şükela:  tümü | bugün
  • hayal meyal hatırlıyorum ama süper baba'nın final yaptığı gün, fiko bir yerlerden atlayıp sevdiği kıza yetişiyordu, ipek ve şevval sam'dan sonra alışamadığım o hırt kızı tutuyordu gitme falan diye, o sırada bir abi şöyle demişti, "dizi yapmayı iyi öğrendik ama filmler gibi aynı konuları çok tekrarlıyoruz, kısa zamanda özgünlük sorunu başlayacak" ne zaman şuradan uyarlama diye görsem aklıma o söz geliyor.

    biraz sağdan, biraz soldan, biraz aklımdan derledim. bazısını ben de ilk defa duydum diğerleri hakkında da yorum yazarım. ancak dikkatimi çeken şu oldu;

    yabancı dizi çok çok iyiyse, türk versiyonu tutmuyor.
    yabancı dizi çok belirli bir tarzdaysa bu tarzı sevenler zaten onu bulup izliyor, uyarlaması tutmuyor.
    eğer yabancı dizi orta karar bir diziyse ve yerelleştirmeye açıksa tutuyor.

    bakalım;

    avlu – afişi gördüğüm anda aa orange is the new black desem de değilmiş, avustralya yapımı wentworth diye bir diziden uyarlanmış.

    tehlikeli karım – bunun türk versiyonunu da yabancı versiyonunu da duymamıştım. kore denizini bitirmeden daha farklı olsun diye japonya'ya geçmeye çalışanlar olmuş. jpaon my dangerous wife dizisinden çakılmış.

    içerde – çok popüler bir diziydi ama izlemedim. denilene göre meşhur film the departed'ın dizi haline getirilmiş haliymiş.

    anne – gene fikrim yok çünkü japon. japon dizisi mother'dan uyarlanmış.

    yüksek sosyete – böyle zenginlik menginlik varsa zaten %99.9 kore dizisi oluyor. high society uyarlaması.

    seviyor sevmiyor - kore dizisi she was pretty çakması. ikisini de bildiğim için söylüyorum bir yere kadar aynı gidip finale doğru alakasız noktalara saptılar. türk versiyonu uzatacağız diye baydı.

    ilişki durumu karışık – kore yapımı, full house. jesse dayı'lı olan amerikan full house ile ilgisi yok.

    paramparça – gene kore dizisi autumn ın my heart

    kiralık aşk – bir kore dizisi daha can love become money

    gülümse yeter – elbette kore smile, you

    rüzgarın kalbi – kore demiş miydik summer scent

    no 309 : kore beybisi fated to love you

    tatlı intikam – kore'den get karl oh soo jung diyorlar ama diğerleri gibi birebir
    çakma yerine esinlenme varmış.

    rengarenk – meşhur aşk filmi nottin hill diyorlar izlemedim bilmiyorum.

    hayat şarkısı – flames of desire'ın aynen çakmışlar şiveli karakterler de kurtaramamıştı diziyi.

    evli ve çocuklu – married with chlldren tabii ki. aslında güzel casting yapılmıştı ege aydan, yıldız kaplan falan ama uyarlaması felaketti, kelime kelime çevirmişler ve ortaya ucube bir şey çıkmıştı.

    aslı ile kerem – dharma and greg, bizim nesilce bilinen romantik komedi dizilerindendi, aslı ile kerem de fena değildi şimdi. ayrıca demet evgar ve ilker ayrık yan karakterler olarak televziyon dünyasına girmişti. daha önceden varlarsa da ben bilmiyordum.

    patron kim - tam üstteki ikisnin döneminde who's the boss'u uyarlamayı denediler tutmadı.

    1 kadın 1 erkek – un gars une fille diye zaten her bölümün sonunda yazıyor. kanada'dan iyi bulup getirmişler bunu.

    medcezir – izlemedim ama the oc diye bilinir.

    kavak yelleri – türk versiyonunu sadece görüntü olarak biliyorum dawson’s creek çakması deniyor.

    küçük sırlar – gossip girl tabii ki de bahsettiğim spesifik genre olayı bu. gossip girl gibi bir diziyi sevecek adam gider orijinali bulur zaten evde çay içerken bunu izlemedi millet.

    muck – yukarıda yazdıklarımın aynısı. glee uyarlaması bu da.

    galip derviş – monk uyarlaması. en başarılı uyarlamalardan biriydi. monk'un adını hatırlamadığım yere gidip istediği marka suyu bulamayıp otelde cinayeti çözdüğü bölümü kıbrıs diye yapmışlardı mesela. baya da keyifliydi ama tutmadı.

    doktorlar – grey’s anatomy bilindiği üzere

    dadı – the nanny diye bir diziden uyarlama ama aslında çok klasik bir öykü

    cuma’ya kalsa – cnbc-e ekranlarından aşina olduğumuz according to jim. bu da fena değildi castı da iyiydi. jim'i haluk bilginer oynuyordu. kültürel benzeşme de vardı ama tutmadı.

    acemi cadı – benim neslim erkekleri ekran başına kilitleyen sabrina. bu izlendi sanki baya. castı güzeldi.

    tatlı hayat- the jeffersons uyarlaması olsa da herhalde tartışmaya yer bırakmaksızın en iyi uyarlamadır. yerelleştirmenin dibine vurulmuştu buna rağmen her bölümden sonra hangi bölümden uyarlama olduğu yazardı.

    umutsuz ev kadınları – desperate housewives'tan aynen alındı. bilmiyorum tuttu mu tutmadı mı valla.

    sayın bakanım – yes minister, bu dizi müthiş bir uyarlamaydı ve çok güzeldi. tutmadığına ciddi üzülmüştüm. "iktidar partili" bürokratları anlatıyordu. siyasi komediydi.

    intikam – valla ne bunu ne orijinali biliyorum ama nereye yazarsanız bu çıkıyor. çünkü bizimkiler afişi bile bire bir tek noktayı değiştirmeden kopyalamışlar. adı da aynı revenge.

    kuzey&güney – bunu ben de bilmiyordum 1976 yapımı rich man poor man diye bir diziden uyarlanmış.

    suskunlar – sanki hiç dizi uyarlanmıyormuş gibi bu pek bir olay olmuştu bilindiği üzere sleepers.

    hayatımın rolü – başka bir haluk bilginler'li uyarlama tutmadı ama hiç. mrs doubtfire filminden.

    hakkını helal et – herkes uyarlıyorsa ben de uyarlarım diyerek stv'nin giriştiği my name is earl uyarlama projesi elbette ki tutmadı. özellikle başrolun tipini benzetme çabası insanı gülümsetiyordu.

    güneşi beklerken – bunun türk versiyonunu seven vardı galiba baya ama ergence falan demeden orijinali olan boys over flowers'ı öneririm. baya iyi bir kore dizisi, son derece eğlenceli.

    küçük tatlı yalancılar – pretty little liars'ı birebir uyarladılar tutmadı.

    hayat mucizelere gebe – jane the virgin diye bir diziden çakmışlar tutmamış ben de ilk defa duydum.

    kocamın ailesi – my husband got a family diye bir kore dizisinden çakmışlar.

    bir aşk hikayesi – ı’m sorry ı love you, bunu özellikle aldım çünkü türk versiyonunu hiç duymamıştım ve hiç tutmadan hemen yanından kalkmış. öte taraftan orijinal kore versiyonu mükemmeldir. kesinlikle öneririm.