şükela:  tümü | bugün
  • mustafa kutlu üstadın dava ve dava arkadaşları üzerine, medrese, ocak ve hayata tutunma üzerine birbirine bağlı hikayelerden oluşan kitabı. değişen hayatların, terkedilen cephelerin gerisinde bir genç ve onun hikayesi.
    "artık soframıza melekler inmiyor" serzenişi... nesillerin tutunduğu dallar ve sürüklendikleri limanlar üzerine bir hikaye.
  • kitapta bahsedilen hikakeye başlamaya niyetli gençlere okutulması gereken bir ders kitabı. sonrasında da bu hale gelebileceğinize dair bir şüphe varsa önce onu yenelim denilmelidir. tekrar tekrar okunabilir, okutulabilir. gün türkiyesinde hikayedeki kahramanlar rahaçta görülebilir ve ona göre daha iyi anlaşılabilir, günümüz siyasilerine aslında nasıl bakılması gerektiğine dair sonuçlar çıkarılabilir.
  • ilk baskısı ekim 1983'te yayımlanan "fikir namusu"nu hatırlatan kutlu kitabı.
  • mustafa kutlu nun yabancı dile -boşnakça- çevrilen ilk eseri. 2001 yılında çevrilmiş daha sonra bu böyledir ve mavi kuş farsçaya çevrilmiş.
  • (bkz: #22971651)
  • bize olmamamız ve yapmakla hata edeceğimiz durumları, yaşamları gösteren mustafa kutlu kitabı.

    --- spoiler ---

    ''sabahı beklemeyiniz dostum geceden yola çıkınız. olur ki uyuyakalırsınız. sırtınızdaki çıkında ebedi gayeninin dürülmüş azıkları varsa ne mutlu size. gece serindir, yapraklardan süzülen yel gözlerinizdeki yaşları kuruturken ruhunuzda kâinatın derin sessizliğini taşıyarak sabaha doğru yürüyüp fecri başlatınız.

    cemiyetin vahşi, zehirli bitkilerle dolu, her dalında uğursuz baykuşların manasız telkinler yaptığı sık ağaçlı ormanlarında çetin yolculukların başlangıcı için sabahı beklemeyiniz. sabahı beklemek öğleni, öğleni beklemek akşamı beklemek gibi bir ruh gevşekliğini doğurur.

    beynimizi tırmalayan zaruretleri mi hatırlatıyorsunuz. evet hayatın zaruretleri ayaklarımıza dolanmış zincirlerdir ve ıstıraplarımıza çeşni katarlar. fakat bu vahşi sahayı geçmek için hiçbir zaruret kâfi bir mazeret değildir. ruhumuzu aldatmayalım, ebedi gayeye ihanet etmiş oluruz.

    durduğumuz noktada inançlarımızın eskidiği, yabancılaştığını hiç tecrübe etmediniz mi? en acı kayıp budur: gerilemiş ruhların mütemadiyen tavizler vererek hayatla, zaruretle uyuşmaları...''

    --- spoiler ---
  • ne yazık ki, döneminden sonraya kalamamış bir mustafa kutlu kitabı. 1980 sonrası davasından dönen çoğunluğu anlatıyor anlatmasına ama öyle didaktik bir üslubu, öyle klişelere yaslanan bir anlatımı var ki oğlum osman filmini aratmıyor. yer yer, kutlu'nun ressamlığından kaynaklandığını düşündüğüm birkaç etkileyici betimleme dışında olumlu bir iz bırakmadı bende. sadece yazarın, şimdilerde ergenekon savcılığı yapan dergah dergisi çevresinin, inşaat ya resulullah düsturuyla hareket eden -eski- dava arkadaşlarına nasıl yaklaştığını merak etmeme yol açtı.
  • iyiki okumuşum dediğim bir kitaptır. kitabının sonunda bir cümle; herşeyi idrak ettirir:
    -sefer de içimde, tahammül de!
  • bu hikayesinde yarattigi dava adamlari karakterlerini ileriki yillarda yayimlayacagi huzursuz bacak kitabinda eski mucahitler muteahhit oldu diyerek yerecektir. *