şükela:  tümü | bugün
  • genellikle eserlerin kendi dillerinde en anlasilir olmalarindan dolayi basvurulan eylem.

    bunun kisinin ana dilinde yazmasi ve sozlu konusmasina katkisi olur her ne kadar aksi sanilsa da... kisi farkli dillerde farkli sekilde cumle kurulusunu, olay anlatimini gorur ve bu gordugu stili kendi diline uyarlayip anlatimina renk katar, cesitlilik getirir.
  • ucuz oldukları için alıp okuduğunu tam anlamıyla anlamak için tırmalama eylemi
  • dilde anlama yeteneğini en fazla geliştiren şeydir ve bi süre sonra sözlüğe bakmadan bilinmeyen kelimenin anlamı kendiliğinden idrak edilir
  • çevirisini yaptığınızda bir nevi işkence gibi gelen eylem.
  • bir süre sonra kitap okumak yerine gözünüzün kelimeler üzerinde gezinmesi haline gelen eylem. anlamak kavramı devreden çıkıp bağımsız kelimeler kalabiliyor. bunun sonucunda bir halt anlaşılmıyor. ortaya çıkan durumun bir benzeri için (bkz: #759085)
  • turkce'ye cevirisi yapilmis kitaplarda karsilasilan olumsuzluklar ve bunun yaninda kitabi orijinalinden okumanin yadsinamaz avantajlari goz onune alindiginda yabanci dil bilen herkesin yapmasi gereken eylem.
    bu olumsuzluk ve avantaj kavramlarina ornek vermek gerekirse:
    ->belki de en buyuk eksiklik kitapta anlatilanlarin cevirmen tarafindan okuyucuya yansitilamamasidir.
    (bkz: ceviri harikalari)
    (bkz: ceviri harikasi kitap ve film isimleri)
    (bkz: ceviri harikasi kitaplar)
    (bkz: kotu ceviri)
    (bkz: chicken translate)
    (bkz: cevirmen ihaneti)
    ->her nedense bir kitabin orijinaliyle, cevirisi arasinda bir fiyat farki olmamasi ve hatta cogu zaman orijinal kitabin daha ucuz olmasi gibi mantigini anlayamadigim bi durum da soz konusudur. sen git bi kitabin, hem kotu bi ceviriyle hem de kalitesiz kagitla baskisini yap, piyasaya sur, ustune de gidip orijinalinden daha yuksek bi fiyat etiketi yapistir.
    (bkz: insafiniz kurusun)
    aslinda orijinal kitabin kapak, cilt ve kagit kalitesiyle, ceviri olaninkileri karsilastirmak abes olacagindan dolayi o konuya hic girmek istemiyordum ama; fiyatlandirmadaki abukluklar aklima gelince dayanamadim.
    ->eskiden beri suregelen inanisa gore kitabin orijinalinin okunmasi yabanci dili gelistirmeye yardimci olur. kismen dogru bi inanistir; kelime dagarciginizi ve o dile ait deyimleri ogrenmek icin bundan daha iyi bir yol yoktur, ama bir kitabi kendi dilinden okumanin size o dilin gramerini ogrenmek konusunda bir fayda saglamasini beklerseniz hayal kirikligina ugrayabilirsiniz.
    ->basilmis bir kitabin turkce'ye en erken bir yil sonra cevirilmesi; hatta bazi kitaplarin yayinlanmaya deger bulunmamasi da onemli bir olumsuzluktur; ki kendi adima bir ornek vermem gerekirse her romanini okudugum bir yazarin yeni kitabinin yayinlandigini ogrendikten sonra kotu bi ceviriyle turkcesini okuyabilmek icin cevirmenin ya da yayinevinin keyfini beklemek bana biraz ters geliyor.
    ->belki de cok az kisinin dikkatini ceken bir eksiklik daha var ceviri kitaplarda. cogu kitabin kapaktan sonraki ilk sayfasinda o kitapla ilgili ayrintili bilgiler bulunur, bunlardan 2 taneside kitabin ilk yayimlandigi tarih ve elinizdeki kitap ilk baski degilse onun basim tarihidir. ceviri kitaplarda ise cogunlukla durum soyledir, bilgi sayfasinda sadece kitabin turkce'ye cevirisinin yapilip,ulkemizde yayinlandigi tarih yer alir, yayinevleri kitabin orijinalinin ne zaman yayinlandigi gibi bir bilgiyi okuyucuya verme ihtiyaci duymazlar. onemsiz gibi gorunebilir ama ben yazarin o kitabi hangi tarihte yazdigini bilmek isterim; ozellikle de kitapta anlatilanlar kitabin yazildigi tarihte gerceklesen olaylarsa.
    ->peki bu orijinal kitaplarin hic mi olumsuz yani yoktur. aklima gelen tek kotu yanlari orijinal kitap satan yerlerin az olmasi(ankara'da) ve bu yerlerde de aranan kitaplarin kolay kolay bulunamamasidir.
  • mutercim tercumanlik okuyanlar icin odev-gorev-ekmek kapisi gibi birsey olabilir.
  • kitabin yazildigi dile yeterince hakim biri tarafindan yapildiginda kitaptan, turkcesini okumaktan daha fazla zevk-verim alinimi saglanan durum. yazarin gercek zekasi ve anlatim yeteneginin anlasilmasiyla birlikte kitaptan cok daha fazla zevk alınacagi bir yana, okuyanin yabanci dili ve o dildeki kelime hazinesi de oldukca yuksek miktarda gelisir bu eylem yapildiginda.
    tabi bu durumun garip kullanimlari da gorulebilir zaman zaman: örnek vermek gerekirse fransızca yazılmış bir kitabın** ingilizcesini okumak** kişi bu işi ders için falan yapmıyorsa "ben türk çevirmenlere güvenmiyorum, amerikalılar daha iyi çeviriyor" mantığına daha uygun bir durumdur.
  • eğer yabancı dil (kitabı okumaya yetecek kadar, derdini anlatacak kadar değil) biliniyorsa, yapılması gayet yerinde olan, kitabı çeviriden daha randımanlı yapan hadisedir bu. benim anlayamadığım, bilmediğin dilde kitap okumaya kasmak, okunurken ağlamak gibi eylemlerdir.
    (bkz: arapça kuran okumak)
  • lezzetli ve faydali bir tecrube olmasi icin soz konusu dilde derdini anlatabilmekten bir kac seviye ileride olmak onkosuldur. kisinin bahsesilen dille alisverisi, cesitli gazetelerden bir tutam kupon karsiligi elde edilen yabanci dil ogrenme kasetleri ile sinirli ise, kolaylikla cin iskencesine donusebilecek bir eylemdir. yazarin anlattiklarinin, baska bir okuyucu* penceresinden gorundugu kadari ile yetinmek istemeyenlerin basvurdugu bir yontemdir.

    sadece daha ucuz oldugu icin, farklilik izlenimi yaratma sevdasi gibi nedenlere dayanmadigi surece, okuyucunun ufkunu genislemesine yardim eden, dil hakimiyetini gelistiren, zevkli bir secimdir. zamanla o dilin degisik ayrintilari, kullanilan cumle kaliplari, kelime zenginligi, tasvir yontemleri gibi detaylar, kisinin o dildeki konusma, yazma, dinleme becerilerini de iyi yonde etkiler.