şükela:  tümü | bugün
  • anlaşılan oldukça neşeli, eğlenceli ve bir o kadar da sakar bir millettir.

    şöyle alalım.
  • gırnata sesine eşlik eden rakı olmadan, yani doğal ortamımıza ermeden, asla gerçek bizi tanıyamayacaklardır.

    ilgili videoyu izlerken bile gırnatanın sesi burnuma rakı kokusunu taşıdı.

    londra'da arkadaşlarımızla sık sık kendi ülkemizin gecelerini düzenlerdik ve hep, her zaman en çok eğlenilen bizimki olurdu. eğlenceli bir imajımız var yani gözlerinde.

    cumartesi olmasına sevinmek... rakı içeceğini ve eğleneceğini bilmenin iç huzuru...
  • organizasyon, planlama nedir bilmeyen ancak son dakikada yine de isini halledebilen insanlardir. karsi tarafta strese yolaciyormusuz, "typisch turkisch" diyorlar.
  • güzel başlık öncelikle ve altını doldurabileceğimiz sayısız tespit olduğunu düşünüyorum. ekşi ahalisi olarak empati yapıp, if we were in their shoes kendimiz hakkında neler söylerdik diye iyice düşünelim..

    bir defa özenti bir milletiz, milli olarak bir kültürümüz ve tarihimiz var ve bununla her fırsatta övünürüz fakat övündüğümüz bilgiler birçoğumuz için ailemizden, ilkokul-ortaokul yıllarından kalan bilgilerden öteye malesef gidememektedir. bu da zaten yanlı olarak öğrendiğimiz bir çok bilginin, hiç bir süzgeçten geçmeden karşı tarafa sunulmasına sebep olur sonuç olarak cahil olduğumuzu ispat ederiz ve bunu farkedemeyiz bile.

    kendimizi dinletmek için yüksek sesle ve bazen hakaret derecesine varabilen ifadelerle karşı tarafa kendimizi kabul ettirmeye, bir nevi üzerinde egemenliğimizi hissettirmeye çalışırız.bilgisizliğimizi ve cahilliğimizi örtme yollarından biridir bu.

    uzun vadeli plan yapmak bize göre değildir, günü geçiştiren, anı kurtaran çözümler ve pratik yollar hoşumuza gider. hal böyle olunca ne yaptığımız işte bir standart görebilirsiniz, ne de başkalarının haklarına saygı. herkes kendi gemisini yürütmek için, bir başkasının gemisini batırmaya çalışabilir ve bu durum iş hayatında da bir çok kişi tarafından ahlaka aykırı bir durum olarak görülmemektedir.

    daha bir çok şey yazabilirim sanıyorum, klavyeyi elime aldığımda düşünmeden yazdıklarım bunlar. kendimize dışardan bakmak için bir süre ülke dışına çıkıp, farklı kültürlerle zaman geçirmek gerekiyor. tek doğrunun, tek bakış açısının bize dayatılan gibi olmadığının farkına anca o zaman varabiliyoruz.
  • "türkler çok taşaklı millet."

    a. fatheramerican
  • "they know how to take a punch"
    --irlandalı turist--
  • 2 gün önce polonyalı bir çift geldi dükkana. londrada yaşıyorlarmış. biraz sohbet ettik. türkiyenin büyük ülke olduğunu, bir çok yerini gezdiğini ve hiç dilenci görmediğini söyledi.
    nereleri gezdiğini sorduğumda kuşadası, marmaris, bodrum, antalya dedi.
    üstüne de ekledi londrada on adımda bir dilenci yanına yaklaşır ve yemek ya da para ister dedi. türkiye müthiş ülke hiç dilenci görmedim dedi.
    sen bi istanbula gitsene dedim, istiklalde üç beş tur atarsın.

    adam harbiden ülkenin zengin olduğuna inanmış ya la. londrayla kıyaslıyor amk.