şükela:  tümü | bugün
  • yarım yamalak türkçe bilen yada yeni yeni türkçe öğrenen yabancıların türkçe konuşurken yaptıkları hatalardır. yurdum halkı bu hatalarla kendi ingilizcesine/almancasına vb. bakmadan ve hatta sıkılmadan dalga geçer yada yapılan hatalardan utanır, kızarır, bozarır. mesela benim zavallı masum ispanyolca hocam ikisi de hacı olan karı-koca komşularına daha önce evlenip ayrıldığını anlatmak için ''ben ispanya'da evliydim, sonra boşaldım'' diyivermiş ve bu hacı hanım kıpkırmızı olmuş. sanki o cümle boşalmak fiiliyle bi anlam ifade ediyomuş gibi.

    (bkz: dervisin fikri neyse zikri de odur)
  • yeni türkçe öğrenmekte olan bir arkadaşın bakkala gidip "bana sıcak bir ekmek verir misin" diyeceğine "bana sıcak bir erkek verir misin" demesinin bir elemanı olabileceği küme.
  • çorap ve çorba karıştırılırmış genelde..
  • -cok bekledin mi?
    -hayir, sadece geldim.

    arkadas henuz geldim demek istemektedir.
    (bkz: just)
  • öğrendikleri türkçe küfürleri ,anlamlarini bilmeden, büyük bir zevkle sağda solda söyleyip dayak yemeleri.
    "eminnakoim" "enaniskim" vs...
  • kelimeleri telafuz ederken ilk heceyi vurgulamalari.
  • biraz kizdiklarinda....

    - aptal sen !
    - sik sen !

    araba carpinca da...

    - biiip yook?!

    seklinde konusmalari.
  • süpersonik hocamız richard reidin yaptığı hatalar gibi ufak tefek ama bazen çok şirin olabilen hatalardır.mesela trireme denen eski antik gemileri anlatırken son iki gündür "bir sürü insan asılıyor yüreklere"insanlar yürek çekiyorlar sürekli" demesi ve yanlış telafuz olmasada çok garip bir vurguyla nedense sürekli kara toprak demesi günüme renk katmakta.
  • -arnıt isteağ mısın?
    meali:
    -armut ister misin?
  • bes yil turkiyede yasayip cok iyi derecede turkce ogrenen alman bi tanidik misli gecmis zamani hic kullanmazdi nedense. mantigini anlayamadi herhalde*.