şükela:  tümü | bugün
  • hiç gereği yokken, durup durduk yerde "biz" diyerek veya 3. çoğul şahsa ait iyelik ekleri kullanarak o bahsettiği takımın taraftarı olduğunu vurgulama ihtiyacı hisseden tiptir. bu olay bana komik geliyor. yabancı takımları tutmak, onlar için heyecanlanmak tabi ki normal, komik bulduğum şey bu değil. komik olan şey, gereği yokken bunu vurgulama ihtiyacı hissetmek.

    "curry olmadan da spurs'u yenebileceğimizi gösterdik", "off sturridge sakat ama bu maçı kesin almamız lazım :(", "oh be schürrle'yi aldık, götze de geri döndü. bu sene bizden çekeceğin var bayern", "messi'nizi sikeyim, hala madrid!", "ronaldo çok antipatik. bizi en son ne zaman yendiniz lan nou camp'da?" falan filan. illa kendini de sıkıştıracak oraya.

    örneklerde olduğu gibi bunların çoğunluğu liverpool, golden state warriors, borussia dortmund, real madrid, barcelona taraftarı oluyor. udinese taraftarı olmakla övünen bir tane insan görmedim ben daha. sanalda yazdıklarını okuduğumuz bu tiplerin gerçekte de sitede oturan basketbol seven kıvırcık ergen irisi olduklarını düşünüyorum.
  • (bkz: herşeye rağmen milan)

    edit: bileğimi kessen kırmızı siyah kan akar. yok lan şaka galatasaraylıyım aslında ben ama avrupada en çok milan'ı severim.
  • komiktir.
    "koyu bir liverpool taraftarı olarak..." falan... naptın canım benim, anfield'ın kapısında mı büyüdün. küçükken baban seni dalglish'i barnes'ı falan izlemeye antrenmanlara mı götürürdü. her sene kombine mi alıyorsun.
    olum siz niye böylesiniz lan?
  • ...
  • spor başlıklarını okurken benim de görünce itici bulduğum olay. bunun arka planında dortmund ve liverpool romantizmi var galiba. misal ben de milan ve tothenam hastasıyımdır bu konuda da kendime has eşsiz sebeplerim vardır ancak tuttuğum takım gibi belirtmek saçma. ancak, sadece sempatizanı olabiliyoruz buralardan.

    bu biraz da hiç bi sik yiyebileceği yokken biz var yea sizi o koltuğa oturttuğumuz gibi kaldırmasını da biliriz, istifa edeceksin lan, vs vs vs diye atıp tutan adam acizliğine benziyor.

    ikisinde de bütünün bir parçası olamayıp , ucundan kıyısından etkide bulunmak var biraz.

    tuhafsınız azıcık kuzum.
  • türk takımı taraftarı olduğunu vurgulayan tipten ne farkı olduğunu anlayamadığım tip. galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş vs. takımların başlığına yazarken 3. tekil şahısla entry yazanlarla ne farkı var cidden "liverpool'umuz" diyen adamın yani, açıklayıverin bi'. olay vatandaşlık mı?

    türk takımları için "biz", "siz" diye entry girenlerin bir kısmı tuttuğu takımın stadında ya bir elin parmağı sayısında maç izlemiştir ya da hiç maça gitmemiştir. istanbul dışında yaşayıp bu şehrin takımlarını destekleyen tonlarca adam var ülkede. benim için liverpool'u destekleyen bir edirnelinin bunlardan farkı yok. zira bir takıma karşı aidiyet hissetmenin mesafesi olmaz. izliyorsundur, takip ediyorsundur, renklerini, tarihini, kültürünü seviyorsundur. taraftarı olursun, tutarsın, desteklersin. aidiyet duygusu hissedip biz dersin. türkiye'de takım desteklemeyip, yabancı takımı destekleyen adamlar var. türkiye liglerini sevmiyordur, ne yapsın? ya da yabancı bir ülkede ikamet edip yaşadığı şehrin takımını da tutuyordur. ne var ki?

    yani belli bir mantığa oturtmaya çalışıyorum; mesafe olayına takıldığı ile ilgili yaklaşım en mantıklı gelen. peki, tuttuğunuz takımın semtinde büyüyüp, o takımın stadında gençliğinizi heba edip mi "biz" deme hakkı edindiniz tuttuğunuz türk takımına karşı? öyleyse tamam ama onu da zannetmiyorum. ben kızıltoprak'ta büyüdüm, fenerbahçe ile büyüdüm ama galatasaraylıyım mesela. saraçoğlu'na adım atmışlığım yok; çocukluğum, gençliğim sami yen'de geçti. galatasaray'ı sevdim. uzun lafın kısası o kültürde yetişmenize gerek yok ait olabilmeniz için, hissetmek yeter. dortmund'a sevgi besleyenler de "biz"li konuşsunlar yani, fark ne?

    bunu antipatik bulanlara herhangi bir şey demiyorum yanlış olmasın, antipatik bulabilirsin de eleştirilecek bir durum yok bunda. ben de mesela nba'de her sezon nabza göre şerbet verip takım değiştiren adamlara kıl oluyorum ama eleştirmiyorum. adam öyle seviyorsa demek ki.
  • istanbul dışında yaşayıp galatasaray,fenerbahçe ve beşiktaş'ı tutan insanlardan daha karakterlidir. istanbul dışında olup tuttuğu takımın stadının önünden geçmeyen sosyal medya ve tv taraftarı olan samimiyetsiz insana göre daha normaldir yaptığı. iki durumda da tuttuğun takımla bir bağın yok ama diğerinde en azından real madrid,liverpool gibi büyük takımları tutuyorsun.

    sözlüğün de(türkiye'nin de diyebiliriz.) yüzde 90'ı takımını televizyondan izler ve sosyal medyada rakip taraftarlarına küfreder. futbol ve tribün kültüründen nasibini almamıştır bunlar. anadolu takımını tutan insanları akıllarınca küçümserler. bir kere deplasman yapmamışsın,maça gitmemişsin başarılı diye 3 istanbul takımını tutuyorsun ve yurt dışından bir takıma sempati duyanlarla aklınca dalga geçiyorsun çelişkiye bak. :)
  • bunu diyenler kendi yerel takımlarını tutsa bişey demeyeceğim. adam anadolu'nun herhangi bir şehrinde doğmuş büyümüş hatta yaşıyor gidip istanbul takımlarını tutuyor, sonra buraya gelip lagaluga yapıyor.

    komik olan sizsiniz aq.

    "koyu bir gs/fb/bjk taraftarı olarak..." falan... naptın canım benim, beşiktaş çarşıda,papazın çayırında mı büyüdün? küçükken baban seni simovic'i falan izlemeye antrenmanlara mı götürürdü? her sene kombine mi alıyorsun?
    olum siz niye böyle mal mal taraftarcılık oynuyorsunuz lan?
  • 3 büyüklerden birini tutmak - istanbul dışında oturup 3 büyükleri tutmak ile misal premier ligde bir takımı tutma arasındaki farklar:

    -türkiye'nin herhangi bir şehrinden tuttuğunuz takımın maçına vize, pasaport ve fahiş bir uçak bileti - konaklama ücreti olmadan gelebiliyorsunuz. (türk takımları x yabancı takımlar)

    -tuttuğunuz takım bulunduğunuz şehire (büyük ihtimal) senede 1 defa deplasmana geliyor. dortmund'un sivas'a en son ne zaman geldiğini hatırlatan varsa sevinirim. (türk takımları x yabancı takımlar)

    -türkiye'de pek çok taraftar babasının veya annesinin tuttuğu takımı tutar. gerçi dünyanın çoğu yerinde böyledir. maç izleme güzel bir "baba-oğul" aktivitesidir.
    şimdi düşünün. babanız eskişehir'de 1960 yılında doğmuş. adam 5 yaşına gelmiş ve eskişehir'in daha adamdürüst bir takımı yok (eskişehirspor kuruluş 1965) o da beşiktaş'ı tutmuş. çok mu anormal? (3 büyükler x yerel takımlar)

    -tuttuğunuz takım hakkında bilgi alabilmeniz türk takımları için çok daha kolay. internetin yayılması ile fark azalsa da türk takımları hakkında hala daha çok bilgi alabiliyorsunuz. (türk takımları x yabancı takımlar)

    -tuttuğunuz takım ile muhabbet edebileceğiniz çevreniz türk takımları için daha müsait. işyerinize geldiniz. "abi dortmund'u izledin mi?" dediğinizde cevap verecek 1 kişi belki bulursunuz. "abi fenerbahçe'nin 3. golünü gördün mü?" dediğinizde 1 kişi belki görmemiştir. (türk takımları x yabancı takımlar)

    -takım malzemelerini daha kolay ve daha ucuza alabilirsiniz. (türk takımları x yabancı takımlar)

    yabancı bir kulübü destekleyen de yerel kulübünü destekleyen de candır.
    futbolu gerçekten seven insan güzel insandır. kimi desteklerse desteklesin...
    ama herkesin bildiği gerekçeler varken salak numarası yapmanın da alemi yok...
  • bütün takım sporlarınında takım taraftarı problemidir bu. istersen kiziltoprak fenerbahçe semt çocuğu ol farketmez, tuttuğun takımdan bahsederken biz demek , kendini gerçekte dahil olmadığın bir hayat yaşıyormuş gibi sunmaktır. "nasıl yendik ama" diye konuşurlar. hayır metin oktay ve arkadaşları fenerbahçe'yi yendiler siz göbeğinizi okşaya okşaya izlediniz. onlar yendiler. siz değil. onlar.