0 kabul ediyorsan bunun tek sebebi senin nesnel düşünmekten aciz olman. somut gerçekleri reddedecek kadar temel mantık ve matematik becerisinden yoksun olman. başka hiçbir rasyoneli yok. raporun da saçmalığı burada.

    feminizm sözlük tanımından ibaret değil. feministler için erkeklerin dezavantajı (babalık izni gibi kadınları da etkileyen sorunlar dışında) bir sorun sayılmıyor. çünkü feminizmin kimlik siyasetinde eşitsizlikten anlaşılan yalnızca kadınların maruz kaldığı eşitsizlikler. eğitim sisteminin feminizasyonu, ilkokuldan yüksek eğitime kadar öğretmenlerin ezici çoğunlukla kadın olması (tabi bunda son dönemdeki paedogeddon histerisinin de etkisi büyük), rekabet ve münazara gibi erkeksel özellikler yerine artık groupthink ve self-disclosure gibi feminen değerlere prim verilmesi, sonuç olarak erkeklerin başarısının ve mezuniyet oranının hızla düşmesi ve nitelikli işleri kadınların alması feministler için bir sorun değil, tam tersine kutlanması gereken bir durum. işte o yüzden erkeklere yönelik eşitsizliklerle mücadele için feministlerle değil, onların karşısında saf tutulması şart.

    kadın ve erkek arasındaki ömür farkı da kadınların biyolojik dirayetinden ibaret değil. erkek ölümlerinin çoğu erkekleri çok daha fazla etkileyen fiziksel ve mental sağlık sorunları, meme kanseri vs prostat örneğindeki gibi kadın hastalıklarına çok daha fazla fon ayrılması, en pis, tehlikeli, yorucu ve yıpratıcı işleri erkeklerin yapması, erkeklerin evsiz kalırken kadınların kalmaması ve benzeri önlenebilir faktörlerin sonucu.
  • "metodolojide tıraşlama var o yüzden yalan yanlış bilgi çıkarıyor, erkeklerin hakkını yiyorlar."

    bunu dert eden için iki yöndeki eşitsizliği de eşitsizlik kabul eden birleşmiş milletler endeksi var (bkz: social justice warrior/@ssg).
  • "dondurmayı beğenmedin, biz de birleşmiş milletler endeksi getirdik"

    öncelikle konuyla alakasını anlamadım. başka bir kurumun hazırladığı başka bir endeks olması wef raporunun sorunlarını mı düzeltiyor? niye bu entry burada? ya da bu bm endeksindeki çocuk annelik gibi, kızların okutulmayıp evlendirilmesi gibi sorunlarla uğraşanlara tepki gösteren birileri olmuş da ben mi kaçırdım? biz sjw'ları tam da bu sorunlarla mücadele etmek yerine cinsiyetçi küfürler ya da bebek bezinin rengi gibi abuk subuk şeylere takıldıkları için eleştirmiyor muyuz? okuduğumuzu anladık mı?

    neyse. anlatmak istediğimi mükemmel biçimde resmeden bu endeksi bulduğu için ssg'ye teşekkür ederim.

    türkiye'nin 72. sırada olduğu bu endekste suudi arabistan 39. sırada gururla yerini almış.
    2015 verileri şöyle:
    (suudi arabistan - türkiye):
    100,000 çocuk başına düşen ölüm sayısı: 56 - 71
    15-19 yaş arası 1000 kadına düşen doğum oranı: 16 - 20
    parlamentodaki kadın oranı: 10.2 - 30.9
    25 yaş üstü liseye giren kadın oranı: %60.5 - %39.0
    25 yaş üstü liseye giren erkek oranı: %70.3 - %60.0
    15 yaş üstü işgücüne katılım oranı (kadın): %20.2 - %29.4
    15 yaş üstü işgücüne katılım oranı (erkek): %78.3 - %70.8

    bu rapordan şu sonuçları çıkıyoruz:
    1) suudi arabistan'da genç kızlar daha az doğuruyor, onun için suudi kadınlar türkiye'dekilerden daha eşit. suudi arabistan'ın dünyada kadınların evlenmesi için yasal yaş sınırı olmayan tek ülke olması, yani 1 yaşında kızın bile evlendirilebilmesi önemsiz bir ayrıntı olduğu için raporda dikkate alınmamış. zaten nasıl evlendirildiğinin hiç önemi yok, daha az doğuruyorsa daha eşittir çok basit.
    2) suudi parlamentosunda türkiye'dekinin üç katı kadar kadın var ve onun için suudi kadınlar türkiye'dekilerden daha ileride. parlamentonun tamamen tavsiye kurumu niteliğinde olması, en yobaz selefi şeriat yorumuna aykırı hiçbir yasa çıkaramaması, her şeyin kral ve kraliyet ailesinin mutlak iradesine tabi olması gibi ayrıntıların hiçbir önemi yok.
    3) suudi arabistan'da liseye giren kızlar türkiye'dekilerin 1.5 katı ve onun için suudi kadınlar türkiye'dekilerden daha iyi durumda. muhteşem suudi müfredatıyla aydınlanan bu öğrenciler okul sonrasında erkeklerle eşit şartlarda hayata atılıp türkiye'deki hemcinslerini kıskandırarak yaşamaya devam ediyorlar.

    bu muazzam saçmalıkla gecemi şenlendirdiği için ssg'ye tekrar teşekkür ederim. edit imla amin.

    (bkz: social justice warrior/@386 dx)
  • world economic forum global gender gap 2017 raporuna göre, 144 ülke arasında cinsiyet eşitliği açısından türkiye 131. sırada yer alıyor. ekonomik alanda 128. sırada gelen türkiye, okuma yazma oranına göre 94, sağlık alanında 59 ve siyasi arenada cinsiyetlerin eşitliği alanında da 118. sırada geliyor.

    detay: http://www.dogrulukpayi.com/…e-kadin-istatistikleri