şükela:  tümü | bugün
  • fakirlik ile yakışıklılığın (güzelliğin) bir arada olmasının doğallığının unutturulması sonucu anormalmiş gibi algılanan durum.
  • gideri var, geliri yoktur. bu kadar da sığ olunur hani ancak:/
  • çirkin ve zengin kadınlar dışında kalan kadınların pek ilgisini çekmeyecek erkektir.
  • yakışıklı olsa da, güzellik olarak orta, ekonomik olarak ortalamanın biraz üzerinde bir hatuna bile zor ayak uydurur. mesela şöyle,

    -aşkım sömestr tatilinde şoyle ucuz yollu bi otele falan gitsek mi? ne bileyim safranbolu'ya yada erciyes'e falan?
    -sömestr tatilinde amcamın tekel bayiinde çalışıcam söz verdim ama akşamları buluşuruz.

    hele bir de altyapı eksikliğinden dolayı nerde nasıl konuşulacağını bilmeyip arkadaş ortamında armut gibi sağa sola bakarsa, maalesef çirkin karıların az para yedirip faydalanmak için kullandığı erkeklerden olur
  • parayi bulunca ucar.
  • ben yakışıklı değilim. bana dert değil.

    ama yakışıklı ve fakir kötü bir kombinasyon.
    bronz ten, mavi göz, inci beyaz dişler, fit fizik, yaş 20'ler sonu fakat ortalama gelir ayda 300 lira.

    n'oldu? olmadı. olamaz.

    sermayeden yer. dengesiz besleneceği için mihrap çöker. estetiğe de para yetmez. 40'larında emmilik nişanını alır.

    yakışıklı olmayanın piyasası belli. ligden düşmeyecek bir sıralamada yer alsak yeter. bazı yıllar geçici azimle elde edilen düzgün fizik ve sekiz yıl giyme garantisi ile alınan jilet gibi kıyafetlerle arada bir sahip olduğumuz geçici jön imajıyla play-off'a bile kaldığımız oluyor.

    ama yakışıklı? sen öyle misin? değilsin. hem beklentiyi yükseltiyorsun hem ayran simitle bu davaya hizmet edeyim diyorsun. edemezsin. bi simitle olacak iş değil bu işler.
  • yakışıklılığının meyvesini eğitim hayatı bitene kadar yer. daha sonra yiyeceği şey sevgilisinden gelecek okkalı bir tekmedir. acı gerçekler.