şükela:  tümü | bugün
  • -hocam taym domeyn sistımlarda bunu yapamayız dediniz de, o dediginiz ne demek?
    -ha o mu? onun türkçesi yok evladim, böyle belleyin siz de; yarin öbür gün mühendis olucaksınız, dünyayla yarışacaksınız, kem, küm.
    -peki
  • odtu, bogazici, gsu gibi okullarda tamamen, ytu, itu gibi yerlerde ise belli bir oranda (%30) verilen egitim. diger universitelerin de bazi bolumleri yabanci dille egitim icin ozellesmistir. (bkz: marmara ingilizce isletme). yeni acilmaya baslayan ozel universitelerin ise hemen hemen tamami bu olaya ayak uydurmus durumda
  • amaç olarak değil de araç olarak görülürse faydalı olabilecek eğitim şekli
  • az gelismis, hic gelismemis, somurge ulkelerde ve bizim gibi bati usaklarinca yonetilen ezik ulkelerde uygulanan, bir garip egitim metodu. yabancı dilde egitim, egitim kalitesini dusurmekte.turkiye’de ingilizce egitim verme iddiasindaki okullarda egitim skandalı yasaniyor. dersi yetersiz ingilizce’siyle anlatmaya calisan ogretmen ve eksik ingilizce’siyle anlamaya calisan ogrenci arasinda iletisim kopuklugu var ve boylece asil onem tasiyan dersin ozu anlatılamiyor ve anlasilamiyor.neticede dusunmeyen, yalniz ezberleyen nesiller yetisiyor ki cok buyuk kayiptır bu bizim icin.
  • hocanın anlatırken, öğrencinin dinlerken dersten bir halt anlamamasına neden olan, öğrenciyi ezberciliğe iten, birçok öğrencinin hazırlık sınıfı mantıksızlığıyla bir seneyi boş geçirmesine neden olan, insana "bizim dilimizin nesi var ki?" dedirten eğitim sistemi.
  • bi boka yaramayan,hem yabancı dili hemde dersi öğretmeyi amaçlayan fakat ikisinide öğretemeyen eğitim şekli.
  • soz konusu yabanci dili dogru durust bilmeyen hocalarla birlikte daha da bir senlenen veya hocanin kendi anadili olmasi halinde costukca cosasarak ogrencileri koyun gibi bakmak zorunda birakan; biraz turkce biraz yabanci dille anlatilmaya calisilirken zaten zor olan dersi iyice anlasilmaz hale getiren egitim turu..

    bir ornekle pekistirecek olursak:
    (hoca)- bakin simdi "tamamen" turkce anlaticam, o zaman daha iyi anlarsiniz. simdi wende punkta kadar ausbringungsmenge erhoht olmus!
    (magdur ogrenci)- yapma yav.
  • özel üniversitelerin siz yabancı dil bilmiyorsunuz diyerekten binbir katakulliyle insanları en az bir sene hazırlıkta soydukları, çoğu üniversitenin hem hazırlıkta hem de bölümde hakkıyla başaramadığı, sonra da utanmadan karşımıza geçip bilim dili ingilizcedir saçmalığını önümüze koydukları gerzeklik. "sen benim kendi dilimde bilime katkı yapmama yardım etmezsen tabii bilim dili türkçe olmaz " denmesi gereken salak saçma sistem.
  • memleketimizin bekasi onunde en buyuk tehditlerden birisi.
    $oyle bir du$undum;
    abi kacimiz ingilizce, almanca neyse, aldigimiz egitim dilini veya anadilimiz gibi ogrendigimiz dili kullaniyoruz?
    neden ogrenecekmi$iz?
    yok efendim periodicallari takip edecekmi$iz de, bilgilerimiz her daim global bazda update olacakmi$ da, internetten en guncel makaleleri okuyacakmi$iz da. guldurmeyelim kendimize... bu diller sadece ve sadece orijinal yabanci kultur urunlerinin ve onlarin icindeki propagandanin rahatca sizmasi icin ogreniliyor.
    global pazarlarin manuallari rahatca okunabilsin, reklamlari anla$ilabilsin diye.
    harbi harbi yabanci dili kullanan kac ki$i var? guzel bir $ey belki ama bir lisan bir insan falan degil.
    yalan bunlar.
    olsa olsa %2-3 olur bu oran. asla fazla cikmaz.
    kalan 97-98 ne icin yabanci dil, ozellikle ingilizce ogreniyor?

    amerika'nin, britanyanin kopegi olacaklari gunlere taban olu$turmak icin... bir gun anahtarini teslim almak icin gelecekleri ulkede, konu$malari anlasinlar diye... hatta belki birileri anahtari kendi getirip versin diye...
    kultur, millet, halk caktirmadan bizden oluversin diye.
    yanli$ anla$ilmasin ben de bunlardan biriyim belki de. bu kadar icimizde artik bu i$.

    uyanalim.

    (bkz: oktay sinanoglu)