şükela:  tümü | bugün
  • döviz kurundaki artış sebebi ile sadece son bir ayda özel sektörün borç yükü 120 milyar lira artmış durumda. dolar 5 liraya düşse bile bunun altından kalkabilmelerine imkan yok. sebeplerini şu şekilde izah etmek mümkün:

    1) var olan kur seviyesi ile ne firmaların faaliyet gelirleri ne de devletin topladığı vergiler bu borçları ödemeye yetiyor.

    2) normal şartlar altında, firmaların ve devletin borç verenlere daha yüksek dolar faizi önerip, borçların ödenmesini erteleyip sonrası allah kerim demeleri mümkün olabilirdi. ancak, türkiye’nin risk primi o kadar arttı ve döviz o kadar yükseldi ki, firmaların para kazanıp, bu parayla döviz alıp borçlarını ödeyebilmelerine imkan kalmadı. bir çoğu, bütün malı mülkü satıp firmayı kapatsa bile bu paraları ödeyemez hale geldi. üstelik türkiye hızla resesyona ilerliyor ve ekonomi de durma noktasında. yani talep de tarihi diplerde. tüketim canlanacak, malları satıp borcu ödeyeceğiz denecek bir durum da yok.

    3) normalde faizleri artırıp, milletin dövizdeki paralarını türk lirası mevduata geçirmelerini sağlayıp bu yolla dövizin, dolayısı ile borçların, düşmesini sağlamak da mümkün olabilirdi. ancak, talep o kadar düştü ki, faizler biraz daha yükselirse, firmalar bu yüzden hem satış yapamadıklarından, hem de bankalardan bu faiz düzeylerinden borç alamadıkları için batmaya başlayacak. yani, faizler zaten %20 civarındayken, bunu mesela %25’e çektiğinizde, firmalar bankalardan en az %35 faizle borç alabilir hale gelecek. %35 ile borç alınca en az %45 karla satmak gerekir ki firma para kazanabilsin. bu da fiyatların en az %45 artması demek. hiç kimsede fiyatı %45 artmış malları alacak para yok. kısacası, faiz artırımı firmaların kısa yoldan iflası demek.

    4) bu açmazdan kurtulabilmek için, normalde abd, ingiltere, almanya’ya gidip, “bize arka çıkın, imf ve dünya bankası bir kıyak yapıp bize çok düşük faizli borç versin” demek mümkün olabilirdi. fakat bu ülkelerle ilişkileri öyle bozduk ve sistemi o kadar güvenilmez hale getirdik ki, bunların hiç birisinin böyle bir kıyak yapmaya ya da risk almaya niyeti yok. hatta abd kanun çıkartıp uluslararası kuruluşların türkiye’ye borç vermelerinin engellenmesine karar verdi. bu saatten sonra rahip’i de versek, almanya’dan özür de dilesek, bu ülkelerin ve borç verenlerin türkiye’deki sisteme güvenleri kalmadı, dolayısıyla paralarının tümden uçması riskini göze alamıyorlar.

    netice itibarıyla, bugünlerde, yaklaşık 2-3 sene sürecek bir iflas, işsizlik ve yokluk sürecinin başındayız. şu an belirtileri yok, ancak bu sürecin sosyal ve siyasi yansımaları da mutlaka olacaktır. şahsen bundan 3 sene sonra var olan siyasi parti ve liderlerin çok azını aktif siyasette göreceğiz. allah hiç kimseyi yokluk ve yoksullukla terbiye etmesin.