şükela:  tümü | bugün
  • eskiden alaçam'a bağlıydı adı da gümenez idi. nefis bir sahili, balık lokantaları, limanı vardır.
  • samsun'un sinop'a sınır olduğu ilçedir. iki kilometre ilerisinde çamgölü (yerlileri için malgölü) milli parkı bulunur.

    çamgölü hemen denizin kıyısından başlar direk yükselir; yeşilliklerin arasından şahane bir manzara oluştururdu. hatta bundan bi 9-10 sene önceye kadar yunus balıklarının zıplamalarını da izleyebilirdiniz buradan. ama yunus balıkları artık yok. o güzelim çamgölünün altında da denizi doldurarak yol yapıyorlar, eski manzara eski tat kalmadı. insan böyle bir güzelliği bozmamak için iki kilometreyi doldurmayıverir yahu. (bkz: iş yapayım derken çiş yapmak)
    yine de yakakent (gümenez) güzeldir.
  • (bkz: çam gölü)
  • çocukluğumun geçtiği sahil kasabası.kushimato kardeşilik parkına her yıl japon bilmem neleri gelirdi.biz de çocuk olarak ilgiyle ve hayretle aa japona bak die izlerdik.
    (bkz: ey gidi gunler)
  • samsun'un denize sıfır tek ilçesidir. küçüktür, samimidir. yaşlı nüfusu oldukça fazladır ama yazları genç kaynar. sahil yolu son yıllarda pek bir güzelleştirilmiştir. bundan 3-4 yıl öncesine kadar kushimato kardeşiliği dolayısıyla her yıl okullarda derece yapan çocuklar ve cüzi miktarda parasıyla gelmek isteyen öğrenciler japonya'ya götürülüp gezdirilirdi. çeşitli sosyal aktivitelere katılıyordu çocuklar. son yıllarda sanırım bu iş artık bitti. bunun dışında ilçenin meydanında bir direk vardır, bu direğin altı her yıl süperlig'de hangi takım şampiyon olursa onun renklerine boyanır. kısacası gidilip görülmeye değer çok çok şirin bir yerdir yakakent.
  • "kimse duymasın, yakakent bozulmasın."
  • efsane balıkçı (türbe) hamdi öztürk'ün memleketi.
  • ilçe jandarma karakolunda görev yaptığım yer.
  • şu sıralar sel felaketinin yaralarını sarmakla uğraşan memleketim.

    http://www.sabah.com.tr/…el-3-helikopter-gonderildi
  • biri aile büyüklerimi ziyaret diğeri ise kuzenimin düğünü olmak üzere iki defa gidip görme şerefine eriştiğim, huzur aşılayan eski adı gümenez tabir olunan leb-i derya samsun ilçesi. limanı ve limana giden yol üzerinde denize nazır balık restoranları, iki tek atmak ve en karadenizlisinden balık yemek için cennet-mekân yerler ehl-i keyf ve ehl-i dil için.

    sahili hakkında da konuşmazsam orta yerimden çatlarım: o sahil ki karadeniz'de böyle güzel sahili ancak gümenez ile birlikte karadeniz ereğlisi'nde, ünye'de ve fatsa'da bulursunuz. yakakent sahili tek farkla öne geçer. nüfusunun azlığı. son nüfus sayımına göre nüfusu 9100. mehtâblı gecelerde denizin üzerine öyle bir yakamoz vuruyor ki insanın rakıyı şaraba katası geliyor içerken.

    kişi başına düşen motorsiklet ve başıboş sokak köpeği oranı türkiye ortalamasının üstündedir diye tahmin ediyorum işkembe-i kübrama güvenerek. köpekler esnaf tarafından sahiplenilmiş ve onlar tarafından besleniyor. bu nedenle olsa gerek, kendi mekanlarına başka köpek ve/veya köpekler girince birden hırçınlaşabiliyor. fakat insanlar söz konusu olunca, ister yabancı ister tanıdık tüm insanlarla oyun oynamak istiyorlar. dost olduklarını uzakta kuyruklarını sallayarak ve başlarını bedenlerinden aşağı indirip gözlerini insanlara dikerek belli etmeye çalışıyorlar. bittabii korkularından ötürü hayvanların bu sevgi gösterisinden anlamayıp anında yaygara koparacak insanlar da gayet mevcut. bir tanesi de hayvan-sever-ve-bir-o-kadar-da-hayvandan-korkar aile büyüğüm. hayır, hayvanın onun koparttığı yaygaradan ne denli ürktüğünün farkına varabilse her şey düzelecek de işte insan bazen bakar-kördür maalesef.

    ismini unuttum sahilde butik bir kitapçı var. camekânında okunması tavsiye olunan kitaplar listesi var idi. listede ilk sırada kürk mantolu madonna var idi. bu şehirle özdeşleştirebileceğim bir romançe. kitapçının seçimine bayıldım bu nedenle. bu entariyi oku(yo)rsa kendisine selam ederim.

    çoğunluğu sahilde sabah yürüyüşüne çıkan ve yakakent nüfusunun ekseriyetini teşkil eden emekli tayfasından da -özellikle mehtâblı gecelerde- benim için de bir tek atmalarını istirham ederim.