şükela:  tümü | bugün
  • inanılmaz bir muayenehanesi var... herşey, ama herşey çok ilginç... dire straits çok seviyormuş, steel guitar ı mı görünce tüm işlerini iptal etti, gün boyunac romeo&juliet çaldırdı bana. sonra bir telefonla arkadaşı süleyman'ı çağırdı ve o arkadaş süleyman'ın , süleyman bağcıoğlu olduğunu görünce küçük dilimi yutacaktım...bir de.... 1 saat içinde 20 kişyi muayenehanesine toplayabilen adam...
  • sinif arkadasimin babasi oldugunu ogrendigim yazar. kiz sinifa yeni kitabi getirip denemeleri okumustu oyle dank etti tabi salakliktan soyadindan baglanti kuramadik.
  • efsanevi piknik in tarihini son derece guzel bir sekilde yazmis etkileyici dus hekimi.
  • aslen diş hekimi olup kendisine düş hekimi diyen çok zarif bir zattır kendisi. muayenehanesi ankara'da, yanılmıyorsam bülten sokaktadır. eski ankaralılar'ın anlata anlata bitiremediği meşhur şarküteri, lokanta, ayaküstü atıştırmalık mekanı piknik hakkında yazdığı bir yazı sevgili brownie tarafından ekşi sözlüke aktarılarak bir kopyasının da burada saklanması sağlanmıştır. söz edilen yazı için (bkz: #3920926)
  • forwardlanan $iirleri surekli nazim hikmet'e atfedilen $ahis..
    (bkz: basit ya$amak)
  • yalçin ergir'le yaşanmasi gereken bir meyhane muhabbeti

    yarasın yalçın abi
    bir duble de benim şerefime iç
    bir duble de
    o serseri kız için

    yarasın yalçın abi
    gördün değil mi
    yine yaktı kalbimi
    yine habersiz bıraktı beni
    bu ateş nasıl sönecek şimdi?

    ulan yalçın abi
    ulan canım abim
    bu hayat onsuz çekilir mi?
    bir büyük rakı daha söyleyim mi?
    yanına da tarator
    bak buranın meyhane pilavı
    yok hiçbir yerde
    bir de cacık sarımsaklı
    oh be her derde deva bu rakı

    canım yalçın abim benim
    bu akşam esirimsin
    bak dinle nasıl sevilir bir kadın
    bir duble daha içelim de
    gerçi sana mı anlatıyorum sevmeyi
    hey gidi hey
    kaçın kurası
    iç ulan abi iç
    içimiz yansın
    aşk yakmış zaten
    kader utansın

    o serseri kız yine aramadı abi
    başkasına yar olduysa
    vururum kendimi
    abi bir duble sonra ben padişahım
    sen kralsın
    garson çek elini
    cacık kalsın

    işte böyle abi
    yani güzel abim
    alacagı olsun da o serserinin
    verecegi kalsın
    aslan abim
    vallahi kralsın
    sen olmasan kime anlatırdım ki derdimi?

    şerefine abim
    o serseri bilsin ki
    beni kaybederse
    derdine yansın
    çek abi bir yudum
    iyi ki varsin...
  • iyi bir ortodontisttir. inci gibi dişlerimi kendisine borçluyum..
  • yazilarini severdim. ama uye oldugumuz lise mezunu grubunda biraz liberal kacacak birkac mesaj yazdiktan sonra cingar cikti. akillinin biri benim sahte bir mezun oldugumu, taniyan kimse var mi diye sorup atilmami istedi. ben de dusman lisenin (ankara tevfik fikret lisesi) ajani oldugumu nereden anladiniz diye dalgami gecerken yalcin beyin de aralarinda oldugu toplu bir linc girisimine maruz kaldim. liste yonetimi benden mezuniyetimi ispatlamami aksi takdirde listeden cikartmakla tehdit edince agir bir siktiricekip ciktim. simarik kolej bebeleri nolacak. bir daha da ne kolejlilere bulastim, ne de yalcin ergir'i okudum. yurdum insaninin neandertal kabile mentalitesi insani hasta eder be.
  • (bkz: dus hekimi)
  • anlaşıldığı kadarıyla nazım hikmet gibi şiir yazma rehberi sahibi meçhul şahsiyet yalçın ergir'dir. en azından şu iki şiirden ikincisi birincisindeki yapıyı "aynen" ve başarıyla kullanmıştır:

    (1) yaşamaya dair

    yaşamak şakaya gelmez,
    büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
    bir sincap gibi meselâ,
    yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
    yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.

    (2)
    basit yaşayacaksın.
    mesela susayınca su içecek kadar basit.
    dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.
    tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
    tek bir düğme, tek bir cümle gibi;