şükela:  tümü | bugün
  • olay örgüsü, tasvirler, tüm detaylar incelikle işlenmiş evet.. sonunu merak ederek okuyorsunuz ve güzel şekilde bitiyor ancak.. grange romanlarını severek okuyanlar için çok fazla iz bırakmayacak bir roman..
  • bir solukta okunabilecek iyi bir gerilim romanı. detaylar oldukça özenli ve düzenli bir kurgu içerisinde. filme çevrilitebilesi oldukça yüksek.
  • --- spoiler --- ola da bilir. olmaya da bilir

    birinci kitabın devamında, yine benzer şekilde izole katastrofik bir ortamda ilerleyen kitap. dr david hunterbu sefer de ölüleri okuyor. taşrada yaşayan bağnaz ingiliz/iskoçlar yine ön planda. yine canını çok sıkıyorlar londralı doktorun. birinci kitaptaki sıcak ve yavaş akış burda fırtınalı ve haretketli. şu fazla olmuş ya da şuraya da birşeyler ekleseydi denilecek pek birşey yok.

    aynı zamanda "kindle voyage" ile okunan ilk kitaptır.

    --- spoiler ---
  • güçlü bir olay örgüsüne, ters köşe yapan bir sona, başarılı bir anlatıma sahip polisiye roman. yazarın antropoloji ve adli tıpa hakim olması dolayısıyla cinayet bulgularının mantıklı ve bilimsel bir çerçevede anlatılması kitabı daha da keyifli hale getirmiş.
    simon beckett'ın okuduğum ikinci romanı oldu ve bunu da beğendim. polisiye konusunda arayışta olanlara tavsiye ediyorum.
  • ingiliz yazar simon beckett'ın david hunter serisinin ikinci ve bence en iyi kitabıdır.

    lakin bu kitap da yazarın daha sonra hiç değinmediği ve akıbetinin ne olduğu belli olmayan bir karakter ve dolayısıyla da nihayete erdirilmemiş bir olay vardır ki , yazarında devam kitaplarında bunu hiç umursamaması serinin değerinin gözümde bir hayli düşmesine neden olmuştur.

    --- spoiler --- (oldukça yüzeysel olarak da 3. kitap)

    kitap'ın sonunda malumunuz grace strachan , dr.hunter'ın karnına büyük bir bıçak saplar ve 3. kitap'a yol alırız. dr. hunter bu olaydan kurtulsa bile psikolojik olarak oldukça sarsılır ve grace strachan'ın hala peşinde olduğunu düşünür ki haklıdır. grace strachan ensest bir ilişki yaşadığı kardeşi michael'in 2. kitap da ki ölümünden dolayı dr. hunter'ı suçlamaktadır böylesi takıntılı bir manyağın peşine düşmemesi neredeyse olanaksızdır. ancak yazar 3. ve 4. kitap da bu olayı hiç açmaz bahsi bile geçmez sadece 3. kitap da dr. hunter'ın bu olaydan dolayı yaşadığı sarsıntıya şahit oluruz. böyle bir olayın kaç kitap geçmesine rağmen hala nihai bir sonuca ulaşmış olmaması çok sinir bozucudur. hayır yani ne oldu bu kadına ? yazar öylece bıraktı ve olay da kısmen havada kaldı. bari devam kitaplarında yakalandığını veya kolluk güçlerinden kaçarken öldüğünü falan yazsaydı da şu konu kapansaydı ama yapmadı ve grace strachan meselesi de böylece sürümceme de kaldı.

    --- spoiler ---

    belki seriyi okuyanların çoğu bunu hiç önemsememiştir , ama ben basitçe geçiştiremedim. öte yandan abartısız , ayakları yere basan ve ana karakter dr. hunter'ı içselleştirebildiğim bu seriyi yine de seviyorum.
  • serinin ilk kitabını beğenmiştim, bunu da beğendim. okuması keyifli, adli tıp alanında bilgiler içeriyor, yani boş bir kitap değil. ama kardeşim bu kadar da şaşırtmaya gerek yok, şaşırtmanın da bir dozu olmalı. polisiye kitapların genel sorunu bu, anladığım kadarıyla yazarlar okuru şaşırttığı ölçüde başarılı sayılıyorlar. bence yanlış bir yaklaşım.