şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bolgesel serbest ticaret anlasmalarinin global ticareti engellememesi gibi bir misyonu da bulunmaktadir
  • 1995 yılında, ülkeler arasındaki ticareti "gelistirmek" amacıyla kurulmuş organizasyon. geçmişi çok daha uzundur aslında, ama son imza 95 yılında atılmıştır. (bkz: uruguay)
  • teorik olarak serbest ticaretin dünya üzerindeki verimliliği arttıracağı iddia edilmektedir ve wtonun asıl amacıda budur, fakat unutmamak gerekir ki ekonomide teori ve pratik her zaman farklıdır.
  • ayrıca wto olmadan önceki adı gatt'dır.
  • gatttan farkı, wtonun üye ülkeler üzerinde yaptırım gücü bulunmasıdır.
  • gatt'tan bircok farki vardir. yaptirim gucunun yaninda, cok daha saglam bir catisma çözme sistemine (dispute settlement system) sahiptir. gatt butun ulkelere acikken, wto (dto= dunya ticaret orgutu; baslik boyle acildigi icin wto diye devam edecegim, tum turkce dostlarindan ozur dilerim) uyeliklerle calisir. hala uye olmak icin bekleyen ulkeler vardir, dunyadaki tum ulkeleri kapsamaz. cin'in wto'ya uyeligi, ornegin, son derece olayli olmustur. wto'da alinan kararlar ülke meclislerinden gecmis sayilir, ulke meclisinde ayri bir oylama gerektirmez... bir anlamda devlet-ustu bir kurumdur (zaten bu yuzden uyelik de onemlidir). yaptirim gucu de vardir ve son derece onemlidir.

    1999'da seattle'da yapilan konferansin basarisiz gectigi iddia edilmistir, ozellikle kuresellesme karsiti hareketler ve sol muhalifler bunu wto'nun cokusu olarak tasavvur etmislerdir, ne var ki wto (maalesef) hala ayaktadir; artik daha dikkatli, daha zekidir. ve yaptirim gucu de artmaktadir. cin'i bile kendilerine uye etmislerdir. wto'yu iki tarafli gormek gerekir; onun dunya hegemonya kurmasindaki rolu ve dunya ticaretinin adaletsiz bir sekilde gelismesindeki rolunu soylemek ve gostermek onemlidir ancak wto'yu yargilarken biraz da duyarli olmak gerekir.

    serbest ticareti gelistirmek amacinda olsalarda bunu "henuz" vahsi kapitalist bir yontemle yapmamaktadirlar. ornegin cocuklari isci olarak kullanan, kadinlari sömüren, insan haklari raporlari kötü olan ülkelerle (cin buna bir istisna olabilir) ticaretlerini askiya alabiliyorlar. wto, serbest degil adil ticaret politikasina dondugu icin cok elestirilmistir (yani, not free trade but fair trade). ancak bu aslinda sol'un da kabul ettigi bir ticaret anlayisidir. hem 1999 seattle'da artic az gelismis ülkeleri de iceren programlari vardir, yani az gelismis ülkeleri gelistirmek icin de program yapmaktadirlar. yalniz bu da yaniltici olabilir. cunku az gelismis ülkeler listelerine baktigimizda, bu listenin az gelismis ülkeler içerisindeki en gelismis ulkeler oldugunu goruruz. hem wto'nun bu ülkeleri gelistirmek isterkenki amacının bu ülkeleri mi korumak yoksa kendi üçüncü dünya pazarini mi korumak oldugu henüz netlik kazanmamistir.

    acilimi "world trade organization=wto" olsa da ironik bir sekilde "whose trade organization=wto" da denmektedir. bunda abd'nin wto üzerindeki hegemonyasi kastedilmektedir. abd'nin wto'daki rolü asla küçümsenemez. aslinda wto, abd'nin hegemonyasinin imf ve dunya bankasi sonrasindaki ucuncu ayagidir. ve belki de en onemli ayagidir. wto sayesinde birinci dunya ulkeleri, serbest ticaret adi altinda hem kendi pazarlarini koruyabilmekte hem de diger pazarlari acabilmektedir... sol soylemin wto'yu elestirmesi bu noktada dogrudur.

    ancak wto'nun abd aleyhine karar verdigi de yok degildir. bunlar da unutulmamalidir. tuna baligi aglarina takilan yunus baliklari ve karides avciligi yuzunden evlerine donemeyen kaplumbaga gibi dosyarda, abd haksiz bulunmustur. bu kararlar tüm dünyayi sasirtmistir. wto biz cevreyi de koruyoruz gibi bir imaj verse de bu imajin pek tutmadigi ortadadir.

    sonuc olarak wto iki sinifli bir mucadelenin silahi degil; ancak cok sinifli bir rekabetin kullanmaya calistigi devletler-ustu bir guctur... kimisi tamamen kurtulalim bu kurumdan derler; kimisi ise suc kurumda degil yapida derler... liberallerin cogu wto'yu takdir eder; neoliberaller wto'nun adil ticaret anlayisini, ve ticaret standartlarini elestirirler... cunku neolliberallere gore, bir urun cocuk isci ile de uretilse, bu istedigi pazarda satilabilmelidir. su anda wto bunu engellemektedir... bazi kuresel solcular bunu olumlu bulmaktayken, bazi elestirel solcular; iyi de cocuk isci kullanmak zorunda kalan ulkeler abd avrupa degil ki, yine ucuncu dunya ulkeleri; yani bu karar yine ucuncu dunyaya zarar veriyor derler...

    butun bu komplex yapisi ile dusunulmesi gereken bir kurumdur iste wto.
  • resmen 1 temmuz 1995te kurulan,merkezi cenevrede bulunan ve birlesmis milletlerin sarsilan otoritesini kurtarma/devralma çabasinda olan, gattnin hukuki olarak mesru kilinmis devami olarak bilinen örgüt(bkz: gatt)
  • (bkz: wto)
  • amma velakin, serbest piyasada abd yi kisitlayan bircok anlasma kuralinin, bulunmasi son 4-5 senedir abd nin canini sikmaktadir. zaman zaman kendi cikarlari dogrultusunda, kurallari cignemesi artik ne bm yi nede baska bir örgütü sasirtmamaktadir.
  • (bkz: seattle)