şükela:  tümü | bugün
  • devlette ve bazi ozel kurulu$larda bilinen yabanci dil sayisi ve niteligine gore alinan ekstra para. kamuda kpds sonuclarina gore verilir.
  • uygulamayi bilemem ama tabir olarak kokeni kamudur. hadiseye bir de $u acidan bakiyorum:
    bakin dikkat ediniz, "yabanci dil tazminati." yani sorsan aslinda kalite ile performans ile ilgili, ama adi tazminat.
    (bkz: tazminat)
    burada kastedilen $udur:
    devlette yabanci dil bir boka yaramiyor, bilen de fazla degil... biz zaten memur olmak icin buyumu$, egitilmi$ ki$ilerle cali$iyoruz. bilenler, ozellikle iyi bilenler bu devlette beklenmeyen adamlardir ve harcanirlar. zaten dogru duzgun para vermiyoruz. bunun farkindayiz, o yuzden bu $ekilde ekstradan haksizlik yaptigimiz insanlarin zararini "tazmin" ediyoruz diye adini tazminat koymu$lar gibi gelir bana yillar yili adi tazminat oldugu icin. hem bu konuda hem de adi tazminat olan diger ek odemelerde.
  • tdk da tazminat bi zarar karşılığı ödenen para, ödence olarak tanımlanıyo.
    ilginç aslında. haksız fiil, sözleşmeye aykırılık vs. de mağdur olan tarafın tazminata hak kazanacağı düşünüldüğünde, yabancı dil biliyosunuz diye size acıyıp, telafi için tazminat veriyolarmış gibi.
  • bazı 5 yıldız otellerin de çalışanlarına ödediği tazminat.

    (bkz: swissotel)
  • ebeveynlerin, çocuklarının yabancı dil öğrenmesi için, kazık kadar olup kendi başlarının çaresine bakabilecekleri döneme kadar çeşitli şekillerde**** çeşitli yerlerinden fitiller halinde gelerekten ödedikleri tazminat.
  • 375 sayılı khk ye göre verilmektedir. ve ilgili dilin kurumda aktif olarak kullanıldığı kabul ediliyorsa,

    70 - 80 : 300 gösterge
    80 - 90 : 600 gösterge
    90 - 95 : 900 gösterge
    96 - 100 : 1200 gösterge

    eğer kullanılmadığı kabul ediliyorsa, katsayılar sırasıyla 250 - 500 - 750 - 750 dir. (90 - 95 ve 96 - 100 bandı arasında, bu durumda fark yoktur.)

    bulgarca bilenlere, sanırım mülteci akınından devletimizin yabancı dil tazminatı ödemekten iflasa sürüklenmesi sebebiyle, gayet kuş kadar verilmektedir.

    bunun haricinde 2005 yılı için yukarıdaki gösterge rakamları 0, 401 ile çarpılmaktadır, yani;

    aktif kullananlar sırasıyla, 12.03, 24.06, 36.09, 48.12 ytl dir. kullanmayanlar için ise, 10.25, 20.50, 30.75 ytl olmaktadır.

    özüm 48.12 ytl dil tazminatına hak kazanmış olup, bu seviyede dile iş bankası'nın 800 ytl verdiğini düşünüp iç geçirmektedir. ama olsundur, parayla saadet olmaz.
  • az önce ilk kez aldığım ve öğlen yemeğinde bir kısmını ezmeyi planladığım(ız) tazminat. biraz daha vermeseler tazminat davası açmak üzereydim ne ağlattılar be kardeşim.
  • kullanılmasa bile sahip olunan bir özellik için verilen bir paraymış bu. memurluk vesaire gibi işlere pek aklım ermediğinden sadece varlığından haberdar olduğum bu uygulama sayesinde, anadolunun herhangi bir kentinde, herhangi bir banka şubesinde gişe memuru da olsanız bu tazminatı alabildiğinizi yeni öğrendim. bana garip geldi. sonuçta işinde kesinlikle kullanmadığın bir özellik için para ödeniyorsa, bu durumda ben süper masaj yapıyorum ya da yaptığım mantıların ünü cihana yayıldı diyenlere de bir tazminat ödenmeli sanki. hatta bu yönde dava açsa insanlar kazanırlar bence amerikada falan olsak. şahsen ben olsam şansımı denerdim.

    şimdi bir takım arkadaşlar vay efendim verilen maaşlardan haberin var mı senin? sen kimsin lan dallama gibi fevri tepkiler verebilirler, o yüzden söyleyeyim hemen, benim alınan paralarda gözüm yok. keşke herkes ferrari alabilecek maaşlar alsa. ama kardeşim, madem bu adamın böyle bir özelliği var, onu bu yeteneğini kullanacağı bir pozisyonda değerlendirip, hiç dil tazminatı falan gibi gerekçelere gerek duymadan uygun bir maaşla ücretlendirsen daha akıllıca olmaz mı?

    dil tazminatı da ne acayip laf lan. insanın aklına acayip şeyler geliyor.*
  • başka bir ayrımcılık, başka bir ikircikli durum.

    şimdi efenim, akademik kadrolar için işe alınma şartları türlü çeşitli. ales, kpds vs sınav sonuçları; türlü çeşitli kriterler. uzatmaya gerek yok, özü eğer akademik kariyer yapmak istiyorsanız, akademik kadroların birinde işe alınmak istiyorsanız; bir yabancı dili bilmek, o yabancı dilde belli bir seviyede olmak zorundasınız. tekrar altını çiziyorum, "bu işe alınma kriterlerinizden biri."

    hah işte bu bir kriter, istenilen özellik, bir zorunluluk iken; devlet karşılığında size bildiğiniz dilin seviyesine göre bir para ödüyor tazminat altında. devlet şahane bir şey! çünkü tazminat ne? bir zarar karşılığında ödenen para. hah hayt ne zararı! yapmanız gereken şeyin, kullanmanız gereken yeteneğinizin üstüne para ödeniyor be. bu ikircilik olanı.

    gelelim ayrımcılık meselesine. herhangi bir akademik kadroda, böyle alengirli bir şekilde ödenen bu tazminat, iş memur kadrolarına gelince daha az paraya tekabül ediyor. adıyla çelişiyor.

    memur yabancı dil kullanan biri değil genel olarak. ana dilde bile zorlananı çok malum. bu adam bir taneyi geçtim, birkaç yabancı dil bile bilse, karşılığında ödenen para kesinlikle bir tazminat. hele ki, öğrenmeye hevesli ise kesinlikle tazminatının fazla ödenmesi ve dahi özendirilmesi gerek adamın değil mi ayrıyeten!

    ama yok. memura uygulanan yabancı dil tazminatları aşağıdaki gibi. ayrımcılığın dik alası!

    (tablo yapma imkanı yok, tire işaretlerine göre ayırıp okumanızı reca ediyorum)

    seviye - akademik kadro puanı - memur kadrosu puanı
    a1 düzeyi - 1200 - yok *
    a düzeyi - 900 - 750
    b düzeyi - 600 - 500
    c düzeyi - 300 - 250

    * a1 düzeyi süfer bilmek demek bir dili, memurun bir dili süfer bilmesine gerek olmadığı için puan karşılığı yok. ne demiştik ayrımcılık!

    edit: alengirli lafının yanlış olduğunu düşünen bir arkadaşımız olmuş. e o zaman tüm dil tazminatı alan araştırma görevlileri, öğretim görevlileri ve hatta profesörler! sözlerimi geri alamam, kaldı ki almak da istemiyorum. çünkü işe alınmak için yerine getirilmesi gereken bir şart için, işverenin (devlet) size tazminat ödemesi beni işkillendiriyor. tazminat olarak ödemesi işkillendiriyor. diğer çalışanlarına daha az tazminat ödemesi o konuda hatta sinirimi bozuyor. yoksa makul yani, "en az iki dil bilen satın alma sorumlusu alınacak" diye ilana çıkıp; dilinin ve yaptığı işin karşılığını bol bol veren işveren her maaşta özel sektörde. ok!