şükela:  tümü | bugün
  • georg büchner'in bir oyunu. dışavurumcu tarzda yazılmıştır. antikahraman olgusuna çok sağlam bir örnek olarak verilebilir. türlü deneylere tabi tutulan basit bir insanın yazgısını anlatır oyun. öyle oynarlar ki zavallı küçük adam woyzeck'in hayatıyla sonunda hayatta gerçek anlamda sahip olduğu tek değerli şey olan marie'yi bile kaybeder. üstelik kendi elleriyle öldürür onu. koşulların tutsağıdır çünkü woyzeck. ve artık çevresi tarafından yaratılan ve onu halisünatif bir dünyaya ait eden dünyadan çıkması olanaksızdır. son olarak avangard yönetmen robert wilson tarafından yorumlanan oyunun bir de macaristan yapımı filmi vardır.
  • bir zamanlar yoksul bir cocuk vardi cocugun annesi babasi yoktu ikiside olmustu dunyada da artik hic kimse yoktu herkes olmustu iste bu durumda yola koyuldu cocuk ve gece gunduz demeden aramaya basladi yeryuzunde artik hic kimse olmadigi icin gokyuzune gitmek istedi cocuk ay da oylesine dostca bakyordi ki aya ulasinca sonunda gordu ki ay bir odun parcasindan baska bir sey degil o zaman cocuk gunese gitti gunese vardignda ne gorsun solmud bir kasimpati degil miymis gunes yildizlara gittiginde yeryuzune gonmek istediginde bu kez de yeryuzunu parcalanmis bir canak olarak karsisinda duruyor gordu tek basina kalan cocuk oraya oturdu aglamaya basladi hala orada oturmaktadir ve yapayalnizdir
  • yazarın adı george deil georg buchnerdir.. kısa çarpıcı ve düzeni kendi içinde yeren bir oyundur.
  • kenan ışıkın istanbul şehir tiyatroları`"başı" olduğu dönemde bir televizyon kanalındaki röportajında "biz woyzek gibi herkesçe çok kolay anlaşılamayacak, tiyatral açıdan kaliteli oyunlarda oynuyoruz." cümlesinde bahsetmesi ile duyduğum ama hiç izlemediğim tiyatro oyunu.
  • buchner'in en can alici eserlerinden biri. ozellikle woyzeck'in nehir kiyisinda mari'yi oldurmeden once ki pasaji olayi kopartir:

    -frierst dich, marie? und doch bist du warm! was du heisse lippen hast! heiss, heissen hurenatem!und doch mochte ich den himmel geben, sie noch einmal zu kussen...wenn man kalt ist, so friert man nicht mehr. du wirst vom morgentau nicht frieren.

    turkce meali:

    -usuyor musun marie? sicaksin yine de. dudaklarin nasil da sicak. sicak, sicak orospu nefesin. yine de dudaklarini bir kere daha opebilmek icin cenneti vermek isterdim. soguksa vucudun eger, daha fazla usuyemezsin. sabah cigi seni usutemeyecek.
  • besteci alban berg'in de wozzeck adinda bir operasi vardir*. operanin ismi niye woyzeck degil de wozzeck diye soracak olursaniz, bu yapilan bir okuma hatasindan kaynaklanmistir ilginc bir sekilde*. wozzeck, ikinci viyana okulu bestecisi berg'in ilk ve tamamlamayi basardigi tek operasidir. (diger operasinin adi lulu'dur.) 20. yüzyilin standart opera repertuarina girmeyi basaran ilk atonal operadir wozzeck. ilk temsili, berlin staatsoper'de, 14 aralik 1925 günü, sef erich kleiber'in yönetiminde verilmistir.
  • brooklyn academy of music'de sahnelenmistir yakin bir tarihte. tom waits ve kathleen brennan'in muziklendirmesiyle.
  • robert wilson'un yorumuyla sahneye konulan oyunda yer alan şarkılar :

    misery river
    diamond in your mind
    overturned pot
    another man's vine
    god's away on business
    everything goes to hell
    a good man (is hard to find)
    coney island baby
    starving in the belly (of a whale)
    it's just the way we are boys
    shiny things
    it's over
    all the world's green
    woyzeck's woe

    ayrıca, blood money ismini koymadan önce tom waits'in albümüne koymayı düşündüğü isim...ancak kimsenin bu isimden bir şey anlamayacağını düşünen waits bu ismi koymaktan vazgeçmiş ve kathleen brennan'ın önerisi üzerine albümün adı blood money olmuş...
  • istanbul şehir tiyatroları nın iki yıl önce sahneye koymuş olduğu başarılı bir oyun.
  • werner herzog yorumunda basrolü klaus kinski oynamistir. ama asil macar jános szász in ayni adli filmi daha etkileyicidir, burada woyzeck bir asker degil de bir demiryolu bekçisidir, filmin her sahnesi ayri bir tablo gibidir.