şükela:  tümü | bugün
  • worms, her biri birbirinden çetrefilli, kimi kamikaze, kimi bazukacı, kimi kunfucu, kimi beyzbolcu, öbürü bombacı vesaire olan kurtçuklardan oluşan tarifi mümkünsüz, tarihe destan olmuş bir arcade/strateji oyunuydu. halen de öyledir sanırım.

    worms çıktığında ben kaç yaşındaydım onu sen hesap et, ama kaç yaşında olursam olayım başıma gelen en güzel şeylerden ve tekrar dünyaya gelsem hayatımda olmasını isteyeceğim bir kaç şeyden biri.

    ilk çıktığında demosu vardı ortalıkta, sadece 2 level oynanabilen bu versiyonu, tam versiyonunu bulana kadar aylarca oynadık. sonra bir şekilde tam versiyonu elimize geçti, sen de 4 ben diyeyim arasıra 5 arkadaş bir araya gelir, cipsti, kolaydı vesaireydi cinsinden nevalelerimizi hazırlar, kimi zaman 48 saatten fazla uykusuz kalarak bu oyunu oynardık.

    işte tam o sıralarda kimmerya'lı worms2 geldi. bir dolu yeni silah, bir keşfedilmemiş ekistıra... 2 sene boyunca mümkün mertebe sık sık bir araya gelip worms2 oynadık. worms2 ile birlikte damarlarımızdan biri koptu gitti, kaldık daha az kişi.

    onu worms armageddon izledi. 1,5 sene boyunca da aralıksız her hafta sonu, fırsat buldukça, işten çıkınca sabaha kadar armageddon oynadık. facialar yarattık, çok kötü şeylere sebep olduk, çok çok güldük, o cipslerin, kolaların yüzünden hepimiz göbek bağladık ve bir göbek kardeşliği oluşturduk. barış manço öldü, deprem oldu, ne kadar derdimiz warsa, worms ile uzaklaşıyorduk onlardan. "ulan parçalı mı atsam", "lan bir supership gelse", "aha holly'i koydum", "olm bangi de parçalı bırakılıyor muydu", "haydi sudden death" 'ten başka derdimiz yoktu, arkaplanda orhan gencebay ya da ciguli çalarken.

    worms world party çıktı, onda da değişen bir şey olmadı. kimi çukurca'dan, kimi kıbrıs'tan, kimi istanbul'dan geldi, sözleştik, buluştuk ve sadece worms oynadık. en iğrencinden, literatürlere geçenine kadar, saniyede en az üç espri oldu, aşırı gülmekten hepimizin ses tellerinde nodül oluştu.

    sonra yaşımız birden çok fazla ilerledi, biri askere gitti, öbürü evlendi, ciguli'yi bitirdiler, diğeri sevgilisinden ayrıldı, öbürü nişan attı, bunun üstüne bir de team17 götlük yapıp, o kadar direndikten sonra worms'u da 3d yaparak hepimizle alakasını tek celsede kesti.

    şimdi nadiren toplanıyoruz, olmadı telefonla konferans yapıyoruz, bakıyoruz hayatımıza şöyle, "ulan worms be, ne günlerdi amına koyyim" deyip beraber ve solo ah'lar çekiyoruz sanki gaipten. hepimizin hayatında koskoca bir worms eksik. suç team17'nin mi, hayatın mı, bizim mi, yaşın artmasının mı, şartların mı, yoksa bizim makineler mi yetersiz kaldı bilmiyoruz gibi yapıp, sonuçta faturayı toptan hepsine kesiyoruz.

    worm worm dolanıyoruz da bir türlü worms olamıyoruz. hayatına bakarsan, zamanın içinde dolanıp duran yekten bir worm olarak worms'dan ayrılmanın ne kadar çetrefilli, fevkalâde berbat olduğunu görürsün diyor miladi takvim. etrafa bir bakarsan herkes deli gibi özlüyor worms'lu zamanlarını, worm'larla birlikte gülüp eğlendiği, herhangi bir periyodu derken maç başladı. neyse zaten çok kişisel bir saçlamala oluyordu.

    işte bu worms'u özleme ama worms oynayacak worm kalmaması zamanlarına wormssuzluk özlemi denir. direk sıçış yerden oynayın ulan, takımı kısa boylu adamlardan kurmuşsun havadan top yapıyorsun, böyle böyle deve gibi yunan defansı aşılır mı bre ersun'um. koçyiğidim. klaker jips falan aldıydım nerde ki. hay allah.
  • yazılışı gereği, worms'tan bıkmış bir insanın çekebileceği özlem..*
  • worms adlı oyuna sahip olunmayan zamanlara duyulan özlem. gramatik açıdan bulutsuzluk özlemi'ne benzer. bulutsuzluk özlemi'nde de bulutsuz zamanlara duyulan özlem söz konusudur.
  • ekşi sözlükle ilk münasebetim 2002 yılına kadar gider, ilk üye oluşum ise 2005 yılının ortalarına rastlar. sanırım internette heroes 3 ile alakalı yorum ve malumat ararken bu sitenin varlığından haberdar olmuş ve kısa vadede bağımlısı olmuştum. cyrano'nun mezkur yazısını gördüğümde ise duygu ve düşüncelerin bu kadar yoğun ve etkileyici bir şekilde yazıya dökülebilmesi karşısında nutkum tutulmuştu. o zamanlar 22 yaşındaydım şimdi oldum 33, yıllar yılları kovaladı, cyrano'nun dediği gibi ciguli'yi ve nu-metal'i bitirdiler, orhan gencebay yerinde duruyor sağolsun, tek bekar ben kaldım, arkadaşlarım ikinci çocuklarını yapmaya başladılar. neyse efendim, bu başlık ve içerdiği yazı şu platformda okuduğum en müstesna şeydir, eskiye olan özlemin en yalın ve samimi ifadesidir.

    beraber ve birlikte çekilen solo ah'lara içelim be birader.
  • okuyun okuyun da eksı sozluk bir zamanlar neymis fikriniz olsun.

    wormssuzluk ozleminden nude atan yazar veri tabanina.

    behey.
  • arkadaşlarla multiplayer oynarken "anana banana atarım haaaa" denilen, muz ve öşeğin çok güçlü silahlar olduğu oyuna duyulan özlem.
  • az holy hand grande atmadık
  • holy grenade attıktan sonra ve patlamadan hemen önce söylenen “aaa hallelujah” denmesi. ne güçlü bombaydı. bir de diğer favorim beyzbol sopası ile worm’u suya fırlatmak ve home-run müziği çalması
  • ''koyun atma o.ç.'' diyerek özlem giderdiğim oyundur.
  • sony-ericsson telefonumdan sonra çektiğim, app store’da bulup parayla satın alarak giderdiğim, yıllar sonra 16 gb alan dolduğu için silerek yeniden çektiğim özlem.