şükela:  tümü | bugün soru sor
  • nasıl icat edildiğini asla bilemeyeceğimiz bir icat.
  • izlenmesi gereken film. sağlam eleştirmiş dinleri. ben güldüm.
  • icinde agir mesajlar olan efsane bir film
  • yalansız bir dünyayı tahayyül etmenin zorluğunu farkettiren film. film öyle, çok derin, sanatsal, kolay anlaşılmayan filmlerden değil ama salt ele aldığı konu kafa karıştırmaya yetiyor. önce senaryoda bir yanlışlık olduğunu yalanın, filmde olduğu gibi "aklına geleni söylemek" anlamına gelmediğini düşündüm. ayrıca insanlar sadece korkunç dürüst değil aynı zamanda duygusuz ve merhametsizlerdi de. fakat sonra sıfır yalanın böyle sonuçları olabileceğini farkettim, nihayetinde yalan söylemeye bizi iten bir tür empati ve empati duygusunun olmadığı yerde merhametten de söz edilemez.
    peki yalan icad edildiğinde karşı karşıya olduğumuz şey "samimiyetsizlik" değil mi? değil sanki bazen. insanlara duymak istedikleri şeyleri söylemek onlarda iyi etkiler yaratıyor, "iyi diyelim iyi olalım" gibi bir şey. --- spoiler ---

    öyle ki dinler bile buradan doğuyor, yalandan.
    --- spoiler ---
    --- spoiler ---

    bu arada baş karakterimizin on emri okurken tablet gibi bir şey aramasına ve sonunda pizza kutularını kullanmasına çok güldüm. kola esprileri de bir harikaydı.
    --- spoiler ---
    ve gelelim iyi yalan ile kötü yalan arasındaki ince çizgiye, "samimiyetsiz olmayacak kadar nazik; kalp kırmayacak kadar dürüst" nasıl olunacak? azıcık "çok yönlü" ele alınan her konuda olduğu gibi aristoteles'in "golden mean" kavramından başka varılacak yer yok gibi.
  • jim carrey'nin liar liar filmini anımsattı başlangıçta, ama film ilerledikçe farkını hissettirdi. mesajlar güzel ve yerindeydi son olarak patlıcan burun gerçek sevgiyi gölgelemeye yetmedi diyebiliriz. *