şükela:  tümü | bugün
  • arada bir "turkish coffee" gibisinden bir laf geçtiğinde bayrak astıran eylem. hiç üşenmeden doğrudan nara atma gibi bir alışkanlığımız var böylesi uluslararası dizilerde memleket adı, sanı geçince. *
  • güzeldir. türkiye'de hangi yapım tüm sezonlarını bir gecede bitittirir(bkz: black mirror). dizi bittiğinde hangi türk dizisi karakterleri özlem duymanıza sebep olur (bkz: walter white). bilim kurgu, fantastik ögelerin geçtiği dizi yaptılar da biz mi izlemedik(bkz: fringe)

    demem o ki yabancı dizi izleyin dostlar. dünya'ya bir kere geliyoruz, bari tadını çıkaralım.
  • bunları izlerken sürekli sağda solda uykunuzda ingilizce öğrenin, yok igilizce öğremenin sırrı çözüldü gibi zımbırtılar çıkar durur. aslında doğru zamanlama diziyi altyazısız anlayamayan herkesi çeker kendine. ama adam gibi öğrenmek isterseniz şöyle bi olay var dizisözlük dizilerden günlük konuşmalar screenshot alınıp açıklaması yapılmış. baya iyi olmuş bakın sözlük halkı.
  • siyah beyaz tek kanal trt döneminde bolca yapılan şey.. o zamanlar böyle abuk yerli diziler de yoktu. hem yerli, hem yabancı diziler harikaydılar. üstelik, devlet sanatçılarının canlardırdığı çok güzel tiyatro eserleri de yayınlanırdı.
  • yerli diziler ne zaman ki yabanzı diziler gibi kendine özgü hikaye ve senaryolarla ya da tekniklerle ve sair çekilir, onlar da izlenir.

    keza: (bkz: işler güçler) (bkz: kardeş payı) (bkz: leyla ile mecnun) (bkz: avrupa yakası) (bkz: tatlı hayat)

    ki bu bkz ların hepsini de çok sevmem ama başarılıdır kanımca.

    edit: tatlı hayat 'ta özgünmüş, ama fikrim çok değişmedi güzel diziydi.
  • türkçe, yalama yapmış, saçma sapan aşk dizilerinden kaçan insanların sarıldığı fiil.
    hiç south park seviyesinde, cesur bir hiciv dizisi yok mesela?
    hiç game of thrones tarzı, buram buram aksiyon kokulu, tarihi temaları konu edinen, alçakça oyunları türkçe bir dizide göremedim ben??
    fringe gibi aşırı sağlam, bilim kurgu dizimiz var mı bizim??
  • biz türkler aile drami aldatması aşk acısı liselisi ergeni bol diziler yerine bir vikings bir breaking bad bir supernatural bir 24 bir game of thrones bir arrow bir mr robot bir west world gibi diziler yaptı da biz mi izlemedik.

    önce kendi götümüze bakmalıyız.
  • en sevdiğim hobilerim arasındadır. özellikle çok sezonlu (en az 5) ve bitmiş dizileri izlemeyi seviyorum. böylece merak içinde bir sonraki sezonu beklemem gerekmiyor. ben ona değil, o bana uyuyor. vaktim oldukça ve istedikçe açıp izliyorum. herkesle aynı anda izleme, trend takip etme gibi bir derdim de olmadığından "modası geçmiş" olması benim için bir sorun teşkil etmiyor.

    ingilizcemi geliştirmek için ingilizce alt yazılı izliyorum. böylelikle hem günlük dilde nasıl konuşulduğunu, deyimleri, kalıpları, hem de telaffuzlarını öğrenmiş oluyorum. eğlenerek ingilizce öğrenmenin en iyi yolu bence.
  • nasıl ki kurtlar vadisi’nden sigara içilmez alanda sigara içip ceza parasını fırlatan bir nesil oluştu, köşk dizilerinden kendisini dünyanın en önemli varlığı sanan garip insanlar var oldu, amerika’da ingiltere’de insanlar onların dizilerindeki gibi değilse de benzer düşünce yapısını yansıtan nesiller mutlaka oluşmuştur, oluşmaktadır.

    farklılıklara saygı duyan, önce insan diyen, hata yapan, hatasını kabul eden, haksızlık ettiğinde özür dilemesini bilen, kıskandım diye itiraf edebilen, affedebilen, cinselliği tabu, gayliği ipnelik olarak görmeyen.

    işte ben bunun için izliyorum, bir süreliğine insanın, hayvanın, bitkinin yaşam hakkına saygının birinci kural olduğu paralel bir evrene geçiyorum. olumsuz örnek olarak gösterilebilecek dexter, breaking bad vb dizilerde de durum farklı değil, kötülük hep var ama yüceltilen tarafta değil.

    yapacak daha iyi bir şeyim yoksa yabancı dizi izlerim, türk dizisi olup iyi olduğunu duyarsam izlene bilirliğine bakarım, çemberimde gül oya, üsküdara giderken, leyla ile mecnun gibi dizilerden neden kendimi mahrum edeyim?