şükela:  tümü | bugün
  • dürüstlükleridir.

    izmir'de kemeraltına gidin, yahudi esnaf dışında bir esnafa denk gelirseniz sizi kazıklama ihtimali %90'dır.

    yahudi esnaf malın kalitesini söyler, ucuz mal istiyorum derseniz ucuzunu çıkarır " ama bu malı böyle kullanacaksın yoksa hemen yıpranır iyi değil bu mal " der, malın kalitesi hoşunuza gitmezse " o zaman acil değilse bekle, ucuz mal almak için paranı çarçur etme, iyisini al uzun süre kullan " der.

    yahudi esnafın dükkanından çıkıp azcık çankayaya doğru seyirtin, girin bir dükkana, mesela telefoncuya, " abicim bu mal yüzde yüz orjidir, distrübitörden kaçırılan mallar ama orji yani o yüzden markası böyle basılmış için rahat olsun " der, kutunun üstünde samsun yazıyordur.

    ahlakı düzgün olan yahudi, esnaf da olsa türkten çok para kazanır, müşterisi devamlıdır.

    ayrıca bu adamlarda ortadoğulu görgüsüzlüğü de bizden daha azdır. iyi para kazanan yahudi esnafta bmw görmeniz zordur ama türk gider hemen 2. el bir bmw çeker altına. yahudi o parayı gider işine yatırır. velhasıl, ellerindeki parayı da akıllıca harcarlar.
  • toprak sahibi olamamak. başka bir deyişle vatansız olmak. yüz yıllardır oradan oraya sürülen yahudiler hep devletsiz yaşamış, toprak sahibi olamamış ve toprak işletmeyi pek öğrenememişleridir. bu da onları zanaat ve alt kolu olan sanata yönlendirmiş, dolayısyla ticari işlerde gelişmelerine neden olmuştur. günümüzde bu açığı kapatmaya çalışan israil, tarım alanında daha büyük yatırımlar yapmış, tohumculuk ve sulama teknikleri bakımından dünyanın en iyi ülkelerinden biri haline gelmiştir.
  • birbirlerine sağladıkları destektir. izmir'de tanıdığım yahudi arkadaşlarımın hemen hepsinin ailesi birbirini tanıyor. çok büyük ihtimalle de birlikte iş yapıyorlar.
  • birileri onlardan "lanetli ırk", "cehennemlik", "uzak durulması gereken şey" diye bahsetmekle vakit öldürürken vakti boşa harcamayıp çalışmaları, çok ama çok çalışmaları, ticaretin yanı sıra bilime ve sanata da çok önem vermeleri, asla yılmamaları, fitne fesat çomarlar gibi "ben kötü durumdayım himmet de kötü olsun" demeden birbirlerini ileriye taşımaları. kendilerinden sonra da dogmalardan sıyrılmış hıristiyanlar gelir. her yaptıklarına hayranlık duymuyorum, sonuçta milletin kapitalizmin oyuncağı hale gelmesinde payları çok büyük fakat, bu iki topluluğun yaşam standartlarına olan kıskançlığını "zaten onlar cehennemlik yaaauuğğvv" diyerek avutan, bu dünyada sik gibi bir hayatı olan fakat bunu değiştirmek yerine sadece öleceği günü ve kavuşacağı bombastik hayatı bekleyen, başına ne gelse "takdir-i ilahi", "sınav", "cennet bonusu" diyerek sınırsız tembelliğine kaldığı yerden gönül rahatlığıyla devam eden, neticede özellikle modern dünyada bok içinde yaşayıp sürekli mazlum edebiyatı yapan, ara sıra bedenine bomba bağlayıp orada burada kendini patlatan başka bir topluluktan hayırlı oldukları bir gerçek.

    göktengrisporluyum.
  • kliplere piramitli göz koymaları.
  • (bkz: iş ahlakı)

    tüccar da olsalar, terzi de olsalar doktor da olsalar işlerini kaliteli yaptıkları içindir. bir de muhtemelen kazandıkları ilk parayla mercedes almadıkları içindir.
  • (bkz: reklam)

    2 dilenci kilise önünde dileniyorlarmış. birinin önündeki yazı şöyleymiş: "ben yahudiyim, lütfen bana yardım edin"

    diğer dilencide ise "ben hristiyanım, lütfen bana yardım edin" yazıyormuş. kiliseden çıkan her hristiyan yahudi dilenciye bakıp, inadına hristiyanım diyen dilenciye para veriyormuş. gün sonunda ikisine de yetecek kadar para birikmiş "hristiyanım, yardım edin" yazısının önünde ve yahudi dilenci diğer dilenciye dönüp "hadi solomon kalk, buradaki işimiz bitti" demiş.
  • yahudilerde birlik beraberlik vardır, bizde yok.

    misal yahudiler birbirleriyle ticaret yaparlar, yani bir mal alacaksa tercihen yahudi tüccardan alır yahudide yoksa başkasından alır. bir yahudi fabrika açtı diyelim, bayiliğini bir yahudiye verir, eğer işi yapacak bir yahudi yoksa başkasına verir.

    bizde de tam tersi var. bir çekememezlik, bir hasetlik. biz tüm tanıdıklarımız bizden daha kötü olsun diye umut eden bir milletiz.

    misal bir şirket kurdum bundan 4-5 sene evvel. eskiden profesyonel olarak yaptırdığım işi, kendi firmamda yapmaya başladım. arkadaşlarım falan da firmama iş verecek pozisyona geldiler böylece.

    ulan kendi tanıdıklarından bir tane mi iş alamazsın? yok arkadaş. bir de konuşurken ağız burun bükmeler, biz daha büyük firmalarla çalışıyoruzlar yok mu insanı delirtiyor.

    hep tanımadığımız insanlardan iş alarak şirketi büyüttük. piyasada en büyük 2. firma haline geldik zamanla. tanıdıklarımız hala "biz daha büyük firmalarla çalışıyoruz" diyorlar.
  • ticaretle uğraşan biri olarak söylüyorum ki, hayatınızda görüp görebileceğiniz en dürüst iş ahlakına sahip insanlar yahudilerdir. bunun yanında çalışkan ve disiplinli olmaları da cabası. doğal olarak emeklerinin karşılığını da alıyorlar.

    ne hakkınızı yerler ne müslümansınız diye sizi kapıdan kovarlar, ne de hakkınızı yedirtirler. keşke müslümanlar da aynı ahlaka sahip olsa diye defalarca söylenmişliğimi bilirim.

    edit 1: yahudilerin ahlakı iyi dedik diye atmadığınız mesaj kalmadı, münafık bile olduk :) arkadaşlar belli ki hiç uluslarası alanda iş yapmamışsınız. ya da yaptıysanız size denk gelmemiş. sunni ve şii müslümanlarla beraber , yahudilerle de sık sık iş yapan biri olarak yukarıda yazdığım her şeyin arkasındayım. benim gibi kendi işinde gücünde olan insanlar ne demek istediğimi de gayet iyi bilirler, açıklamaya dahi gerek yok. bana laf sıralacağınıza işe yaramaz, şeref yoksunu, işçinin hakkını gasp eden müslümanlara sıralasanız şu lafları keşke... ama yok, yahudiler kötü. yahudiler pis. vallahi alemsiniz :)
  • sene 2009 falan en büyük abimi evlendirecez. benim bi büyüğümle ben de hediye olsun diye büyük biradere yatak odasını biz (bi büyüğüm) alalım dedik. abimi bi şekilde ikna ettikten sonra iş mobilyayı beğenmeye kaldı. gittik karabağlar gaziemir arasında bi mobilyacılar sitesine. 3 5 dükkan gezdikten sonra girdik bi yahudi abinin mobilya mağazasına dedik abi bütçemiz bu bizim birader evlenecek, beğendikleri uygun bi mobilyayı alacağız falan. adam üşenmedi tüm mağazayı gezdirdi, fiyatlarını kalitesini falan anlattı yarım saat boyunca. en sonunda yatak, baza dolap, ıvır-zıvır be varsa seçtik pazarlık aşamasına geçtik. milletin kredi kartına bile % 10 vade koyduğu yerde adam bize sıfır faiz ve senetle 6 taksit yaptı. hem de bizim müslüman esnafların aynı kalitede verdikleri fiyatın yarısına yakın fiyata. bu olaydan 1 ay sonra kendim için gardrop ayakkabılık almak için tekrar gittim aynı mağazaya hatta mobilya alacak olan tüm arkadaşlarımı oraya yönlendirdim. işte böyle zengin oluyorlar.