şükela:  tümü | bugün
  • hüseyin nihal atsız'ın oğlu. tamamen kendi kafasına göre uydurduğu yazım kurallarıyla yazar; şiar yalçın ve hakkı devrim'in de "yağmur atsız yazım kurallarını" onayladığını iddia eder. yeryüzünde bir araştırma kitabını laf dokundurmalar ve bilgiçliklerle doldurup "kendi kendine" ithaf etmiş tek şahıstır...
  • ihebahti'nin tek kollusu adli uzun oykusu cervanteshakkinda bilmediklerimizle doludur.
  • ülkücü yazar nihal atsız'ın oğludur kendileri,aynı zamanda milliyette yazmaktadırlar.
  • artık milliyet'de yazmamakdadırlar.
  • kendisi siki komunisttir.
  • kendisi bu aralar türk edebiyatı dergisinde yazan bir kişidir.
  • buyrun, kendi kaleminden : (yorumsuz )

    yağmur atsız cihangir'de doğdu. genç bir üniversite öğrencisiyken haldun dormen'in o efsânevi "cep tiyatrosu" kurslarında bu sanatın ne anlama geldiğini keşfetmeğe gayret etti. sonra hiç hesapda yokken tesâdüfün sevkiyle almanya'ya savruldu. yüksek öğrenimini orada tamamladı ve oralara takıldı kaldı. ama aslı aranırsa dâimâ istanbul'da yaşadı. ilk gençlik yıllarından beri sinemayı, şiiri ve kadınları hep merak etti. bu hızla giderse en geç otuz kırk yıla kadar her üçünü de adamakıllı öğreneceğinden endîşe edilebilir. ondan sonra neye merak salacağı ise belli olmaz. ya daha önce ölürse ? dert değil !

    " después de mi el diluvio ! " (benden sonra tûfan ! )
  • değişik üslubuyla ve türkçeyi tasarruf biçimiyle kendisin okutan bir yazarımız.kitapları:
    (bkz: cervantes inebahtı'nın tek kollusu) biyografi
    (bkz: günlerimiz) şiir kitabı
    (bkz: bloknot) denemeler

    ayrıca,
    "nasıl da keyiflenirdiniz aslında hiç olmasak oysa duvarlar bitince biz başlarız" dizesi de bu şaire aittir.
  • aykırı ve zaman zaman aşırı fikirleri de olsa, türkçe'nin geleceği konusundaki hassasiyetiyle saygıyı hak eden gazeteci-yazar bir abimiz.
  • adının sürekli babasının adıyla anılmasından şu kelimelerle bahseden yazar:

    "yazarlık hayatım boyunca hakkımda düzinelerce yazı yazıldı. kısm-ı küllisi değilse bile kısm-ı azamının ortak özelliği -ister övgü, ister sövgü olsun- konuya, büyük atsız'ın oğlu olduğum hatırlatılarak girilmesiydi ve hala öyle. ondan sonra da ya 'bravo, tam babasına layık' ya da 'yazıklar olsun, babasının kemiklerini sızlatdı!' ben buna yıllardır 'atsız peşrevi' derim. istisnalar var tabii... fakat, hanımlar, beyler, 65'imi bitirdim hayatımı 'altmışaltıya bağladım'... ne olur beni biraz da 'ben' olarak ele alsanız kıyamet mi kopar? muhayyileniz bu kadar mı çorak? kaldı ki benim büyük atsız'la böyle bir problemim hiç olmadı. üstelik, beğenmediği taraflarım çok olmasına rağmen, beni severdi de. faydası dokunmayacağını biliyorum ama ömrümde 'ilk defa olarak' uyarmak istedim."